gözü ile cümle

gözü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kız kardeşim turnayı gözünden vurdu!My sister hit the jackpot!
Gözükara insanlar Antartika seferleri sırasında donarak öldü.The reckless men froze to death during their expedition to the Antarctic.
Kızım benim gözümün bebeğidir.My daughter is the apple of my eye.
Çok ilginç gözüküyor.It seems very interesting.
Gözün görebildiği kadarıyla kumdan başka bir şey yoktu.As far as the eye could see, there was nothing but sand.
Gözümü açtığımda kendimi yerde yatarken buldum.I awoke to find myself lying on the floor.
Gözüme biraz kum kaçtı.I got some sand in my eye.
Gözüme bir böcek kaçtı ve onu çıkaramıyorum.I got a bug in my eye and I can't get it out.
Gözü yaşsız kimse yoktu.There was not a man without tears in his eyes.
Bir insanın karnı doyar ama gözü doymaz.The eye is bigger than the belly.
Sis perdesinin arasından, kendi geleceğim gözüme ilişti.In looking through the mist, I caught a glimpse of my future.
Gözünüzle gördüğünüz şeylerin doğru olması şart değil.Things that you see with your eyes are not necessarily true.
Bir takma gözüm var.I have a glass eye.
İlginç bir iş gibi gözüküyor. Tam olarak ne yapıyorsun?It seems like an interesting job. What do you exactly do?
Bu uzun süre sürüklenecek gibi gözüküyor.This looks as though it will drag on and on.
Nancy yorgun gözüküyor.Nancy looks tired.
Gözümde bir şey var.There is something in my eye.
O elbise senin üstünde iyi gözüküyor.That dress looks good on you.
Benim gözüm kamaştı.I was dazzled.
Hangi gözün ağrıyor?Which eye is hurting you?
Polyphemus'un, Neptün'ün oğlu, alnında bir gözü vardı.Polyphemus, the son of Neptune, had one eye in his forehead.
Onun tembel bir gözü vardı.She had a lazy eye.
Gözüm karardı.I blacked out.
İnsan gözünün algılayamadığı ışık dalgaboyları vardır.There are wavelengths of light that the human eye cannot perceive.
Yavru köpeğin tek iyi gözü benimseme için yalvarıyor.The puppy's single good eye begs me for adoption.
Olduğundan daha kötü gözüküyor.It looks a lot worse than it is.
Kendinden emin gözüküyordu.He seemed sure of himself.
Annem gözü yaşlı bana baktı.My mother looked at me with tears in her eyes.
Onun sağ gözü kördür.Her right eye is blind.
Sağ gözü kördür.Her right eye is blind.
Polyphemus'un, Neptün'ün oğlu, önünde sadece bir gözü vardı.Polyphemus, son of Neptune, had only one eye in the front.
Gözünüzün yağını yiyeyim, bana biraz su verin.I beg you to give me a little water.
O onun hakkında düşündüğü için saatlerce gözüne uyku girmedi.She lay awake for hours thinking about him.
O, doğrudan onun gözüne baktı.She looked him right in the eye.
Ağacın altındaki kız üzgün gözüküyor.The girl under the tree looks sad.
Bir kasırganın gözü onun merkezidir.The eye of a hurricane is its center.
Benim sağ gözüme bir şey oldu.Something happened to my right eye.
Biz hukukun gözünde eşitiz.We are equal in the eyes of the law.
Tom'un gözünü kim morarttı?Who gave Tom that black eye?
Tom yiyeceğe muhtaç gibi gözüküyor.Tom seems to be hard up for food.
Tom dün gece partide eğlenmiş gibi gözüküyor.Tom seemed to enjoy himself at the party last night.
Tom arabasının torpido gözünde bir dürbün tutar.Tom keeps a pair of binoculars in the glove compartment of his car.
Tom'un bir gözü kör.Tom is blind in one eye.
Tom kazadan beri sol gözüyle sorun yaşıyor.Tom has had trouble with his left eye ever since the accident.
Tom dün gece gözünü kırpmadı.Tom didn't sleep a wink last night.
Tom sol gözüyle bir şey göremiyor.Tom can't see anything with his left eye.
Tom'un gözü karardı ve Mary'ye vurdu.Tom lost his temper and hit Mary.
Tom Mary'yi düşündüğü için neredeyse bütün gece gözüne uyku girmedi.Tom lay awake almost all night thinking about Mary.
Tom Fransızca öğrenmekle çok fazla ilgileniyor gibi gözükmüyor.Tom didn't seem terribly interested in learning French.
Tom Mary hakkında düşünürken uzun süre gözüne uyku girmedi.Tom lay awake for a long time thinking about Mary.
Tom Mary'ye kaybolmuş gözüyle baktı.Tom gave Mary up for dead.
Tom çok dindar gibi gözükmüyor.Tom doesn't appear to be very religious.
Dün gece Tom'un gözüne uyku girmedi.Tom couldn't sleep a wink last night.
Hayatta kalan mültecilerin özgürlük gözünde tütüyor.The surviving refugees longed for freedom.
Gözün niçin kırmızı?Why is your eye red?
Tom Mary'nin gözüne baktı.Tom looked Mary in the eye.
Tom gözünü bile kırpmadı.Tom hasn't slept a wink.
Gözüm sadece sende.I only have eyes for you.
Eski Mısırlılar, Güneş'in Tanrı Ra'nın gözü olduğuna inandılar.The ancient Egyptians believed that the Sun was the eye of the god Ra.
Gözümün nuru, başımın tacısın.You're the light of my eyes ... and crown of my head.

İlgili Sayfalar