gözü ile cümle
gözü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Battlefield bölümünde Bridagier Lethbridge-Stewart Doctor Who'da son kez gözükür.Fue la última aparición del Brigadier Lethbridge-Stewart en Doctor Who.
Fakat son saniyede gözünü kırpar.Sus ojos miran el Final.
Bir gözü yeşil, diğer gözü mavi renktedir.Uno de sus ojos es azul, y el otro es verde.
Call of Duty: Modern Warfare 3'de de gözüktü.Call of Duty: Modern Warfare 3 (en inglés).
Karen Mildred Gözüpek|Karen "K" Mildred Gözüpek - Ajan K'dır.Karen Mildred "K" Daring (voz de Kath Soucie) - El agente K se parece a Emma Peel.
Ve gözünü kan bürümüş adamları...Dónde estás con tus ojos celestes.
WCW'nin gözü, artık Bret Hart'ta idi.Fort Wingate es restablecido en Ojo del Oso.
'Gözün Hikâyesi' okuduğum bütün aykırı kitapların en aykırısıdır." demektedir.Él declara , ""Padre Rico, Padre Pobre" es uno de los libros financieros más estúpidos que he leído.
Uygulanabilirliği mümkün gözükmemektedir.Pero la gente no parece verlo factible.
Doğumgünü boyunca, gözü morarmış bir Spike, Buffy'i sıkıştırmaya çalışır.Allí, un grupo chicos molesta a Buffy.
Bu olay, Fransız Devrimi'ne giden yolda, halkın gözündeki monarşinin kokuşmuşluğu inancını pekiştirdi.Significa que nuestra transición de la monarquía a la democracia es difícil.
O yar gözün Kim görüp o yar gözün?¿O es que tu mente hacia otro lado mira?
Tom'un gözü karardı ve Mary'ye vurdu.Tom perse la testa e colpì Mary.
Gözünü seveyim, lütfen ona karşı kibar ol.Per l'amor del cielo, sii gentile con lui.
Bazı Japonlar ülkelerinin yabancıların gözünde nasıl göründüğü hakkında endişeli.Alcuni giapponesi si preoccupano di come il loro paese appaia agli occhi degli stranieri.
Gözümüz sende."Quello che guardi".
Ilk olarak teleskoplarda kullanılan dedektör insan gözüydü.Inizialmente, il sensore usato nei telescopi era l'occhio umano.
Bundan dolayıda 7.26’ da bir tane küçük pik gözükür.Egli aveva sette corna e sette occhi" (5,6).
Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri.Le Crociate viste dagli arabi.
Bu çölün daha kuzeyinde bulunan Mojave Çölü'nde ise sadece tek bir yağışlı mevsim gözümlenir.Il deserto del Mojave, che è situato più a nord, ha solo la stagione invernale delle piogge.
Will & Grace'te Will rolü için elemelere katılmış, ancak "too straight" gözüktüğü için elenmiştir.Venne considerato per il ruolo di Will nella sitcom Will & Grace, ma escluso per essere «troppo etero».
Gözünü aç.Chiudi gli ochi.
Tom gözlerini açık tutabilsin diye gözüne özel lens yerleştirildi.Karl si rimuove un occhio per mettere al suo posto l'Occhio.
Bazen üç eli, üç ayağı ve üç gözü vardır: Biri önde, ikisi arkada.Possiedono tre aureole: una sulla testa e due sulle gambe.
O bir çift göz ve yüzden başka bir şeyi gözüm görmüyordu.Ha socchiuso un occhio e non ha visto altro che oscurità.
Dayanamadım; açtım ağzımı, yumdum gözümü.Mi potevo svegliare, aprire gli occhi, ascoltare...
Seleukoslar, zayıflamaktaymış gibi gözüküyorlardı.Le due donne notarono che sembrava nervoso.
VII. Kleopatra, Sezar'ın gözüne girme konusunda daha başarılı olmuş ve onun aşkını kazanmıştır.Cleopatra riuscì a guadagnarsi il favore di Cesare e divenne sua amante.
Helis, 2003'ten bu yana internette sıklıkla "Tanrı'nın gözü" olarak anılır.La nebulosa Elica viene spesso chiamata l'Occhio di Dio, a partire almeno dal 2003.
Bu anlatı pek tutarlı gözükmüyor.Nulla sembra disturbare questo idillio.
Lacivert renk, elektromanyetik tayf'ın insan gözüyle görülebilen renklerinden biridir.Il colore marrone è una variante di uno dei colori dello spettro che l'uomo riesce a vedere (arancione).
Yine bir bölümde gözükmüştür.Cybertron tarzı ambulansa dönüşür.Ricompare in Transformers: La caduta di Cybertron.
Ben üzerime düşeni yaptım gözümdeki çöpü çıkarttım.Così ho fissato i miei occhi su questo e l'ho resa la mia missione nella vita.
Şawla aldı dünya yüzün, yuhlağanımız taman. Gözüng aç, dört yakğa qara!Oggi ti portano la pace dal fucile! (…) Sezione, alzati, scala le montagne.
Şarkının orijinal videosunda Jackson bir hapishanede şarkıyı söylerken gözükmektedir.Il video originale, mostrava Jackson che cantava in una prigione degli Stati Uniti.
Diğer yakın gökadaların çoğu, evrenin genişlemesiyle birlikte hareket ediyor gibi gözükmektedir.Inoltre, molte galassie si muovono con l'espandersi dell'universo.
Sanki hiç kullanılmamış gibi, ihtiyaç duyulandan çok daha büyük gibi gözüküyor her şey.L'Umanità ha bisogno di me, ora più che mai.
Artık hayat ona anlamsız ve gereksiz gözükmektedir.La sua vita le pare monotona e senza scopo.
Gözümün önünde adeta bir Messi kopyası gördüm.Davanti agli occhi è presente una macchia dorata.
WWE Legends of Wrestlemania'da gözüktü.È il seguito di Legends of Wrestling II.
Bir gözü yeşil, diğer gözü mavi renktedir.Uno dei suoi occhi è blu, e l'altro è verde.
Ayrıca Ring of Honor (ROH) federasyonunda bir maç için gözüktü.Quel mese ha anche lottato un match per la Ring of Honor.
Ayrıca insan gözünün net olarak göremeyeceği şekilde hızlı hareket edebilirler.Inoltre possono raggiungere una velocità tale che il loro movimento non viene percepito dall'occhio umano.
Çok sayıda dergide bu hikâyeleri gözüktü, mesela Atlantic Monthly.Collaborò con numerose riviste, tra le quali Harper's Magazine, The Atlantic Monthly.
Sürgünlere sarmal olarak dizilmiş olan tomurcuklar önceleri gözükmez.Dove ci sono le prede non mancano ovviamente i predatori.
O yar gözün Kim görüp o yar gözün?Chi ha pensato al teschio fiammeggiante?
Uzun saçlıdır ve sağ gözünde bir göz bandı vardır.Ha capelli lunghi celesti con un ciuffo sull'occhio destro.
Burada, yeşil bir mayo giymiştir ve gözünde kırmızı çerçeveli bir gözlüğü vardır.Ha una miopia estrema e per questo porta degli occhiali rossi molto spessi.
Bütün bölümlerde gözükmez.Non compare in tutti i soggetti.
Güzelin en can alıcı unsurları kaşı ve gözüdür.Le parti più belle di quest'opera sono sicuramente il volto della Vergine e le mani.
Herkesin gözü önünde ona cop soktular.Uno di questi, però, le mette le mani addosso davanti a tutti.
O sırada Anya gözükür.Alla fine arriva mamma.
(Seslendirme : Ali Hekimoğlu) Ben 10: Zamana Karşı Yarış filminde gözükmüştür...È anche apparsa nel film tv Ben 10: corsa contro il tempo.
Romanın bir yerinde Sawyerların aile portresi gözükür.Nella Casa Gianoli sono visibili gli affreschi coi ritratti dei membri della famiglia.
Bu uğurda her şeyi yapmaya hazır gözükmektedir.Comunque, sembra sforzarsi per raggiungere questo obiettivo.
Bir aksiyon sahnesinde Harrison Ford onu gözünün kenarından yaralandı.Durante tale evento, Veronica verrà ferita alla spalla sinistra.
Onun renkli bir gözü var.Ha gli occhi di colore diverso.
Sonradan gözü zarar görmesini önleyebilmek amacıyla Koruma gözlüğü takmaya başladı.Dopo questo evento inizierà a portare gli occhiali da vista.
Hifema; gözün ön kamarısında kan çökmesi anlamına gelir.Con il termine ifema viene indicata una raccolta di sangue nella camera anteriore dell'occhio.
Yer alması planlanan Steve Lukather ve Brian May gibi katılımcılar da gözükmedi.Altri previsti in scaletta hanno invece declinato l'invito, ad esempio Steve Lukather e Brian May.