gözükme ile cümle

gözükme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Oldukça uzun boyuna rağmen çok da yapılı olmaması, sert gözükmemesi akıllarda soru isareti bırakmıstı.على الرغم من فترة طويلة جدا، وذيله غير قادر على الإمساك بشئ.
Rusev ve Mark Henry tarafından saldrıya uğradı ve bir süreliğine gözükmedi.ثم أختفت و شوهدت من قبل غاي غاردنر و لم تسمع خلال سنة.
Bu dağ yamacında ıraktan yürek gibi bir kaya gözükmektedir.ويمر هذا النفق هبوطًا بما يشبه "الكهف " في الصخر.
Fakat en azından işlerini yaptıkları gibi gözükmeleri gerekiyordu."Mas eles tinham que pelo menos fingir que estavam fazendo seu trabalho."
Lucky ödülünü alırken çok mutlu gözükmekte ve hayranlarına gülümsemektedir fakat gerçekte mutlu değildir.Lucky parece feliz ao aceitar seu Óscar e sorri para seus fãs, mas não era uma felicidade verdadeira.
Sonra dan sakatlandı ve bir süre gözükmedi.Ele foi então abri-la e disse que não via ninguém; não obstante esperou um pouco.
Hayatta istediği her şeye sahip gözükmektedir.Ela tinha tudo o que sempre quis na vida.
1996'daki bu filmden sonra bir daha televizyonda gözükmemiştir.Desde essa data, nunca mais reexibiram o filme na televisão.
Diğer yakın gökadaların çoğu, evrenin genişlemesiyle birlikte hareket ediyor gibi gözükmektedir.Em vez disso, muitas das galáxias neste grupo aparentam ter se movido com a expansão do Universo.
Carrie çok mutlu gözükmektedir.Mike sente-se realmente feliz.
Zıt olarak genel görelilik pek kullanışlı gözükmedi.Isso, porque o saneamento básico era muitíssimo raro.
Bu arada Devitt, MWF(Millennium Wrestling Federation)’da da gözükmeye başlamıştır.Durante o final de 2005, Devitt também começou a competir para o Wrestling Federation Millennium (MWF).
Sosyal sistemin oldukça katı olduğu gözükmektedir.A classificação do ecossistema é bastante complicado.
Bunların orak-bıçak olarak kullanılmış olmaları muhtemel gözükmektedir.É comumente utilizada como árvore ornamental.
Sonraki yıllarda yarışlarda gözükmemiştir.Nos outros anos, a competição não foi realizada.
Bu çocuklar Sosyal Servisler Bölümünde evlatlık olarak gözükmektedir.Por sua obra é reconhecido como patrono da Assistência Social na Paraíba.
İsmi bir unvan olarak gözükmektedir.É constituído por um nome.
Bu kişilerin oyunda gözükme zamanları, oyuncunun oyuna müdahele ettiği duruma göre değişebilir.Na parte de cima você pode alterar a aparência de qualquer personagem do jogo.
Bu filmde pek fazla gözükmedi.Não há muitos filmes destes.
Bütün bölümlerde gözükmez.É 'não' em todas as áreas.
Paul bir daha dizide gözükmez.Pol is niet meer in het café te zien.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Hun greep op het leven lijkt onbeduidend en onzeker.
Bu filmde pek fazla gözükmedi.Maar daar is niet veel van te merken in de film.
Sonra dan sakatlandı ve bir süre gözükmedi.Die bestudeerde het voor een tijdje maar publiceerde er niet over.
Aşkanian, Sasani kroniklerinden geliyor gibi gözükmektedir.Het lijkt alsof hij praat met de andere klonen.
Jonathan bu olaydan sonra uzun bir süre gözükmez.Hierna vond Johnsson lange tijd geen nieuwe club.
Şarkının orijinal videosunda Jackson bir hapishanede şarkıyı söylerken gözükmektedir.In de originele videoclip van het nummer zong Michael Jackson in een gevangenis.
Daha sonra birlikte olmaya başlayan ikili mutlu gibi gözükmeye başlarlar fakat bu biraz zordur.De twee proberen daarna nog samen te komen, maar dit lijkt niet te lukken.
Bunları V-şeklinde gözükmesi meşhurdur.Dat is een vertanding in V-vorm.
Terry 1920'ye kadar birçok başarılı rolde oynadı ve 1922'ye kadar filmlerde gözükmeye devam etti.Ze bleef tot in 1920 succes boeken met haar optredens, terwijl ze ook tot in 1922 in films te zien was.
Filumena'nın durumu pek iyi gözükmemektedir.Toch voelt Filip zich niet zo goed.
Bunların orak-bıçak olarak kullanılmış olmaları muhtemel gözükmektedir.Vermoedelijk werden deze ballen gebruikt als een soort orakel.
Zıt olarak genel görelilik pek kullanışlı gözükmedi.Ten tijde dat het verscheen leek het geen praktisch belang te hebben.
Bölgenin kuzey bölümünde, yazın hemen hemen hiç gözükmez.Aan de oostzijde van het eiland treedt in de zomer vaak mist op.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.W jego blasku widzi teraz jak puste i bezsensowne było jej dotychczasowe życie.
Jonathan bu olaydan sonra uzun bir süre gözükmez.Stolte długo po tym zdarzeniu nie mógł się pozbierać.
Mr. Bennet in yardımcısı konumunda gözükmektedir.Rubén pełni tam funkcję jego asystenta.
Suşehri'ndeki kayıtlarda 1901 olarak gözükmektedir.Strona Memory Book wskazała rok 1901.
İspanya’nın kâğıt üzerindeki durumu gayet iyi gözükmektedir.Spełniły się obawy, iż Hiszpan bardzo dobrze spisze się na swoim torze.
Miğferi yüzünden gözleri hiç gözükmez.Bu ona kör bir görünüm verir.Walczył w hełmie pozbawionym otworów na oczy, przez co atakował na ślepo.
Bu hadise sadece birkaç dokümanda gözükmektedir.Utwór ten występuje w kilku wersjach.
Hayatta istediği her şeye sahip gözükmektedir.W życiu dostawał zawsze to, co chciał.
Bugün, daha fazla ileriye gidebilirlerdi ve bölüm şimdi ona zararsız gözükmektedir.Idag hade de gått mycket längre och för honom ses det idag som harmlöst.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Han upptäcker då att hans liv varit meningslöst och tomt.
Jonathan bu olaydan sonra uzun bir süre gözükmez.Eftersom Jonathan verkar må så pass bra gör de ingenting åt det.
Hastalığı atlatmasına rağmen yorgun olduğu zamanlarda etkisi hala gözükmektedir.Han har återhämtat sig, men effekterna av sjukdomen är fortfarande synliga, särskilt när han är trött.
Alt kürk üst kürkten gözükmemelidir.Lyft inte någon del av foten under lyftet.
Beyaz Kraliçe tekrar gözükmez.Nattens drottning svarar ingenting.
Zıt olarak genel görelilik pek kullanışlı gözükmedi.Ringröta gör virket oanvändbart.
Hadad ismi ve türevleri, metinde çeşitli yerlerde gözükmektedir.Brändö och liknande namn syftar på flera olika platser.
Clint Eastwood başrol olarak her üç filmde de gözükmektedir.Clint Eastwood spelar huvudrollen i alla tre filmer som karaktären Mannen utan namn.
Beyaz Kraliçe tekrar gözükmez.Ще раз ставати Сашою Білим я не хочу.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.Її життя змінюється остаточно і безповоротно.
Bir süre ortalarda gözükmemiştir.Здавалось біди не минути.
Bu tarih dönemi bir tartışma kaynağıdır ve bu konuda tartışmalar yıllarca sürecek gibi gözükmektedir.Цей інтервал часу є гарячим джерелом дебатів і обіцяє продовжувати як такої на довгі роки.
Bu kişilerin oyunda gözükme zamanları, oyuncunun oyuna müdahele ettiği duruma göre değişebilir.Цей "стан" може впливати на їх поведінку, іноді вимагаючи втручання гравця.
Zenne Karagöz'ün karısı rolündeyse perdede gözükmez sadece sesi duyulur.Ламберт у кадрі не з'являється, чути лише її голос.
Bu durum, gece aydınlık sokak lambalarının altında yıldızların gözükmemesine benzer.V noci to v jeskyni vypadá, jako kdyby nahoře svítily hvězdy.
Bundan sonra gözükmemiştir.To už nemohu slyšet .
Zıt olarak genel görelilik pek kullanışlı gözükmedi.In: Věřím,že můj krátký život nebyl nadarmo.

İlgili Sayfalar