Ana içeriğe geç
Sözlük

göv ile cümle

göv kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Kısa bacakları üzerindeki fıçı şeklindeki gövdesi hemen hemen çıplaktır.Передньоспинка в рідких волосках, майже, гола.
Gövde genel olarak çatallanma göstermez, dallar gövdeye çevrel olarak dizilmiştir.Татуювання не видаляється повністю, на його місці залишаються шрами.
1935 yılında Kızıl Ordu, T-27'leri Tupolev TB-3 uçaklarının gövde altında taşımak için denemelerde bulundu.У 1935 на маневрах Т-27 вперше були доставлені повітрям літаками ТБ-3.
Dış sur üzerinde bulunan kule kare gövdelidir.Башта має квадратну форму, її верхня частина розміщена на мурі.
Tepe noktası göğü, semavi tanrıları ve gök cisimlerini; gövdesi ise faniler âlemini temsil eder.On vystupuje od země k nebi a zase znova sestupuje z nebe na zemi a přijímá sílu věcí hořeních i doleních.
Gemilerin en önemli benzerlikleri gövdeleridir.Jaké lodi jsou nejbezpečnější?
Kadın gövdesinin alt bölümünün sagittal kesimi, sağ segment.Sagitální řez dolní částí ženského trupu, pravý segment.
Gövdeleri basit veya dallanmıştır.Kořeny bývají korálovité nebo hnízdovité.
Gövdeleri dik, kuvvetli, sert ve boyuna olukludur.Tělo je zavalité a mohutné, bočně zploštělé.
Gövdeleri daha iridir, sapları da daha uzun ve daha kalındır.Polednice blíž se plíží, blíž - a již je v zápětí.
F1, karbon fiber monokok gövde kullanan ilk üretim otomobili olmuştur.F1 bylo prvním sériovým vozem které mělo monokok z uhlíkových vláken.
Gövdesi beş renk seçeneğine sahiptir.Mobil je dostupný v pěti barevných variantách.
Yeşil gövdelidir.Zelená hniloba.
İsim ya da fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan başka isim ya da fiil türeten eklerdir.Tvoří se buď z přídavných jmen přidáním pádových koncovek, anebo mají svoji vlastní neodvozenou podobu.
Valentine tankının gövdesi bu büyüklükte bir topu taşıyacak tareti taşıyamazdı.Podle jejich názoru dřevěná raketa nemohla udělit míči tak vysokou rychlost.
Boru şeklindeki gövdesi düşük derece çelikten üretilmiştir.Trup je zhotoven z nízkomagnetické oceli.
Bu vücut tipinde karın bacaklardan çok, gövde ve karın bölgesinde bir yağlanma şekliyle kendini gösterir.Má k nim tak blízko jak jen může v těle z masa a kostí.
Kafası ve gövdesi sergilendi.Hlavu a tělo drží zpříma.
Küçük yuvarlak gövdeleri vardır.Jsou zde malé opuštěné kamenolomy.
Bitkilerin gövdeleri, özellikle kuruyunca içleri boşalır.Při skladování plody vadnou, zvláště pokud jsou podtržené.
Teresia fildişlerini Tina'nın başının ve gövdesinin önünün altına koyarak onu kaldırmaya çalışmıştır.Teresia pak podepřela Tininu hlavu svými kly a snažila se ji znovu zvednout.
Ön plaka kenarları yuvarlatılmıştı ve arka gövde de biraz yuvarlaktı.Přední kryt měl zakulacené rohy a hrany, zadní kryt byl také trochu zakulacen.
Gövde uzadıkça da yeni çiçekler açar.Po odstranění odkvetlých květů rostou nové květy.
Gövdesi yaşlandıkça olgunlaşır.Neleká mne jen, že tělo zestárlo.
Mayın genellikle ağaç gövdesine monte edilir.Obvykle je vyrýváno na kůru stromů.
Bu yüzden gövdeye değil kafaya her zamanki gibi.Tedy přesně naopak než bývá zvykem.
Gövdeye bağlandığı yerde daralan yan yüzgeçler hemen hemen üçgen şeklindedir.Tvar staplu vedle sebe uložených vláken bývá téměř trojúhelníkový.
Surface Pro 3, cihazın arkasına gri mat bir bitiş veren magnezyum alaşımından yapılmış bir gövdeye sahiptir.Surface Pro 3 má tělo vyrobeno z magnézia, které mu dodává šedý matný povrch.
Bunu sağlamak için silah istasyonları gövdenin içine saklanmıştır.Ukryje si na strategických místech stanice pušky, kdyby je potřeboval.
İngilizler uzun yapılı gövdeye takılan tareti beğenmiyordu.Navíc se jim nelíbila rostoucí anglická vojenská chabost.
Disk: Diskin gövdesi ağaçtan veya diğer uygun materyalden yapılır.Principem intarzie je dekorativní vykládání dřeva jiným dřevem nebo jiným kontrastním materiálem.
Diğer büyük kedilere göre uzun gövdesine göre daha kısa bacaklara sahiptir.Hlavní rozdíl mezi nám a jinými švýcarskými honiči je ten, že má velmi krátké nohy.
Ancak gövdenin kurumasına izin verilmesi durumunda gemi tamamen dağılabilirdi.Při snaze dostat ji zpět na moře pak byla loď zcela zničena.
Kedifemsi bir kürkü ve silindirik gövdesi vardır.Existuje obličejový i tělový peeling.
Sınıfını ilk gemisidir. USS Gerald R. Ford, CVN-78 gövde numarasına sahiptir.Ford (CVN-78) — letadlová loď třídy Gerald R.
Douglas X-3 Stiletto, uzun burunlu ve geniş gövdeli deneysel jet uçak.Douglas X-3 Stiletto byl experimentální americký letoun.
Gövdeye yerleştrilmiş kol üzerinde bir tambur, tamburun üzerinde ise kepçeler yer almaktadır.Deasupra pereților de lângă naos se deschide o boltă în formă de leagăn întors (berceau).
Ölü hayvanların gövdelerinden beslenirler.Aceștia se hrănesc din cadavrele de animale.
Bunların gövdesi kısadır.Domnia lui a fost însă de scurtă durată.
Gövde içindeki iki asansör, ziyaretçileri küreye 40 saniyede çıkarabilmektedir.În interiorul turnului există un lift care duce vizitatorii în 40 de secunde până la puntea de observație.
Palmiyeler konik gövdelidirler.Ei sunt neobișnuit de palizi.
Dışarıdan içeriye, gövdeye hareket ederler.El pare să plângă din interior.
Aracın gövdesi fiberglastan yapılmaydı.Corpul acestora este realizat din fibră de sticlă.
Gövdesi eklemlidir.Pridvorul este adăugat.
Bu sayede polinatörün gövdesine yapışan polliniumu başka bir çiçeğin stigmasına taşır.Polenul este transport de insectă pe stigmatul altei flori.
Bu formlar kürk rengi ve kalınlıkları, gövde boyutları ve kafatası şekilleri ile ayırt edilirler.Aceste subspecii diferă prin culoarea și grosimea blănii, mărimea corpului și forma craniului.
Ancak Forcipulatida takımı üyelerinin gövdeleri daha güçlü bir yapıya sahiptir.Fanii formației au un motiv în plus de bucurie.
Çarpışmanın etkisiyle aracın lastikleri ve gövdeden parçalar koptu.Din păcate, greutatea trenului a rupt șinele.
Bu bölüme küp ya da gövde de denir.Pentru ei este o jignire să numești acest kirpan pumnal sau cuțit.
Gövde kabuğu gridir.Pielea este pigmentată, gri.
Eliptik bir ojiv genellikle ojiv boyunun gövde çapına oranına göre tanımlanmaktadır.Păianjenii săritori sunt de obicei recunoscuți după modelul ochilor lor.
Tankların büyük çoğunluğunda en azından bir gövde makineli tüfeği bırakılmıştır.Majoritatea tancurilor au avut o mitralieră pe turelă.
M60A2'lerin çoğu M60A3'e çevrildi ya da gövdeleri köprücü tanklara çevrildi.Majoritatea tancurilor din varianta M60A2 au fost transformate în M60A3, versiunea finală a tancului M60.
Bu gövdenin sadece bir bağlantı noktası olduğu anlamına gelir.Din păcate legătura nu are decât un singur sens.
Hem başlık hem de gövde imzaya katkıda bulunur.La om și primate are rol și în fonație.
Davul derisi gövdenin ya bir yüzüne ya da her iki yüzüne birden gerilir.În consecință, jucătorii și antrenorii lui îl ating cu o mână sau cu ambele atunci când trec pe sub el.
Gövdesi pars, kafası ayı şeklindedir.Se remarcă frumoasele console în forma capului de cal.
Bütün omurgalılarda, iskeletin gövde kısmının esası omurgadır.Nu la toate vertebratele se întâlnește acest fenomen de ascensiune a măduvei spinării.
Gövde bir ağacın ana parçasıdır.Trunchiul este principala parte a unui copac.
Gövde bir ağacın ana parçasıdır.Trunchiul este partea principală a unui copac.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod