gözü ile cümle

gözü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gözümün önünden ayrılmana asla izin vermem.I'd never let you out of my sight.
Gözüm hep üzerinde olacak.I'd never let you out of my sight.
Çocuk hırsızları Tom'un gözünü bağladı.The kidnappers blindfolded Tom.
Çok hoş gözüküyorsun.You look very pretty.
Bu Tom'un yapacağı şey türü gibi gözükmüyor.That doesn't seem like the kind of thing Tom would do.
Bu cümle dil bilgisi açısından doğru gibi gözüküyor.This sentence seems to be correct, grammatically.
Aptal gözükmek istemiyorum.I don't want to look stupid.
O utanmış gözüktü.He looked embarrassed.
Tom kazanıyor gibi gözüküyor.It looks like Tom is winning.
Allah'ın gözünde tüm insanlar eşittir.In God's eyes all men are equal.
Gökyüzünde bir şey gözüme çarptı.Something in the sky caught my eye.
Tom'un gözünde bir şey var.Tom got something in his eye.
Tom ve Mary çok mutlu gözüküyorlar.Tom and Mary look so happy.
Çok mutlu gözükmüyorsun.You don't seem too happy.
Çok mutlu gözükmüyorsunuz.You don't seem too happy.
Tom oldukça genç gözüküyor.Tom looks pretty young.
Tom Mary'nin gözünü yakaladı.Tom caught Mary's eye.
O gözüme gözyaşı getirdi.It brought a tear to my eye.
Siz ikinizin Boston'da bir sorununuz var gibi gözüküyor.It sounds like you two had a problem in Boston.
Bir sorun varmış gibi gözüküyor.There seems to be a problem.
Tom, gözü yaşlı "üzgünüm" dedi."Sorry," said Tom with a tear in his eye.
Allah'ın gözü küçük olanlar koruyor.The eye of God watches over the little ones.
Tom biraz tehlikeli gözüküyor.Tom seems a little dangerous.
Hepsi bana aynı gözüküyor.They all look the same to me.
Tom Mary'nin onun gözünün önünden ayrılmasına asla izin vermemeliydi.Tom never should've let Mary out of his sight.
Her insan kendi gözünde önemlidir.Every man is important in his own eyes.
Gözümün ucuyla onu gözledim.I observed her from the corner of my eye.
Gözümün ucuyla onu kontrol ettim.I checked her out from the corner of my eye.
Bu cümle bana doğru gözüküyor.This sentence seems right to me.
Sonunda Tom'un gözü karardı.Tom finally lost his temper.
Tom Mary'nin bir gözünü morarttı.Tom gave Mary a black eye.
Detay için böylesine harika bir gözün var.You have such a wonderful eye for detail.
O bir sopayla kız kardeşinin gözüne dürttü.She poked her sister in the eye with a stick.
Tom'u gözümün önünden alın.Get Tom out of my sight.
Bir şeyi gözümden kaçırmış olmalıyım.I must've overlooked something.
Tom'un sol gözünden göremediği doğru mu?Is it true that Tom can't see out of his left eye?
Tom neredeyse bir gözünü kaybediyordu.Tom came close to losing an eye.
Tom haritayı katladı ve onu torpido gözüne geri koydu.Tom folded the map and put it back into the glove compartment.
Tom'un yatakta gözüne uyku girmedi.Tom lay awake in bed.
Tom torpido gözünü açtı ve bir güneş gözlüğü çıkardı.Tom opened the glove compartment and took out a pair of sunglasses.
Tom torpido gözünü açtı ve ruhsatın eksik olduğunu fark etti.Tom opened the glove compartment and noticed the registration was missing.
Tom torpido gözünü açtı ve ruhsatını çıkardı.Tom opened the glove compartment and took out his registration.
Tom harita için torpido gözünü aradı.Tom searched the glove compartment for a map.
Tom'un gözü daldı.Tom stared off into space.
Tom odadaki her gözün onun üstünde olduğunun çok farkındaydı.Tom was very aware that every eye in the room was on him.
Tom bir gözümü patlattı.Tom gave me a black eye.
Torpido gözüne baktın mı?Have you looked in the glove compartment?
Tom'un sol gözünde görüş kaybı var.Tom has lost sight in his left eye.
Tom'un sağ gözünün altında farklı bir yara izi vardı.Tom has a distinctive scar under his right eye.
Tom'un sağ gözünün altında belirgin bir yara izi vardı.Tom has a distinctive scar under his right eye.
Saçın hoş gözüküyor.Your hair looks nice.
Bu resimde harika gözüküyorsun.You look great in this picture.
Bu sabah sol gözümde bir ağrı vardı fakat şimdi daha az ağrılı.This morning I had a pain in my left eye, but it is less painful now.
Tom'u gözünden hiç kaçırma.Don't let Tom out of your sight.
Sana her zaman bir arkadaş gözüyle baktım.I've always considered you a friend.
Gözüne ne oldu?What happened to your eye?
Hafta sonları hariç, burada hiçbir şey olmaz gibi gözüküyor.Nothing seems to happen around here except on weekends.
Senin gözüne ne oldu?What's happened to your eye?
Tom Mary'nin arabasının torpido gözünde yarısı yenmiş bir hamburger fark etti.Tom noticed a half-eaten hamburger on the dashboard of Mary's car.
Gözünü nasıl morarttın?How did you get that black eye?

İlgili Sayfalar