Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.우리 눈에는 보이지만, 심해에서는 적외선과 같습니다.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Nasze oko je wychwyci, ale w głębinie oceanu, to ekwiwalent podczerwieni.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Nhưng mắt chúng ta thì lại thấy được dù dưới đáy biển thì nó như tia hồng ngoại.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Pro naše oko je toto světlo viditelné, ale v mořských hlubinách je obdobou infračerveného záření.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Wij zien dat wel, maar het is het diepzee-equivalent van infrarood.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Αυτό είναι ορατό στο δικό μας μάτι, αλλά στη βαθιά θάλασσα ισοδυναμεί με τον υπέρυθρο φωτισμό.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.За нас тя е видима, но в дълбоки води е еквивалент на ултрачервени лъчи.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Наши глаза способны его различить, но, как инфракрасный цвет для нас, в море он невидим.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.הוא נגלה רק לעין שלנו, אבל הוא המקבילה לאינפרא-אדום במעמקי-הים.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.وهذا نستطيع رؤيته بعيننا المجردة، ولكنه يعادل الأشعة الحمراء في أعماق البحار.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.深海では赤外線と同等なのです メデューサと名づけた この撮影装置は
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Cuando me presionaste el cuello, ¿por qué lo noté en los ojos?
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Dlaczego kiedy ucisnęłaś szyję, zabolały mnie oczy?
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Hvorfor rystede øjnene, da du trykkede på nakken?
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Miksi silmissäni tärähti, kun painoit niskaani?
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Quando hai premuto il mio collo, perché mi sono usciti occhi?
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Quando pressionaste o meu pescoço, senti um esticão nos olhos porquê?!
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Varför ryckte ögonen när du tryckte på nacken?
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Γιατί μου πετάχτηκαν τα μάτια όταν μου άγγιξες το λαιμό;
Boynuma bastırdığında neden gözümde şimşekler çaktı?!Когда ты надавила мне на шею, почему это отдалось в глазах?!
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.Acesta e un dispozitiv menit să reducă fenomenul privirii, folosind cele mai simple materiale.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.Das ist ein Gerät, dass das Phänomen des Blickes auf die allereinfachsten Materialien reduziert.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.Đây là một thiết bị nhằm giảm hiện tượng nhìn xuống xuống mức đơn giản nhất có thể.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.Dit apparaat probeert dus het fenomeen van het staren tot de eenvoudigste materialen te reduceren.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.Es un dispositivo que busca reducir el fenómeno de mirar profundo a los materiales más sencillos posibles.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.이 장치를 통해서 응시라는 행위를 가능한한 가장 단순한 도구로 줄여보려고 했습니다.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.Le but de ce dispositif est de réduire le phénomène du regard au matériau le plus simple possible.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.Questo è un dispositivo che serve a ridurre il fenomeno del fissare fino ai materiali più semplici possibili.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.To urządzenie, zrobione z możliwie najprostszych materiałów ma na celu ograniczenie zjawiska gapienia się.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.Αυτή είναι μια συσκευή που σκοπεύει να μειώσει το φαινόμενο του βλέμματος στα πιο απλά πιθανά υλικά.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.Това е апарат предназначен да редуцира феноменът на погледа до най-простите възможни материали.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.Это изобретение призвано свести феномен взгляда к простейшим возможным материалам.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.זה מכשיר שמיועד להפחית את התופעה של בהיה על ידי החומרים הפשוטים ביותר.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.هذا هو الجهاز الذي يهدف إلى الحد من ظاهرة البصر وصولا الى مواد أبسط شكل ممكن.
Bu alet ile en basit maddelere gözümüzü dikme fenomenini azaltmayı amaçladık.単純化することを目指した装置です 見つめる1 つの目があるだけで
Bu bedenin işe yarar pek çok yönü var. Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.Questo corpo è utile per molti aspetti, ma è dura vedere le persone che amo morire sempre prima di me.
Bu bedenin işe yarar pek çok yönü var. Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.Tener este cuerpo tiene muchas ventajas, pero odio que mis seres queridos siempre mueran antes que yo.
Bu bedenin işe yarar pek çok yönü var. Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.To ciało ma wiele zalet, ale nie mogę zaakceptować tego, że drogie mi osoby odchodzą przede mną.
Bu bedenin işe yarar pek çok yönü var. Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.Это тело способно на очень многое, но мне больно, что дорогие мне люди умирают раньше меня.
Bu bir robotik cerrahiydi. Gözümün arkasındaki hematomayı aldılar.Robotizált beavatkozás volt, amely során eltávolítottak egy vérömlenyt a szemem mögül.
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.Ça montre à quel point nos yeux, notre ouïe ou notre toucher --
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.Ea arată cât de limitate sunt vederea, auzul sau pipăitul.
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.És azt mutatja meg, hogy milyen véges az érzékelésünk ---
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.Es zeigt, wie begrenzt unsere Augen oder Hörvermögen oder Tastsinn sind.
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.Het toont hoe beperkt onze ogen, oren en tastzin zijn --
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.우리의 시각, 청각, 촉각이 얼마나 제한적인지를 보여주죠.
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.Mostra i limiti dei sensi di vista o udito o tatto -
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.Mostra quão limitado é a nossa visão, a audição ou o tacto.
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.Muestra los límites de la vista, el oído o el tacto...
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.Pokazuje, jak ograniczone jest oko, słuch czy dotyk...
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.Tác phẩm này cho thấy thị giác, thính giác hay xúc giác của ta hạn chế như thế nào --
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.Тя показва колко ограничени са нашите сетива като зрение, слух или допир
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.Эта работа показывает, как ограничен наш слух, зрение или осязание.
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.היא מראה עד כמה מוגבלים הם חושי הראיה, השמיעה או המישוש --
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.هذا يظهر كيف أن أعيننا أو سمعنا أو حاسة اللمس حقاً محدودة ...
Bu bize gözümüzün ve kulağımızın veya dokunma duyumuzun limitini gösteriyor.私達は本当に見えているのだろうか?
Bu çakışmalar resimde gerçekten var mı yoksa gözümüzün yaptığı bir yanılsama mı?Czy to jest dosłowna część obrazu, czy to moje oko tworzy ten wzór interferencji?
Bu çakışmalar resimde gerçekten var mı yoksa gözümüzün yaptığı bir yanılsama mı?¿Es ésa una parte concreta de la imagen... ...o es que mis ojos están creando ese patrón?
Bu çakışmalar resimde gerçekten var mı yoksa gözümüzün yaptığı bir yanılsama mı?Est-ce une partie littérale de l'image, ou est-ce mon oeil qui crée le motif d'interférence?
Bu çakışmalar resimde gerçekten var mı yoksa gözümüzün yaptığı bir yanılsama mı?Este aceea o parte reală a imaginii sau ochiul meu creează figura de interferență?