gözükme ile cümle

gözükme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Cependant, la vie de Lui paraît vide et improductive, inutile et vaine.
Daha sonra birlikte olmaya başlayan ikili mutlu gibi gözükmeye başlarlar fakat bu biraz zordur.Grâce aux conseils, le couple commence à se porter mieux mais il y aura un problème.
Genel olarak ikinci oyun, ilk oyuna göre daha kolay gözükmektedir.La deuxième fête semble avoir été aussi faste que la première,.
Bunların orak-bıçak olarak kullanılmış olmaları muhtemel gözükmektedir.Elle peut être utilisée comme arbuste ornemental.
Oyun boyunca suratı ve konuştuğu hiç gözükmemiştir.Le journaliste n'apparaît pas à l'écran au cours du jeu, et ne s'exprime jamais.
İlk bakışta tabloda üç figür gözükmektedir: erkek, kadın ve köpek.En effet le tableau se compose majoritairement de trois figures : le cavalier, le cheval ainsi que le chien.
Tarihte barbar olarak gözükmemiz umurumda değil.Mais il ne semble pas que cela soit une tradition historique.
Fakat en azından işlerini yaptıkları gibi gözükmeleri gerekiyordu."Pero tenían por lo menos aparentar hacer su trabajo".
1990'ların başlamasıyla şirket Televisa'da gözükmeye başladı.Al comienzo de los años 1990 la compañía empezó a aparecer en Televisa.
Sosyal sistemin oldukça katı olduğu gözükmektedir.Su sistema social es complejo.
Bu da iklimin bir sonucu olarak gözükmektedir.Es un ejemplo de este clima.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.La película no llegó a estrenarse, y hoy en día se considera perdida.
Gökada, grubun arka taraflarına yakın bir yerlerde gibi gözükmektedir.Es así como se remonta hacia el cielo!".
Uzun seferin gemileri yıprattığı artık iyice gözükmeye başlamıştı.Después de un tiempo, los dispersos navíos empezaron a hacer aparición.
Zıt olarak genel görelilik pek kullanışlı gözükmedi.A nivel nacional, la asistencia no fue tampoco muy espectacular.
Filumena'nın durumu pek iyi gözükmemektedir.Pienso que De Felippe no va a tocar demasiadas cosas.
Marilyn Monroe bir yıldan uzun süre ekranda gözükmemişti.Canciones Marilyn Monroe Marilyn Monroe se sentía tan sola cada día en el espejo más de dos horas.
Uygulanabilirliği mümkün gözükmemektedir.Pero la gente no parece verlo factible.
Şarkının orijinal videosunda Jackson bir hapishanede şarkıyı söylerken gözükmektedir.Il video originale, mostrava Jackson che cantava in una prigione degli Stati Uniti.
Diğer yakın gökadaların çoğu, evrenin genişlemesiyle birlikte hareket ediyor gibi gözükmektedir.Inoltre, molte galassie si muovono con l'espandersi dell'universo.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.La sua vita le pare monotona e senza scopo.
Sürgünlere sarmal olarak dizilmiş olan tomurcuklar önceleri gözükmez.Dove ci sono le prede non mancano ovviamente i predatori.
Bütün bölümlerde gözükmez.Non compare in tutti i soggetti.
Bu uğurda her şeyi yapmaya hazır gözükmektedir.Comunque, sembra sforzarsi per raggiungere questo obiettivo.
Yer alması planlanan Steve Lukather ve Brian May gibi katılımcılar da gözükmedi.Altri previsti in scaletta hanno invece declinato l'invito, ad esempio Steve Lukather e Brian May.
İlk başta her şey normal gözükmesine karşın bir müddet sonra olaylar başlar.All'inizio tutto sembra andare per il meglio, ma poi...
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.Il loro scopo è quello di aiutare i cittadini.
Bu hadise sadece birkaç dokümanda gözükmektedir.Quest'ultimo appare solo in pochi episodi.
Zıt olarak genel görelilik pek kullanışlı gözükmedi.Sfortunatamente l'emodialisi non si è dimostrata di alcuna utilità.
Adam Sandler da iki defa gözükmektedir.Cita lo Zohar soltanto due volte.
Carrie çok mutlu gözükmektedir.Ferri non appare molto contento.
Daha sonra birlikte olmaya başlayan ikili mutlu gibi gözükmeye başlarlar fakat bu biraz zordur.Per legare con lui cerca di trovare qualcosa che piace ad entrambi, ma questo si rivela difficile.
Oyun boyunca suratı ve konuştuğu hiç gözükmemiştir.Non sono mai state viste in volto, né hanno mai parlato.
Mary arkadaş canlısı gözükmez ancak iyi kalplidir.Мэри выглядит не очень дружественно, но у нее доброе сердце.
Onun gözüne gözükme.Не попадайся ему на глаза.
Tarihte barbar olarak gözükmemiz umurumda değil.Для меня не имеет значения, если история посчитает нас варварами.
Sayısal açıdan en kötü durumda olan illerimiz ise Diyarbakır (375) ve Şırnak (383) gözükmektedir.Клянусь Аллахом, в чьей руке находится душа Мухаммада, моя умма разделится на 73 группы.
Sosyal sistemin oldukça katı olduğu gözükmektedir.Традиционная социальная система довольно сложная.
Diğer yakın gökadaların çoğu, evrenin genişlemesiyle birlikte hareket ediyor gibi gözükmektedir.Большинство других соседних галактик, по всей видимости, движется под воздействием расширения Вселенной.
Bundan sonra Ashtat Yeztayar kaynaklarda gözükmez.После этого в источниках не встречается.
1930: Romanya nüfus kayıtlarında 270,000 Yahudi gözükmekteydi.В 1930 году румынская перепись регистрирует 270 000 евреев.
Sonra dan sakatlandı ve bir süre gözükmedi.А он был сутуловат, прыщав, и на него внимания никто не обращал».
Bu da iklimin bir sonucu olarak gözükmektedir.Этим же снимается вопрос о климате.
Genelde Yönetmen Görüntü Yönetmeni'ne filmin nasıl gözükmesini istediğini anlatır.Она помогает визуально представить, каково видение режиссера, каким образом снимать фильм.
Carrie çok mutlu gözükmektedir.Кэрри оказывается в полном недоумении.
Filmde bazı animasyon sahneleri de gözükmektedir.Также в фильме присутствует несколько сцен пластилиновой анимации.
Filmin başlangıçlarında stüdyoda filmin yönetmeni Barry Levinson kamerasıyla gözükmektedir.В начальной сцене на киностудии в камео можно увидеть спину режиссёра Барри Левинсона.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Для него жизнь общества представляется бессмысленной и смехотворной.
Filumena'nın durumu pek iyi gözükmemektedir.Филимонов по прежнему ничего не помнит.
Germiyan kuvvetleri hiç gözükmediler.Когда у них не были стянуты воедино силы.
Onlar da ziraatı bıraktıklarında köyün ekonomisi tamamen bitecek gibi gözükmektedir.Но после того, как распались колхозы, хозяйство села вскоре пришло в упадок.
Dizide yerel yayın yapan KBBL-TV (Kanal 6) nın sunucusu ve yapımcısı olarak gözükmektedir.Ведущий местных новостей на канале KBBL-TV (Шестой канал).
Grup kurulduktan sonra, New York'ta küçük küçük konserlerde gözükmeye başladı.Как любая начинающая группа, они начали играть в небольших заведениях.
O da filmin sonlarında olur, üstelik yüzleri bile gözükmez.В конце фильма он всё-таки его находит, хотя сам кажется удивлённым.
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.На помощь беглецам приходили аболиционисты.
En az 13-14 karakter, film boyunca hiç gözükmez.حوالى 13-14 شخصية على أقل تقدير لاتظهر طوال الفيلم.
Terry 1920'ye kadar birçok başarılı rolde oynadı ve 1922'ye kadar filmlerde gözükmeye devam etti.استمر نجاح تيري في التمثيل حتى عام 1920م، واستمرت هي في الظهور في الأفلام حتى عام 1922م.
Bu tarih dönemi bir tartışma kaynağıdır ve bu konuda tartışmalar yıllarca sürecek gibi gözükmektedir.وهذا النطاق الزمني مصدر ساخن للمناقشة، وسوف يستمر على هذا النحو لسنوات قادمة.
Sonra dan sakatlandı ve bir süre gözükmedi.ثم ضرب حصارًا على طليطلة مدة شهر، دون أن يفتتحها.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.و أما حياته الإجتماعية فحدث و لا حرج.

İlgili Sayfalar