gözü ile cümle
gözü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom uyanık gözükmüyordu.Tom didn't seem to be awake.
Tom iyi gözükmüyordu.Tom didn't seem to be well.
Tom iyimser gözükmüyordu.Tom didn't seem optimistic.
Mary'nin gözünü morartan kişi Tom değildi.Tom wasn't the one who gave Mary that black eye.
Mary'nin gözünü morartan kişi Tom değil.Tom isn't the one who gave Mary that black eye.
Tom umutsuz gözükmüyordu.Tom didn't seem desperate.
Mary'nin bir gözünü morartan kişi Tom değildi.Tom wasn't the one who gave Mary a black eye.
Mary'nin bir gözünü morartan kişi Tom değil.Tom isn't the one who gave Mary a black eye.
Mary'nin bir gözünü patlatan kişi Tom'dur.Tom is the one who gave Mary that black eye.
Tom ciddi gözükmüyordu.Tom didn't seem serious.
Gözümü uyku tutmadı.I haven't slept a wink.
Tom gergin gözükmüyordu.Tom didn't seem tense.
Sol gözüm kötü.My left eye is bad.
Tom, Mary'nin bitkin gözüktüğünü söyledi.Tom said that Mary looked exhausted.
Tom, Mary'nin solgun gözüktüğünü söyledi.Tom said that Mary looked pale.
Hem Tom'un hem de Mary'nin tek gözü kör olduğunu biliyor muydun?Did you know that both Tom and Mary are blind in one eye?
Tom iki gözünden de kör oldu.Tom has gone blind in both eyes.
Tom'un iki gözü de kör oldu.Tom has gone blind in both eyes.
Tom hoş bir adam gibi gözükmüyordu.Tom didn't seem to be a nice guy.
Tom öğretmen gibi gözüküyor ama aslında bir öğrenci.Tom looks like a teacher, but he's actually a student.
Bir şeyden hoşlanıyor gibi gözükmüyorsun.You don't seem to like anything.
Acelen var gibi gözükmüyorsun.You don't seem to be in a hurry.
Bugün meşgul gözükmüyorsun.You don't seem to be busy today.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar sakin gözükmüyordu.Tom didn't seem to be as calm as Mary seemed to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar tembel gözükmüyordu.Tom didn't seem to be as lazy as Mary seemed to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar yavaş gözükmüyordu.Tom didn't seem to be as slow as Mary seemed to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar akıllı gözükmüyordu.Tom didn't seem to be as wise as Mary seemed to be.
Tom, Mary kadar popüler olmuş gözükmüyor.Tom doesn't seem to be as popular as Mary.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar yoğun gözükmüyor.Tom doesn't seem to be as busy as Mary seems to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar tembel gözükmüyor.Tom doesn't seem to be as lazy as Mary seems to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar meraklı gözükmüyor.Tom doesn't seem to be as nosy as Mary seems to be.
Gözüme şampuan kaçtı.I got shampoo in my eyes.
Neredeyse bir gözümü kaybediyordum.I almost lost an eye.
Sami bir gözü açık uyudu.Sami slept with one eye open.
Sami tek gözü açık uyudu.Sami slept with one eye open.
Tom'a o siyah gözü veren kişi benim.I'm the one who gave Tom that black eye.
Tom'un gözünü morartan benim.I'm the one who gave Tom a black eye.
Sami annesinin gözünün elmasıydı.Sami was the apple of his mother's eye.
Sami'nin sağ gözünün altında bir çürük vardı.Sami had a bruise under his right eye.
Tom'un sana gözünü kırptığını gördüm.I saw Tom wink at you.
Sami'nin büyük siyah bir gözü vardı.Sami had a big black eye.
Tom, Mary kadar yorgun gözükmüyordu.Tom didn't seem as tired as Mary.
Anlıyor gibi gözükmüyorsun.You don't seem to get it.
Benim gözümde sen bir kahramansın.You're a hero in my book.
Tom'un suratı gözümün önünden gitmiyor.Tom's face haunts me.
Tom'un tek gözü kör, değil mi?Tom is blind in one eye, isn't he?
Tom gözü kara bir sürücü, değil mi?Tom is a reckless driver, isn't he?
Sami daha yaşlı gözüküyordu.Sami seemed older.
Köpekler mutlu gözüküyorlar.The dogs seem happy.
Gözünü biraz kapat.Close your eyes for a few moments.
Gözünü kısa süreliğine kapa.Close your eyes for a few moments.
Ama Nuh RAB'bin gözünde lütuf buldu.But Noah found grace before the Lord.
Tanrı'nın gözünde yeryüzü bozulmuş, zorbalıkla dolmuştu.And the earth was corrupted before God, and was filled with iniquity.
Gözümün içine baka baka nasıl yalan söyleyebildin be Tom?Tom, how could you lie to me, right to my face, like that?
Başımın arkasında gözüm var.I’ve got eyes on the back of my head!
Şirin bir kız Tom'un gözüne takıldı.A cute girl caught Tom's eye.
Bu; makine çevirisi gibi gözüküyor.It looks like a machine translation.
Olduğumdan daha genç gözüküyorum.I look much younger than I am.
Artık hayata gönül gözüyle bakıyorum.Today I see life with the eyes of the heart.
İslam gözü kapalı imana dayanmaz.Islam isn't based on blind faith.