gözü ile cümle

gözü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Patronunun gözüne girmeye çalışıyor.He's trying to get on his boss's good side.
Onun gözü dönmüştü.He was raving.
Onu yüzüne gözüne bulaştırdın.I made a mess of it.
Bay White'ın birçok arkadaşı var gibi gözüküyor.Mr. White seems to have many friends.
Bay White'ın çok arkadaşı var gibi gözüküyor.Mr. White seems to have many friends.
Mary Tom'un gözüne bir çubuk soktu.Mary poked Tom in the eye with a stick.
Tom'un bir gözü morarmış.Tom has a black eye.
Bana niye gözünü dikiyorsun?Why are you staring at me?
Gözüme gözükme.Get out of my sight.
Mutlu, artık hiçbir şeyde gözü olmayandır.Happy is he who desires nothing anymore!
Mutlu odur ki, artık hiçbir şeyde gözü olmasın.Happy is he who desires nothing anymore!
Acıtıcı gözüküyor.It looks painful.
Yağmur yağacak gibi gözüküyor, değil mi?It looks like it's going to rain, right?
Onun her iki gözü de kördü.He has gone blind in both eyes.
Gözüm sendeydi.I have been watching you.
Hemşire, bu hastayı gözünüzün önünden ayırmayın.Sister, don't let this patient out of your sight.
Bu, ailenin gözünün önünde anlatılacak bir fıkra değil.This is not a joke to be told in the presence of your parents.
Angela o gece gözünü bile kırpmadı.Angela didn't sleep a wink that night.
Senin aşktan gözün kör olmuş.You are blinded by love.
Onun aşktan gözü kör olmuş.He is blinded by love.
Siyah bir gözüm var.I have a black eye.
Bir örümceğin kaç tane gözü var?How many eyes does a spider have?
İki tane gözüm var.I have two eyes.
Tom'un tam sol gözünün altında bir yara izi var.Tom has a scar just below his left eye.
Gözüme gözükme!Get out of my sight!
Onun bana ilgisi var gibi gözüküyor.He seems interested in me.
Gözümü korkutmaya çalışmanın faydası yok.It's no use trying to intimidate me.
Kendi gözümle görmek istiyorum.I want to see for myself.
Gözümün önünde olmanı istiyorum.I want you where I can see you.
Gözümün önünde olacaksın.I want you where I can see you.
İstersen Tom'un gözüne pek gözükme.You might want to steer clear of Tom.
Hiçbir şey sıra dışı gözükmüyordu.Nothing seemed out of the ordinary.
Mutlu bir aile gibi gözüküyorlar.They look like a happy family.
Gözüm morardı.I have a black eye.
Bu işlek bir yer gibi gözüküyor.This seems to be a busy place.
Bu, bir gencin söyleyeceği bir şey gibi gözüküyor.That sounds like something a teenager would say.
Kimse Tom'un gözünü korkutmadı..No one threatened Tom.
Herkes endişeli gözüküyor.Everyone looks worried.
Onlarla alay ederek yüzümü gözümü oynatmıyorum.I don't make faces at them...
O sinirli gözüküyor.He seems angry.
Tom gözükara.Tom is foolhardy.
Tom hiç gözükmedi.Tom never showed.
Yüzüne gözüne bulaştırma.Don't mess things up.
Gözünü seveyim, onu söyleme!For goodness' sake, don't say that!
Gözünü seveyim bunu dikkatli yap.I beg you to do it carefully.
Tom'un gözünü korkutmasına izin verme.Don't let Tom intimidate you.
Gözünü benden kaçırma.Don't look away from me.
Çok eminmiş gibi gözükmüyorsun.You don't seem very sure.
Tom'un bu gece gözünü kırpmayacağından eminim.I bet Tom doesn't sleep a wink tonight.
Gözümü kırpmadım.I didn't sleep a wink.
Benim sağ gözümde bir seğirme var.I have a twitch in my right eye.
Bütün gece ne yapacağımı bulmaya çalışarak gözümü kırpmadım.I've been up all night trying to figure out what to do.
Gözüm üzerinde.I've got my eye on you.
Benim torpido gözünde bir el fenerim var.I've got a flashlight in the glove compartment.
Ben sadece onu kendi gözümle gördüm.I just saw it for myself.
Tom, Mary'nin tek yakın arkadaşı gibi gözüküyor.Tom seems to be Mary's only close friend.
Bir gözümü açtım.I opened one eye.
Tom Fransızca anlıyor gibi gözükmüyor.Tom doesn't seem to understand French.
Tom, çok uykulu gözüküyor.Tom looks very sleepy.
Tom'un gözüne ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what happened to Tom's eye.

İlgili Sayfalar