Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.Am zărit printre cei neîncercaţi, am văzut printre tineri pe un băiat fără minte.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.a videl som medzi hlúpymi, rozoznal som medzi synmi mládenca bez rozumu,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.Bèn thấy trong bọn kẻ ngu dốt, Giữa vòng người thiếu niên, có một gã trai trẻ không trí hiểu,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.Bèn thấy trong bọn kẻ ngu_dốt , Giữa vòng người thiếu_niên , có một gã trai_trẻ không trí hiểu ,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.då såg jag bland de fåkunniga, jag blev varse bland de unga en yngling utan förstånd.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.ecco vidi fra gli inesperti, scorsi fra i giovani un dissennato
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.en zag, terwijl ik mijn ogen langs de onverstandigen liet gaan, een jongen die erg dom bezig was.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.És láték a bolondok között, eszembe vevék a fiak között egy bolond ifjat,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.I widziałem między prostakami, obaczyłem między synami młodzieńca głupiego,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.ja minä näin yksinkertaisten joukossa, havaitsin poikain seassa nuorukaisen, joka oli mieltä vailla.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.J`aperçus parmi les stupides, Je remarquai parmi les jeunes gens un garçon dépourvu de sens.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme."어리석은자 중에, 소년 중에 한 지혜 없는 자를 보았노라"
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.Lalu kulihat banyak pemuda yang masih hijau; tetapi khusus kuperhatikan seorang yang bodoh di antaranya
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.og blandt de tankeløse så jeg en Yngling, en uden Vid blev jeg var blandt de unge;
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.og da så jeg blandt de uerfarne, jeg blev var blandt de unge en uforstandig gutt,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.sem videl med abotnimi, zazrl med sinovi brezumnega mladeniča,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.und sah unter den Unverständigen und ward gewahr unter den Kindern eines törichten Jünglings,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.Viděl jsem mezi hloupými, spatřil jsem mezi mládeží mládence bláznivého.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.vi entre los ingenuos y observé entre los jóvenes a uno falto de entendimiento
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.vi entre os simples, divisei entre os jovens, um mancebo falto de juízo,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.και ειδον μεταξυ των αφρονων, παρετηρησα μεταξυ των νεανισκων, νεον ενδεη φρενων
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.Видях между безумните, Съгледах между младежите, Един млад, безумен човек.
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.и увидел среди неопытных, заметил между молодыми людьми неразумного юношу,
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.וארא בפתאים אבינה בבנים נער חסר לב׃
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.فرايت بين الجهال لاحظت بين البنين غلاما عديم الفهم
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.見 愚 蒙 人 內 、 少 年 人 中 、 分 明 有 一 個 無 知 的 少 年 人
Bir sürü toy gencin arasında, Sağduyudan yoksun bir delikanlı çarptı gözüme.見 愚蒙 人 內 、 少年人 中 、 分明 有 一 個 無知 的 少年人
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Allora ci spegniamo.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Así que lo descartamos.
Biz de gözümüzü yumuyoruz. Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.Also schalten wir einfach ab -- wir, Regierungen und Hilfsorganisationen.
Biz de gözümüzü yumuyoruz. Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.Zato se nehamo ozirati na sebe, vlade ter organizacije za humanitarno pomoč.
Biz de gözümüzü yumuyoruz. Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.Тож ми просто переключаємось на інші питання: на себе самих, на уряд, гуманітарну допомогу.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Deci pur şi simplu ne deconectăm.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Dlatego dajemy sobie spokój.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Dus haken we gewoon maar af.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Így kikapcsolunk.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Jadi kita mundur.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.그래서 우리는 그냥 관심을 끄죠.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Nous nous sommes donc contentés de baisser les bras.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Por isso, nós desligamos do tema.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Tak jednoducho vypneme.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Takže radši vypneme.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Thế nên chúng ta quên nó đi.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Οπότε απλά το ξεχνάμε.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.В итоге у нас просто опускаются руки.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.Затова просто се изключваме.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.ככה שאנחנו פשוט נאטמים.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.لذا فقد توقفنا فقط.
Biz de gözümüzü yumuyoruz.自分たちも、政府も、援助機関も
Bize bakıyor. Bizim ona bakış tarzımızı değerlendiriyor gibi. Gözümüzü dikip ona bakmamızı eleştiriyor sanki.Я думаю, що він дивиться на нас майже так, ніби він критикує наш вид, наш погляд.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Aceasta e vizibilă pentru noi, dar în adâncuri e ca pentru noi infraroșul.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Cette lumière est visible à l"œil humain mais équivalent à l'infra-rouge dans les fonds marins.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Das ist für unser Auge sichtbar, doch in der Tiefsee ist es quasi Infrarot.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Det är synligt för våra ögon, men det är motsvarigheten till infrarött i djuphavet.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Det er synligt for vores øjne, men det er det samme som infrarødt i dybhavet.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Essa è visibile all'occhio umano, ma nelle profondità oceaniche equivale all'infrarosso.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Esta plataforma com câmara, a que chamamos Medusa, só podia ser empurrada da parte traseira do navio,
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Esto es visible a nuestros ojos, pero es el equivalente al infrarrojo en el abismo marino.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Ez a mi szemünknek látható, de a mélytengerben az infravörössel egyezik meg.
Bizim gözümüz için görülebilirdir, fakat derin denizde kızılötesine eşdeğerdir.Je to viditeľné pre nás, ale je porovnateľné k infračervenému hlboko pod vodou.