İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.La mattina dell'ictus, mi sono svegliata con un dolore martellante dietro l'occhio sinistro.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.Pagi itu saat stroke, saya bangun dengan denyutan menyakitkan di belakang mata kiri saya.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.Vào buổi sáng đó, tôi thức dậy với cơn đau búa bổ đằng sau mắt trái.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.V to ráno som sa zobudila na búšivú bolesť za ľavým okom.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.В утрото на удара се събудих със силна пулсираща болка зад лявото око.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım. Bu delici bir sancıydı.Того ранку я прокинулася від пульсуючого болю за лівим оком.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Den morgen jeg fik slagtilfældet, vågnede jeg op til en hamrende smerte bag mit venstre øje.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Ik werd die ochtend wakker met een kloppende pijn achter mijn linkeroog.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.În dimineața accidentului, m-am trezit cu o durere puternică dinapoia ochiului stâng.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.왼쪽 눈 뒤가 욱신욱신 아팠습니다. 타는 듯한 고통이었습니다. 마치 아이스크림을
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Morgonen då jag fick en stroke, vaknade jag upp med en bultande smärta bakom mitt vänstra öga.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Na manhã do AVC, acordei com uma forte dor por detrás do meu olho esquerdo.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Obudził mnie ostry ból umiejscowiony za lewym okiem.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Tisto jutro, ko sem imela napad, sem se zbudila z razbijajočo bolečino za levim očesom.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Toho rána, když jsem si prožila mozkovou mrtvici, jsem se vzbudila s bušivou bolestí za levým okem.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.Το πρωί του εγκεφαλικού ξύπνησα νιώθοντας ένα παλλόμενο πόνο πίσω από το αριστερό μου μάτι.
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.בבוקר השבץ התעוררתי עם פעימות כאב מאחורי עיני השמאלית, מין כאב-
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.في صباح ذلك اليوم، استيقظت على ألم قوي خلف عيني اليسرى. وكان ذلك النوع من الألم
İnme sabahı, sol gözümün arkasında zonklayan bir sancıyla uyandım.目を覚ましました その痛みは アイスクリームをかじった時に感じるような
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.Am văzut -- am contemplat cum tot ce construisem se sfărâma.
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.Eu vi, eu observei tudo o que tinha construído a ir por água abaixo.
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.Ho visto crollare tutto ciò che avevo costruito.
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.Ich sah -- Ich beobachtete alles, was ich aufgebaut hatte, zerbröckeln.
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.Ik zag alles dat ik opgebouwd had afbrokkelen.
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.J'ai vu - j'ai regardé tout ce que j'avais construit s'écrouler.
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.나는 제가 건설한 모든 것이 산산히 부서지는 것을 보았습니다
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.Patrzyłem, jak wszystko co zbudowałem, się rozpada.
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.Saya melihat - Saya menyaksikan segala yg saya bangun runtuh.
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.Tôi thấy -- Tôi nhìn mọi thứ mà tôi xây dựng vỡ vụn.
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.Всичко, което бях построил, се срутваше пред очите ми.
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.Я видел- я смотрел как все что я создал рушится.
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı..ראיתי - צפיתי בכל מה שבניתי מתפורר
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.رأيت -- شاهدت كل شئ بنيته ينهار.
İnşa ettiğim her şey gözümün önünde yıkıldı.すべてが死に絶えてしまうかのようで、
İnsanların gözümün önünde ölmesinden bıktım!Estou farto de pessoas a morrer diante dos meus olhos!
İnsanların gözümün önünde ölmesinden bıktım!Jag är trött på att folk dör runt omkring mig.
İnsanların gözümün önünde ölmesinden bıktım!Jeg er træt af, at folk dør omkring mig.
İnsanların gözümün önünde ölmesinden bıktım!Mam dość patrzenia, jak umierają ludzie.
İnsanların gözümün önünde ölmesinden bıktım!Sono stufo di vedere gente morire davanti a me!
İnsanların gözümün önünde ölmesinden bıktım! Yeter artık!¡Estoy harto de ver morir a la gente!
İnsanların gözümün önünde ölmesinden bıktım! Yeter artık!Olen kyllästynyt siihen, että ihmisiä kuolee silmieni alla.
İnsanların gözümün önünde ölmesinden bıktım! Yeter artık!Βαρέθηκα να πεθαίνουν όλοι μπροστά στα μάτια μου!
İnsanların gözümün önünde ölmesinden bıktım!Мне надоело, что на моих глазах умирают люди!
İşlemi gözünüzde canlandırın. 4 tane 3 derken, ben gözümde canlandırıyorum.4x3, když něco - a ty víš, že když řekneš 4x3,
İşlemi gözünüzde canlandırın. 4 tane 3 derken, ben gözümde canlandırıyorum.4 пъти по 3 буквално означава вие да ... знаете какво значат думите 4 пъти по 3.
İşlemi gözünüzde canlandırın. 4 tane 3 derken, ben gözümde canlandırıyorum.Quatre fois trois, littéralement vous quand - et vous savez, quand vous dites les mots quatre fois trois,
İşlemi gözünüzde canlandırın. 4 tane 3 derken, ben gözümde canlandırıyorum.Štyri krát tri, doslovne keď.. viete, keď poviem štyri krát tri
İşlemi gözünüzde canlandırın. 4 tane 3 derken, ben gözümde canlandırıyorum.Vier maal drie, letterlijk als je - en weet je, wanneer je eigenlijk zeggen dat de woorden vier keer drie,
İşlemi gözünüzde canlandırın. 4 tane 3 derken, ben gözümde canlandırıyorum.Τέσσερεις φορές το τρία, κυριολεκτικά όταν, ξέρετε, όταν λέτε τις λέξεις τέσσερις φορές το τρία,
Isles ararken, tökezledi, bir şey gözüme takıldı.Ενώ έψαχνα μέσα από τα νησιά, σκόνταψα, κάτι στην αντίληψή μου.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Bati com a cabeça na secretária, parti o osso malar, e levei cinco ponto no olho direito.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Bevertem a fejem az asztalba, és eltörött az arccsontom. Öt öltés van a bal szememnél.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Di con la cabeza en el escritorio y me fracturé el mentón. Tengo cinco puntos de sutura en el ojo derecho.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Glava mi je omahnila in zlomila sem si ličnico. Dobila sem pet šivov na mojem desnem očesu.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Hlavou jsem narazila na hranu stolu, zlomila si lícní kost, nad pravým okem jsem měla pět stehů.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Ho sbattuto la testa sulla scrivania, mi sono fratturata lo zigomo, mi hanno messo 5 punti all'occhio destro.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Jag slog huvudet i skrivbordet, bröt kindbenet och fick sy fem stygn kring höger öga.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Jeg slog mit hoved på skrivebordet, brækkede mit kindben og fik fem sting ved mit højre øje.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.Kepala saya membentur meja dan tulang pipi saya patah, saya mendapat lima jahitan di mata kanan saya.
Kafamı masaya çarptım, çene kemiğimi kırdım, sağ gözüme beş dikiş atıldı.그때 제 머리가 책상에 부딪혔고 광대뼈가 부러졌습니다 제 오른쪽 눈은 다섯 바늘이나 꿰매야 했습니다