gözü ile cümle
gözü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Siz şimdi gözünüz göre göre büyüye mi kapılıyorsunuz?Then why are you taken in by magic seeingly?"
O halde, dediler, onu hemen insanların gözü önüne getirin. Belki şahitlik ederler."Bring him before the people," they said, "that they may bear witness."
Yoksa biz melekleri onların gözü önünde kız olarak mı yarattık?Or did We make the angels females, and they witnessed it?
Allah'a yönelen her kula gönül gözünü açmak ve ibret vermek için (bütün bunları yaptık).As instruction and reminder to every penitent creature.
Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.Neither did sight falter nor exceed the bounds.
Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Artık gözünüzü açın! Ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır,Never so, for when life withdraws into the clavicula,
Ve Musa elini koynundan çıkarıverdi, eli bembeyaz olmuş, bakanların gözünü kamaştırıyordu.And he drew forth his hand, and behold, it looked white to those who beheld it.
Açın gözünüzü, Allah'ın vaadi muhakkak ki, haktır, gerçektir.Remember, the promise of God is true.
Açın gözünüzü! Allah'ın dostları üzerine ne korku vardır, ne de onlar mahzun olurlar.Remember, there is neither fear nor regret for the friends of God.
Açın gözünüzü! Göklerde kim var, yerde kim varsa hep Allah'ındır.Remember, whosoever is in the heavens and the earth belongs to God.
"Ye, iç, gözün aydın olsun.Eat and drink, and be at peace.
Kitaptan ilmi olan kimse ise, "Gözünü açıp kapamadan, ben onu sana getiririm" dedi.But one who had knowledge of the letter, said: "I will bring it to you in the twinkling of an eye."
Firavun'un karısı (sepetin içinden çocuk çıkınca kocasına), "İkimizin de gözü aydın!The Pharaoh's wife said: "He will be a comfort to me and to you. Do not kill him.
Bunlar, Allah'a yönelen her kula gönül gözünü açmak ve ona ibret vermek içindir.As instruction and reminder to every penitent creature.
(Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.Neither did sight falter nor exceed the bounds.
Gözünü döndür de bak, bir bozukluk görüyor musun?Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Sonra gözünü tekrar tekrar döndür (bak).Turn your eyes again and again.
Onlar o cehennemin gözünden kaçamazlar.And will not be removed from it.
Sonra, yemin olsun ki, cehennemi yakin gözüyle göreceksiniz.Then you will see it with the eye of certainty.
Gözünüzü açın, bunlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin şuurları yok, farkında değiller.Yet they are surely mischief-mongers, even though they do not know.
Onu gözümüz gibi koruyacağımıza kesin söz veriyoruz.!”We shall take care of him."
Gözüm görmesin seni buralarda!”So go away for a while from me."
“Durun!” dedi, ailesine: “Bir ateş ilişti gözüme.I have seen a fire.
Ama hüküm kendilerinden yana gözükmeye görsün, tam bir itaat içinde koşa koşa gelirler.Had right been on their side they would have come to him submissively.
Peygamberin gözü kaymadı, şaşmadı, aşmadı da.Neither did sight falter nor exceed the bounds.
"Ye, iç ve gözün aydın olsun.Eat and drink, and be at peace.
Gözümün önünde yetişesin diye sana sevgimi yağdırmıştım."We bestowed Our love on you that you may be reared under Our eyes.
Böylece, gözü aydınlansın ve üzülmesin diye seni annene geri döndürmüştük.We thus brought you back to your mother that her heart may be cheered, and she may not grieve.
Firavun'un karısı, "Gözümüz aydın olsun.The Pharaoh's wife said: "He will be a comfort to me and to you.
Yoksa melekleri, onların gözü önünde dişi olarak mı yarattık?Or did We make the angels females, and they witnessed it?
Hem de gözü önünde çocuklar...And sons always present by his side,
Gözün kamaştığı,Yet when the eyes are dazzled,
Zaten, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.Then you will see it with the eye of certainty.
De ki: Körle gözü açık kişi bir olur mu hiç? Ne diye hala düşünmezsiniz?So do you not think?”
Gözünüzü açın, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır! Gözünüzü açın, Allah'ın vaadi haktır!Pay heed! Indeed everything that is in the heavens and the earth belongs only to Allah; pay heed!
Gözünüzü açın!Pay heed!
Böyleleri, inanan ve gönülleri Allah'ın zikriyle/Kur'an'ıyla tatmin bulan kişilerdir. Gözünüzü açın!“Those who accepted faith and whose hearts gain solace from the remembrance of Allah; pay heed!
Toplumuna şöyle dedi: "Gözünüz göre göre şu iğrençliği yapıyorsunuz ha!"You stoop to the shameful whereas you can see?”
Gözünüzü açıp kendinize gelin!Pay heed!
Hepsi, belirlenmiş bir süreye kadar akar gider. Gözünüzü açın; Azîz'dir O, Gaffâr'dır.He only is the Most Honourable, the Oft Forgiving.
Açın gözünüzü!Pay heed!
Şöyle bir uzun müddet benden uzak dur. Gözüm görmesin seni buralarda!”If you do not desist, I will certainly stone you, and keep no relation with me for a long while.”
Gözümün önünde yetiştirilmen için, Kendim'den sana bir sevgi yönelttim."And I loaded on thee love from Me, and to be formed in My sight,
Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."And I loaded on thee love from Me, and to be formed in My sight,
Gözünüzü açın, Allah'ın vaadi haktır! Ama onların çokları bilmiyorlar.Why, surely God's promise is true; but the most of them have no knowledge
Hani, bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Bekleyin! Gözüme bir ateş ilişti.When he saw a fire, and said to his family, 'Tarry you here; I observe a fire.
Açın gözünüzü, Allah'ın vaadi muhakkak ki, haktır, gerçektir. Lâkin onların çoğu bunu bilmezler.Why, surely God's promise is true; but the most of them have no knowledge
Firavun'un karısı, "Gözümüz aydın olsun. Onu öldürme.Said Pharaoh's wife, 'He will be a comfort to me and thee.
Artık gözünüzü açın!By no means!
Böylece seni tekrar annene verdik ki, gözü aydın olsun da kederlenmesin.So We restored you to your mother, that she might cool her eyes and she should not grieve.
Bunun üzerine kendisine şöyle vahyettik: "Gözümüzün önünde ve vahyimize uygun olarak gemiyi yap.So We inspired him (saying): "Construct the ship under Our Eyes and under Our Revelation (guidance).
Şimdi benim şu gömleğimi götürün, babamın yüzüne koyun da gözü açılsın.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
"Bu gömleğimle gidin de, babamın yüzüne sürün. Gözü (yine) görür hale gelir.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
Müjdeci gelip de onu (gömleği) onun yüzüne sürdüğü zaman, gözü görür olarak (sağlığına) dönüverdi.Then, when the bearer of good news arrived, he laid it over his face, and he regained his sight.
Andolsun ki gafletteydin bundan, derken perdeyi kaldırdık gözünden, artık gözün keskin bugün.“You were in neglect of this, so We lifted your screen from you, and your vision today is keen.”
"Şu gömleğimi götürün, babamın yüzü üstüne koyun ki, gözü görür hale gelsin.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
Gözünüzü açın! Gönüller yalnız Allah'ın zikriyle/Kur'an'la tatmin bulur.Surely, it is in the remembrance of God that hearts find comfort.”
Alın şu gömleğimi götürün de babamın yüzüne sürün, gözü açılır.“Take this shirt of mine, and lay it over my father’s face, and he will recover his sight.
Fakat ne zaman ki, gerçekten müjdeci geldi, gömleği Yakub'un yüzüne koydu, hemen gözü açıldı.Then, when the bearer of good news arrived, he laid it over his face, and he regained his sight.