gözü ile cümle

gözü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İdeal ağ gözü ebatları ise yaklaşık olarak 25x25 cm’dir.La misura ideale del quadro per i cetrioli è di 25x25 cm.
İlk başta her şey normal gözükmesine karşın bir müddet sonra olaylar başlar.All'inizio tutto sembra andare per il meglio, ma poi...
Daha sonra Yokomon Garudamon'dan de-evrim yapmasıyla gözüktü.Da allora, Yokomon appare solo quando Biyomon regredisce da Garudamon.
Çok soğukkanlı gözükür ama aslında çok duygusaldır.Sembra fredda, ma in realtà è piacevole e gentile.
Amaçları mültecilere yardım gözükmektedir.Il loro scopo è quello di aiutare i cittadini.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Uno di questi è confuso dalla domanda, mentre l'altro ride ai suoi piedi.
Vilmer Sawyer: Dördüncü bölümde gözükmüştür.Walter Veltroni: Appare dalla quarta puntata.
İlk kez 9 Şubat 1968'de The Amazing Spider-Man'in 6. sayısında gözükmüştür (1964).È apparso la prima volta nel numero 9 di The Amazing Spider-Man nel febbraio del 1964.
Bu hadise sadece birkaç dokümanda gözükmektedir.Quest'ultimo appare solo in pochi episodi.
Ne var ki bu durum halkının gözünde bu bir kaçıştı.Questa era un’onta agli occhi dei suoi famigliari.
Zıt olarak genel görelilik pek kullanışlı gözükmedi.Sfortunatamente l'emodialisi non si è dimostrata di alcuna utilità.
Bir bilgisayar uzmanı olarak ekibin masa başında gözü kulağı oluyor.Restando tanto tempo in ufficio diventa esperto di computer.
Rühmann izleyicilerin gözünde hiçbir zaman nasyonal sosyalistlerin adamı olarak görülmedi.Sul campo di battaglia, non abbiamo mai considerato i cinesi esseri umani.
Adam Sandler da iki defa gözükmektedir.Cita lo Zohar soltanto due volte.
Ancak bu pek de mümkün gözükmüyor.Ma ciò sembra improbabile.
Cami avlusuna fidanları dikti, gözü açık gitmedi.Era ggià scummunicato, Ha cchiuso l'occhi senza confessione...
Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni.Ero allibita e non riuscivo a staccare gli occhi da lei.
Carrie çok mutlu gözükmektedir.Ferri non appare molto contento.
Işığı yansıtmak yerine emen pigmentler siyah gözükür.I pigmenti che assorbono la luce piuttosto che rifletterla danno luogo al "nero".
Radyo ele geçirildiğinde, pusulanızda ele geçiren takımın bayrağı şeklinde gözükür.E sfortunatamente, per come funziona la radio, a loro piace catalogare un brano quando lo ascoltano.
6 Temmuz RAW'da özel konuk olarak gözüktü.Il 6 agosto partecipa al Dating Game a Raw.
Hayatının son yirmi yılında Aleskios halk gözünde popülerliğini kaybetmişti.Durante gli ultimi anni di vita Alessio perse gran parte della sua popolarità.
Hikâye olayları Türklerin gözünden anlatır.L'Iraq uscirà dall'attenzione dei media.
Gözünün üzerinde ve koyu renkli yanağının altında açık renkli, belirgin çizgiler bulunur.Sopra il naso, tra gli occhi, si trova una zona di colore chiaro.
Bir zamanlar Vergil'in Dante’nin gözünde olduğu gibi.Yamato: spada appartenuta un tempo a Vergil, il fratello di Dante.
Sonrasında elini Swagger'ın gözüne soktu.Successivamente passò alle mani di Sir Galahad.
Ebu Süfyan bu savaşta bir gözünü kaybetmiştir.Si ritiene che anche il veterano Abu Sufyan perdesse un occhio in quel giorno.
Gözü iyileştikten sonra, 20 Aralık 2014 tarihinde elinden sakatlanmıştır.Dopo un intervento, è stato dichiarato completamente guarito nel settembre 2014.
İlk sorgulama doğal gözükür.A prima vista sembrano normali.
Daha sonra birlikte olmaya başlayan ikili mutlu gibi gözükmeye başlarlar fakat bu biraz zordur.Per legare con lui cerca di trovare qualcosa che piace ad entrambi, ma questo si rivela difficile.
Oyun boyunca suratı ve konuştuğu hiç gözükmemiştir.Non sono mai state viste in volto, né hanno mai parlato.
(Çizgi romanda böyledir, ama Smallville isimli dizide sadece kişiliğine etkiyormuş olarak gözükür.)(Società in accomandita semplice), invece, essa deve contenere il nome di almeno un socio accomandatario.
Hiromi Hiromi sadece mangada gözüktü.Il Colus hirudinosus è ovviamente non commestibile.
Kümeye, önemli bir süperküme gözüyle bakılmamaktadır.Considerato un grande campione indiscusso.
Mary arkadaş canlısı gözükmez ancak iyi kalplidir.Мэри выглядит не очень дружественно, но у нее доброе сердце.
Bu adamım gözün etrafında bir doğum lekesi var.У этого человека родинка сбоку от глаза.
Gözünüz bozulmuş olabilir mi?Возможно, у вас плохое зрение?
Bir şeyi gözümden kaçırmış olmalıyım.Я, наверное, что-то пропустил.
Tom uykusu gelmiş gibi gözüküyor.Фома выглядит так, будто он хочет спать.
Tom'un sol gözü seğirmeye başladı.Левый глаз Тома начал вздрагивать.
Tom'un sağ gözü yine seyirmeye başladı.Правый глаз Тома снова начал вздрагивать.
Sağ gözünü sol gözünden kıskanıyor.Правый глаз ревнует от левого.
Gözünüzü açık tutun.Держите ваши глаза открытыми.
Onun gözüne gözükme.Не попадайся ему на глаза.
Gözüm üzerinde.Я слежу за тобой.
O öz kardeşini gözünü kırpmadan öldürdü.Он без колебаний убил своего брата.
Aşkın gözü mü daha kördür, yoksa paranınki mi?Влюблённые глаза слепые, или всё дело в деньгах?
Anne Sullivan'ın, 1935'te her iki gözüde tamamen kör olmuştu.В 1935 Энн Салливан полностью ослепла.
Tarihte barbar olarak gözükmemiz umurumda değil.Для меня не имеет значения, если история посчитает нас варварами.
Ona göre bu şiirler gözü kapalı yaşadığı yılların ifadesiydi.По его мнению, эти стихи символизировали прожитые с закрытыми глазами годы.
Gözümüz sende."Или мы вышибем вам глаза!».
Sayısal açıdan en kötü durumda olan illerimiz ise Diyarbakır (375) ve Şırnak (383) gözükmektedir.Клянусь Аллахом, в чьей руке находится душа Мухаммада, моя умма разделится на 73 группы.
Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri.Крестовые походы глазами арабов.
Sosyal sistemin oldukça katı olduğu gözükmektedir.Традиционная социальная система довольно сложная.
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.В 15 лет в результате несчастного случая потерял левый глаз.
Diğer yakın gökadaların çoğu, evrenin genişlemesiyle birlikte hareket ediyor gibi gözükmektedir.Большинство других соседних галактик, по всей видимости, движется под воздействием расширения Вселенной.
Tek gözü vardır.Почему нет одного глаза?
Profesörlerinden herhangi biri ya da iş arkadaşları onu etkilemiş gibi gözükmüyordu.Ни один из его друзей или партнёров по работе не говорил об этом.
Soygun ayrıca Bolşevik Merkez'in Avrupa'daki sosyal demokratların gözünden düşmesine neden oldu.Ограбление также ухудшило отношения большевистского центра с европейскими группами социал-демократов.
Sekiz gözü vardır.Имеют 8 глаз.

İlgili Sayfalar