Ama Gözüme önce kendi güvenliğini imajını tamir edemez.Tapi aku tidak bisa memperbaiki sebelum mata saya gambar keselamatannya.
Ama Gözüme önce kendi güvenliğini imajını tamir edemez.Αλλά δεν μπορώ να διορθώσετε πριν από το μάτι μου την εικόνα του την ασφάλειά του.
Ama Gözüme önce kendi güvenliğini imajını tamir edemez.Але я не можу виправити перед моїми очима образ його безпеки.
Ama Gözüme önce kendi güvenliğini imajını tamir edemez.Но не мога да определят пред очите ми образ на неговата безопасност.
Ama Gözüme önce kendi güvenliğini imajını tamir edemez.Но я не могу исправить перед моими глазами образ его безопасности.
Ama Gözüme önce kendi güvenliğini imajını tamir edemez.אבל אני לא יכול לתקן לפני עיני את דמותו של הבטיחות שלו.
Ama Gözüme önce kendi güvenliğini imajını tamir edemez.ولكن لا أستطيع إصلاح قبل عيني صورة سلامته.
Ama Gözüme önce kendi güvenliğini imajını tamir edemez.私はいつも、多分、取る、彼のような私の部屋の開いたドアを通って見て覚えているもの
Ama ondan sonra gözüm iyiydi.Continuo a sentirmi scomodo per via delle lenti. Posso farmi operare? E' meglio il Lasik o il Lasek?
Ama ondan sonra gözüm iyiydi.Dar din cauza lentilelor ma simt incomfortabil. Ar trebui sa ma operez? Care e mai buna, LASIK sau LASEK?
Ama ondan sonra gözüm iyiydi.Αλλά έγινε καλά μετά. Συνεχίζω να έχω ενοχλήσεις από τους φακούς μου. Μπορώ να κάνω επέμβαση;
Ama ondan sonra gözüm iyiydi.Но травма быстро прошла Мне неудобно в линзах Может мне сделать операцию?
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.De wereld die zoveel voor me betekende, ging voor mijn ogen in rook op.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.Die Welt, die mir soviel bedeutete, ich sah sie vor meinen Augen verschwinden.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.Il mondo che significava così tanto per me, l'ho visto svanirmi in faccia.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.전 제게 소중했던 그 세상이 눈앞에서 사라지는 것을 보았습니다.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.Lumea care însemna mult pentru mine, am văzut cum dispare din faţa ochilor mei.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.Ngôi làng - thế giới của tôi, bỗng tan biến trước mắt tôi.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.O mundo que significava tanto para mim, vi-o desaparecer à minha frente.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.Świat, który wiele dla mnie znaczył, widziałem, jak ginie na moich oczach.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.Tout ce qui était important pour moi, a disparu sous mes yeux.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.Мир, который так много значил для меня, разрушился на моих глазах.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.Светът, който значеше много за мен - видях го да изчезва пред очите ми.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.העולם שהיה כה משמעותי עבורי, ראיתי אותו נעלם מול עיני.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.العالم الذي يعني لي الكثير، رأيته يتلاشى أمام ناظري.
Artık, bana anlamlı gelen dünyanın... ...gözümde hiçbir değeri kalmadı.目の前でまるごと消えてしまった 叔母さんがレイプされたのを見たのは5歳のとき
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.Anzi, Apophis in fondo è stato un bene, perché ci ha aperto gli occhi sui pericoli di questi asteroidi.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.Apophis je vlastně skrytým požehnáním, protože nás upozornil na nebezpečnost těchto těles.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.De facto, o Apophis é uma bênção disfarçada, porque nos desperta para os perigos destas coisas.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.De fapt Apophis e o binecuvântare, fiindcă ne-a amintit despre pericolul reprezentat de asteroizi.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.En fait, Apophis est un mal pour un bien, parce qu'il nous alerte sur les dangers de ces choses.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.En realidad Apophis es una bendición disfrazada porque nos despertó y nos mostró los riesgos de estas cosas.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.In feite is Apophis een vermomde zegen, want het maakte ons attent op de gevaren van deze dingen.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.오히려 아포피스는 위협을 가장한 축복이에요. 왜냐하면 우리로 하여금 이런 것들에 대해 경각심을 갖게 하니까요.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.Pravzaprav je Apophis sreča v nesreči, saj nas opozarja na nevarnost takih stvari.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.Sebenarnya, Apophis adalah berkah tersembunyi, karena ia membangunkan kewaspadaan kita akan bahaya benda ini.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.Thật ra, Apophis là một cơ hội rất tốt, vì nó đánh thức chúng ta về mối nguy hiểm của những thiên thạch này.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.Всъщност, Апофис е мана небесна, защото ни събуди за опасностите от тези неща.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.На самом деле, нет худа без добра, и он открыл нам глаза на опасность таких астероидов.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.אישית, לא שוכב ער בלילה ודואג בעניין. איני סבור שאפופיס מהווה בעיה. למעשה, אפופיס הינו ברכה,
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.في واقع الأمر، فإن أبوفيس هو نعمة خفية فى نتائجها، لأنه فتح عيوننا على مخاطر هذه الأجرام.
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.こうしたことに対する我々の危機意識を 目覚めさせたからです これはたった数年前に発見されたもので
Aslında Apophis, bizim için gizli bir lütuf çünkü o, benzer tehlikelere karşı gözümüzü açtı.事實上,塞翁失馬焉知非福 阿波菲斯帶俾我地 危險警示
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Bem, na verdade, penso que a resposta está mesmo à nossa frente.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Cred că răspunsul e chiar în fața noastră.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.En fait, je crois que la réponse est juste sous notre nez.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.En realidad, creo que la respuesta está delante de nuestros ojos.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Ich denke, die Antwort drängt sich geradezu auf.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Ik denk dat het antwoord voor het grijpen ligt.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.In realtà, io penso che la risposta l'abbiamo proprio davanti agli occhi.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.실제로, 제가 생각하기에 그 대답은 바로 우리 앞에서 시작됩니다.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Nos, szerintem a válasz ott van az orrunk előtt.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Nuž, myslím, že odpoveď je priamo pred nami.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Odpowiedź jest na wyciągnięcie ręki. Odpowiedź jest na wyciągnięcie ręki.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Používat počítače.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Saya rasa jawabannya sedang bertatapan langsung dengan kita.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Thật ra thì, tôi nghĩ câu trả lời đang ở ngay trước mặt chúng ta.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Πιστεύω πως η απάντηση μας κοιτάζει κατάματα.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.Компютри.
Aslında, ben cevabın gözümüzün önünde olduğunu düşünüyorum.На самом деле, я думаю, что ответ находится у нас перед носом.