gözü ile cümle

gözü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yazılarına, özellikle en son yazdığı polemiği Wagner Olayı`na gelen tepkileri gözünde büyüttü.كان يبالغ في رؤية ردود الفعل على كتاباته، خاصة كتابه المثير للجدل "قضية فاغنر".
Dinsel alandaki bu türden kişilere ise keramet sahibi evliyalar gözüyle bakılır.حيث تفضل العائلات المهاجرة ذلك النوع من الزواج المدبر.
A. ↑ 1802 yılında, William Paley gözün bir tasarım mucizesi olduğu ileri sürmüştü.في سنة 1802 اطلق عليها الفيلسوف ويليام بالي "معجزة تصميم".
Gözün görsel pigmentler gibi bazı bileşenleri ortak bir atadan geliyor gibidir.بعض مكونات العين مثل الأصباغ البصرية تبدو وكأنها من أصل مشترك .
Kişi hayal gücüyle oluşturduğu görüntüleri "akıl gözü" ile görür.يرى المتصور صور الخيال عن طريق ما يسمى بالعين العقلية.
Kasırga gözü geçtikten bir saat sonra ters yönde daha kuvvetli bir rüzgâr eser.ثم تهب عاصفة استوائية قادمة في الاتجاه المعاكس.
"ÖĞRENCİLERE GETİRİLEN KILIK KIYAFET SERBESTLİĞİNİN OKUL BİLEŞENLERİ GÖZÜNDEN İNCELENMESİ (ANKARA ÖRNEĞİ).""ازدياد عدد المواقع التي تدفع للطلاب النقود".
Başın üzeri açık olduğundan beyin gözükür.ملحوظة ثانية: دماغ عمك انفتح.
"Gözümüz aydın!سَهرة أدمعت أعيننا!
İHD Samsun Şubesi çatısı altında "İnsan Hakları Gözüyle Ortak Karikatür Sergisi" düzenledi.كما أنه نظّم معرض الكاريكاتير المشترك "عين حقوق الإنسان" تحت سقف منظمة حقوق الإنسان بفرع سامسون.
Tüküren kobra ve ringhals zehirini kurbanının gözüne püskürtür.الكوبرا وrinkhals يمكنهم بصق السم في 'عيون ضحاياهم.
Bazı mektuplardaki matematiksel fonksiyonlar ona siyah beyaz yazılmasına rağmen renkliymiş gibi gözüküyordu.كما لُوِّنت صورته فقد كانت بالأصل في سلسلة القصص المصورة عبارة عن رسومات خطية بالأبيض والأسود دون ألوان.
İdeal ağ gözü ebatları ise yaklaşık olarak 25x25 cm’dir.يعتبر الحجم المثالي لشبكة مربعة تقريبًا 25×25 سم.
Sapık Angutyo ise Kerester’e gözünü dikmiştir fakat Asminyez’e de sarkacaktır.ومن سوء طالعه فقد رآه الشیخ محمد وهو یزحف هارباً رغم الأمان، فتیقن أن ما حدث کان علی یده.
Bu durumu üniversitelerde bariz bir şekilde gözüküyordu.هذا الموقف صار واضحا تماما في المدرسة السلوكية.
O sırada Anya gözükür.والدة مايكل، نراها قليلا.
Rusev ve Mark Henry tarafından saldrıya uğradı ve bir süreliğine gözükmedi.ثم أختفت و شوهدت من قبل غاي غاردنر و لم تسمع خلال سنة.
İktidarın Gözü.سيادة السلطة .
Şiirlerinde insancıl bir duyarlık ve gözüpek bir gerçekçilik görülür.في هذا الكتاب ستقرأ أسماء وهمية وأحداثًا واقعية.
Ahenk Gözü açılır ve Doktor bu sırada serbest kalır.ثم يغلق المريض عينيه ويلاحظ الطبيب ما يحدث لمدة دقيقة كاملة.
Bu dağ yamacında ıraktan yürek gibi bir kaya gözükmektedir.ويمر هذا النفق هبوطًا بما يشبه "الكهف " في الصخر.
Murassa : Gözü olmayan bir inektir."눈이 흐리다" أي لا يرى الامر بوضوح.
Komşulararası kabadayılık birbirlerinin gözünü korkutma şeklinde gerçekleşmektedir.ويحمي أيضا الازواج المجاورة من التشويش على بعضها البعض .
Bu gidiş Moskovalılar gözünde bir muammaydı.موسكو دائما كانت مقصدا مشهورا للسياح.
(Çizgi romanda böyledir, ama Smallville isimli dizide sadece kişiliğine etkiyormuş olarak gözükür.)(اسم الوردة لا يزال اسم شخص ما) وأشار إيكو إلى إعجابه بهذا العنوان بالذات.
Oynayarak gel sen sağ gözüme!تأكد يا سيدي بأني مستقيم اتجاهك.
Işığın gözümüzün algılayabildiği (gördüğü) bölümüne görünür ışık bölgesi (visible light) denir.تسمى ثمرة تين شوكي (صبر) تسمى كوز صبر وهنا تبدو كما نراها قبل قطفها.
Damar tabaka gözün ön kısmındaki irisi oluşturur.العدسة هي جزء من الجزء الأمامي من العين.
İlk sorgulama doğal gözükür.فالسبب الأول من وجهة نظره ذو طابع تقني.
"Hiçlikten yaratılış" pek çok mistiğin gözünde esasen "Tanrı'dan yaratılma" anlamına gelmektedir.وكنت سألته يومها :ألا تعني" في سبيل الله" كل أعمال البر ومنها بناء المساجد.
Ancak rakipleri tarafından padişahın gözünden düşürüldü ve öldürtüldü.كان محاطا من قبل الأعداء وقتل.
Akane manga da çok daha düzgün gözükür.النمور شكلها أفضل .
Kitaptan ilmi olan kimse ise, ‘Gözünü açıp kapamadan, ben onu sana getirebilirim’ dedi.فلما ورد الكتاب قرأه الحسين ثم رمى به ثم قال: «لا أفلح قوم آثروا مرضاة أنفسهم على مرضاة الخالق».
Bulutun gözü yaşla doldu.عيون تعشق الحياة.
"Amerikalı Tanığın Gözünden İsrail Baskını"."قاضية أميركية بلجنة تحقيق أممية بجرائم إسرائيل".
Gözümün nuru, başımın tacısın.انت نور عيوني ... وتاج راسي.
Neredeyse bir gözünü kaybediyordu.كان على وشك أن يفقد عينه.
Ne kadar da mutlu gözüküyorsun öyle.كم تبدو سعيدا هكذا
Sol gözüm görmüyor.عينى اليسرى لا ترى
Fakat en azından işlerini yaptıkları gibi gözükmeleri gerekiyordu."Mas eles tinham que pelo menos fingir que estavam fazendo seu trabalho."
Ilk olarak teleskoplarda kullanılan dedektör insan gözüydü.Inicialmente o detector utilizado nos telescópios era o olho humano.
Diğer gözü de dört yaşından beridir tutkal kokluyormuş gibi duruyordu."O outro olho fazia parecer que ele cheirava cola desde os quatro anos".
O zamanlar gözüme çok gülünç görünmüştü, ki bugün de aynı ölçüde gülünç görünüyor.Parecia ridículo para mim naquela época e parece muito pior hoje.
Onun gözünden Helsinki, hem eleştirel anlamda hem özellikle romantik değildir.Sua visão de Helsínquia é, nota-se, crítica em singularmente não romântica.
Gözümüz sende."Só observamos".
Rousey, filmde UFC 168'te unvanını koruması için egzersiz yapıyor olarak gözükecektir.Rousey filmou seu papel enquanto treinava para defender seu título no UFC 168.
Bu durum, Hershel ve Dale Horvath'ın (Jeffrey DeMunn) gözünden kaçmaz.A ação não passa despercebido por Hershel e Dale Horvath (Jeffrey DeMunn).
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.Com 15 anos de idade, sofreu um acidente, onde veio a perder seu olho esquerdo.
İktidarın Gözü.O Poder do Olhar.
Gri propaganda nötr bir kaynaktan gelir gözükür ama aslında karşı taraftan gelmektedir.Propaganda cinza é aquela que pretende vir de uma fonte neutra, mas na realidade vem de um adversário.
Daryl ön kapıya gider ve orada bir gözü kör bir köpekle karşılaşır.Daryl vai para a porta da frente e encontra um cão na varanda.
Lucky ödülünü alırken çok mutlu gözükmekte ve hayranlarına gülümsemektedir fakat gerçekte mutlu değildir.Lucky parece feliz ao aceitar seu Óscar e sorri para seus fãs, mas não era uma felicidade verdadeira.
Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri.As Cruzadas vistas pelos Árabes.
Sonra The Flintstones in Viva Rock Vegas adlı filmde küçük bir rolde gözüktü.No ano seguinte, ele sozinho produziu The Flintstones in Viva Rock Vegas.
Sonra dan sakatlandı ve bir süre gözükmedi.Ele foi então abri-la e disse que não via ninguém; não obstante esperou um pouco.
Fırtınanın gözü bir süre sonra belirgin duruma gelmiş ve 25 km (15 mil) çapına ulaşmıştır.O olho da tempestade rapidamente solidificou-se, alcançando um diâmetro de 15 milhas (25 kilômetros).
Kitaplar belirli karakterlerin gözünden anlatılan bölümlere bölündü.O tipo de mensagem determina os tipos de segmento esperados na mensagem.
Rosendo ise gözünü Valentina'ya dikmiştir ve onun için Jose Miguel ile mücadele etmeye başlar.Rodrigo decide que quer Valentina, e ele começa a desafiar José Miguel para ficar com ela.
Ayrıca başka bölümlerde de gözüktü.Como também em outras regiões.
Öykünün Kedi Gözü.O Olho da História.

İlgili Sayfalar