gözü ile cümle

gözü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kilolu değildi, tersine oldukça iyi gözüküyordu.And he wasn't overweight, he was in very good physical shape.
Sonuç olarak, bana gayet normal gözükmüştü -- ama ben ne bilirim ki?Anyway, he seemed completely normal to me, but what did I know?
Bana normal gibi gözüken bir şeyler söylediğinde, örneğin çocuk suçlarına hayır dedi.Whenever he said anything to me that was kind of normal --
Bu doğrunun denklemi nedir? Bunu gözümüzde canlandırmaya çalışalım.Let's just try to visualize this.
Yani doğru buna yakın bir şekilde gözükecek.So the line will looks something like that.
Vulcan ise dehşete düşmüş, tehlikeli gözüküyor.Vulcan looks horrified and dangerous.
Sağdan ikinci adama bakalım, hayrete düşmüş gözüküyor, ifadesi abartılı.Look at the man who is second from the right. He looks astonished, I mean he's really absurd.
Gayet iyi gözüküyorlar.They look good.
Bu sayıların ikisi de 25 ile bölünebilir gibi gözüküyor.Both of these numbers seem divisible by 25.
Bu en sade hali gibi gözüküyor.So that looks about as simple as we can get it.
- Aslında eğlenceli gözüküyor.. Neredeyse ben de denemek isteyeceğimIt actually looks fun. I almost want to try it.
- Çek şunu gözümün önünden!- (sets knife) - Get that away from me.
Yemek odası şöyle gözüktü.The dining room looked like this.
Yani en yüksek enerjili elektron, şöyle gözükür, biliyorsunuz - Bilmiyorum.So it's highest energy electron, so, you know, it'll look-- I don't know.
Vajina Monologları'nı durdurmak istedim çünkü gözüm korkmuştu.And I wanted to stop doing the "Vagina Monologues," because it felt too daunting.
Bugün Roma dünyasına dört kız kardeşin gözünden bakacağız.Today, we're going to look at the world of Rome through the eyes of a young girl.
Gelecekteki eşinden çok onun babasının gözüne girmeye çalışıyor gibi.He seems to be wooing not his future wife, but her dad.
Bu sayede baktığınızda arkadan nasıl gözüktüğünüzü ya da tüm çevrenizi görebilirsiniz.So you can see what you look like from the back or all the way around, as you look.
Siz derinliklere giderken sizin gözünüz ve kulağınız oluyor.It becomes your eyes and ears as you venture into the deep.
Adı Jim, Jim Smith. Ve bu şekilde gözüküyordu.This guy is called Jim, Jim Smith, and he looked like this.
Ama tüm nokta şu ki mutasyonlar tatmin edici birey çeşitliliği kaynakları olarak gözükmüyorlar.But the whole point is that mutations don't seem to be a satisfying source of variation.
Fenotipim ise saçımın gerçekte nasıl gözüktüğü.My phenotype is what my hair really looks like.
Sahneye çıkacaksın, bardaki herkesin gözü üzerinde olacak.You'll be up on stage, in full view of the entire bar.
Böylece gözün Ramone ve adamlarının üzerinde olur.You can keep an eye on Ramone and his goons.
Öyle gözüküyor ki, yaşam bizle veya bizsiz devam edecek.life will go on.
Niye? Rüyamda biri bana sarýlýyormuţ gibi uyuyorum... ...ama bir açýyorum gözümü, kimse yok.I have actually been sleeping well for the last two days, but I don't wake up that well
Bir de bir insanýn gözünün içine bakýp... ...ustalýkla yalan söylemek.Like what
Ben de parmaklarımla gözümü büyütmeye çalıştım.So I tried to make my eyes bigger with my fingers.
Ben de böyle yaparak gözümü büyütmeye çalıştım.So I tried to make my eyes bigger with this gesture.
Gözün onlarda olsun !Take it and keep an eye on them!
Nusha, "gözü yükseklerde" demek.Now, the nusha means the high.
Gözünüze giren ışıktan kaçınabilirseniz, ritmi değiştirebilirsiniz.You can change the rhythm, if you get out of the lights.
Geriye kaykılmış, biraz kibirli gözüküyor.But he's leaning back. That beard juts out. There's a kind of arrogance. >> Dr. Harris:
Şişeyi gözünüzde canlandırın.The cervix is the opening to the uterus.
Seçtikleri arabalar içi boşaltılmış polis arabaları gibi gözükmüyordu.The cars they picked didn't look like ex-cop cars that were hollowed out or something.
Bu, gözümün önündeki gerçek ve güvenilir bilgi sayesinde kahvemi rahatça bitirebilirim.And so it's reliable, real data that's right in my face, where I am, so I can finish the latte.
Hiperbol böyle bir şey. Böyle gözüküyor.So, that's one and that's the other asymptote. then the hyperbola will look something like this.
Biraz karışık gibi gözükebilir, dikkat hatası yapmamaya dikkat etmek gerekiyor. .And this just can get hairy, so I really hope I don't make any careless mistakes.
Bu biraz karışık gözüküyor.This really is quite hairy.
Günümüzde bize hiç de tuhaf gibi gözükmüyor, değil mi?It doesn't look so outrageous to us now, does it?
Aslında o da pek narin gözükmüyor.Actually she looks pretty ungainly herself.
Balerin figürlerinin hantallıkları ve zerafetten uzak davranışları gözüme batıyor.The notion of the ungainliness is so clear when you look for it.
Kendimden emin gözüksem de korkuyordum.Even though I present confident, I was scared.
Burada mürekkebi fazla kaçırmışım gibi gözüküyor.It looks like I ran out of ink right there.
Örneğin, bunların kaçı kahverengi gözü ve büyük dişi sergileyecek?For example, how many of these are going to exhibit brown eyes and big teeth?
O zamanlar, bu CDO'lar yüksek getiriler sağlayan müthiş yatırım araçları olarak gözüküyordu.And all of these CDOs looked like these great high yielding instruments.
Benim gözüm senden baţkasýný görüyor mu ki?My eyes aren't see anyone except you.
Ama bir adam gözümün önünde öldü.But a man just died.
İthal gibi gözüküyor!It looks like an import!
Kız gözümüzün önünde, o yüzden acele etme.She's in front of us, so don't rush it.
Böyle gözükebilir ama yemek yapma yeteneği hiç de kötü değil.He may look that way, but his cooking abilities aren't bad at all.
Eun Jo bile geleceği hakkında kaygılı gözüküyor.Is that what you mean? o?
Bu gerçekten çok önemli bir iş gibi gözüküyor.It seems to be really important work.
Babasının durumu pek iyi gözükmüyor.His father's condition does noto be good.
Bu aralar çok yorgun gözüküyordun bu yüzden seni şımartmalıyım.You seem tired these days so I have to pamper you.
Ama, Seung Jo bunu düşünmüyor gibi gözüküyordu.But still, it seems Seung Jo wasn't thinking about it at all.
Buna Muir Ağı diyoruz ve yakından baktığınızda böyle gözüküyor.We call this the Muir Web. And if you zoom in on it it looks like this.
Zaten su anda ne oldugumuz gozukuyor, hepimizin o zamanIt's already showing if we are then we will all have
"Lütfen bu işi yüzüme gözüme bulaştırmama izin verme.'Please, don't let me screw up.
"Eyvah," dedi, "Durum hiç de iyi gözükmüyor.""Uh oh," he said, "This doesn't look so good." (Laughter)

İlgili Sayfalar