Gövdeleri ağır ve tıknazdır ve büyük bir sırt yüzgeçlerine sahiplerdir.Lehetnek inlayek (betétek), onlayek (kiterjesztett betétek) és overlayek (borító-betétek).
Ancak gövde kısmında radyatör için yer yoktu.A rádiólokátornak már nem maradt hely.
Rastgele 3B gövdeler çoğunlukla direk analiz için fazla karmaşıktır.3D testek analízise gyakran elég komplikált feladat.
Gövde tamamen vajina içerisinde olmalıdır.A fej teljesen a teknőn belül van.
Merkür Güneş Sistemindeki dört yerbenzeri gezegenden biridir ve Dünya gibi kayalık gövdesidir.A Merkúr a Naprendszer négy Föld-típusú bolygójának egyike, és a Földhöz hasonlóan kőzetekből épül fel.
Farklı olarak ek gövde yakıt tankına sahiptir.Rövidesen a tanknak üzemanyagra lesz szüksége.
Gövdesi çok uzundur, bitkinin ağırlığını çekemeyecek inceliktedir.Bőre olyan vastag, hogy meg sem érzi a termeszkatonák harapását.
Orantılı cücelikte ise hem ekstremite hem de gövde olağan dışı derecede küçüktür.Az emberfeletti és az állatias is egyaránt igen ritka.
İlk olarak 1969'da görülmüştür, geniş kargo rampası ile birlikte arka gövdede değişiklikler olmuştur.1969-ben mutatták be először, módosított raktérrel és nagyobb rámpával.
Gövdesi aynı zamanda Lockheed P-3 Orion deniz devriye uçağı için temel olarak kullanılmıştır.A típus továbbfejlesztéséből jött létre a P–3 Orion tengerészeti felderítő repülőgép.
Gövde tüyleri genel olarak tüm türlerde beyazdır ve uçarken kanatlarda siyah tüyler görünür.Mindegyik fajnál a tollazat főleg fehér színű; repülés közben a szárnyakon jól látszik a fekete szegély.
Kemik gövdesinin ortasındaki kanalda sarı kemik iliği bulunur.A középső csőszerű szakaszban sárga csontvelő található.
Gövdesinin üçte ikisi kadar da kuyrukları vardır.Farkát kétharmadára csonkolják.
Yaşlı gövdelerin uzunlamasına çatlaklı boz renkli kabukları vardır.Az idősebb fák vastag vörösbarna kérgét mély repedések tagolják.
İsa’nın gövdesinin yalnızca bir hayalet olduğunu öne sürmüş ve yeniden diriliş düşüncesini reddetmiştir.Mivel Jézus szellem-lényként támadt fel, szellemként is fog visszatérni.
Bu familyaya ait kuşların genelde kuyrukları gövdelerinden daha uzundur.Ennek a fajnak a nősténye általában nagyobb méretű, mint a hímje.
Kollar gövdeden çok belirgin olarak ayrılır.Feje élesen elkülönül a testétől.
Ön Gövde: Üç baş boyu.Utódlap: Háromszék.
Son derece zarif bünyeli ancak dolgun gövdeli şarap verir.Szőlőhegye jó bort adna, de felette sovány.
Gövdesi çok sağlam bir zırhla kaplanmıştır.Testüket kemény páncél fedi.
Gövde, ağacın kereste üretimi için en önemli bölümüdür.A nagyolvasztó a nyersvasgyártás legelterjedtebb kemencetípusa.
Aynı gövdenin dalları, Aynı ışıklarda Göz; Bu bizim birliğimizin gücüdür!Olemme oksia samassa rungossa, silmissämme loistaa sama tuli: Tämä on ykseytemme voima!
Gövde içindeki iki asansör, ziyaretçileri küreye 40 saniyede çıkarabilmektedir.Hissit tuovat vierailijat 40 sekunnissa alhaalta ylätasanteelle.
Dar gövdeli uçakYlisooninen lentokone
Gövdesi, önceki iki nesilden tamamen farklıdır.Tyyliltään albumi eroaa täydellisesti kahdesta edeltäneestä.
Ana gövdenin dibinden birçok yan gövde çıkar.Päälinnasta on jäljellä joitakin graniittisia muurinpätkiä.
Douglas X-3 Stiletto, uzun burunlu ve geniş gövdeli deneysel jet uçak.Douglas X-3 Stiletto, hitaaksi ja lento-ominaisuuksiltaan hankalaksi todettu nopeuskoekone.
Gövdenin koyu rengi güneşten ısı emmesine yardımcı olur.Tumma yleissävy auttaa perhosta keräämään auringon lämpöä.
Sürücü gövdenin ön solunda oturur ve kapağın üstünde oturulacak yer sağlanmıştır, soldan açılır.Kuljettajan istuin oli auton keskilinjalla ja toinen istuin tämän vasemmalla puolella alhaalla.
Merkür Güneş Sistemindeki dört yerbenzeri gezegenden biridir ve Dünya gibi kayalık gövdesidir.Mars on aurinkokunnan neljäs planeetta Auringosta lukien, ja Maan tavoin kiviplaneetta.
Gövdenin ince tutulması helikopterin isabet alma ihtimalini azaltacaktı.Leveä hattu olisi vaikeuttanut kranaatin heittoa.
Gövdesinde waffle vardır.Räystäissä on gargoileja.
Yaban domuzlarının uçak gövdesine saldırılarının ardından Jack uçağı yakmaları gerektiğine karar verir.Kun villisiat tonkivat ruumiita täynnä olevaa lentokoneen runkoa, Jack päättää, että se tulisi polttaa.
Geminin gövdesi 31 Mayıs 1911'da suya indirildi ve tamamlanması için bir yıl daha gerekti.Alus laskettiin vesille 31. tammikuuta 1919 ja se valmistui vielä samana vuonna.
Fender firması, Stratocaster ve Telecaster modelleri ile bu tip gövde yapımına katkıda bulunmuştur.Mallistolle tyypillistä oli sekoittaa muotoiluja sekä Stratocasterista että Telecasterista.
Kollar gövdeye omuz kemeri ile bağlanmıştır.Jänne kiinnittää lihaksen luihin.
Yukarı Gövher ağa Camiisi (az.Yläkaarikäytävän luupuutos (engl.
Kola bir keresinde gövdeyeçarptı.Autolla ajettiin pisteille vain kerran.
İlk yıl bir yaprak rozeti, ikinci yıl ise bir gövde meydana getirir.Ensimmäisenä vuonna se kasvattaa matalan lehtiruusukkeen, toisena vuonna pystyn kukkavarren.
Aynı gövdenin dalları, Aynı ışıklarda Göz; Bu bizim birliğimizin gücüdür!Κλαδιά του ίδιου κορμού, Μάτια στο ίδιο φως· Αυτή είναι η δύναμη της ενότητάς μας!
Gövdesi beş renk seçeneğine sahiptir.Ο υπολογιστής δίνει 5 χαρακτηριστικά σε 5 χρώματα.
Kafa, mesosoma ve metasoma ya da gaster, üç ayrı gövde kısmıdır.Το κεφάλι, το μεσόσωμα και το μετάσωμα ή γαστήρ είναι τα τρία διακριτά τμήματα του σώματός τους.
Kola bir keresinde gövdeyeçarptı.Κάποια στιγμή χειροτονήθηκε ιερομόναχος.
Gövdesinde waffle vardır.Στον θόλο υπάρχουν φεγγίτες.
Gövdesi, önceki iki nesilden tamamen farklıdır.Ο ήχος ήταν εντελώς διαφορετικός από τα προηγούμενα τρία άλμπουμ.
Barajın gövde inşaatı 2006 yılında tamamlanmıştır.Το σώμα του φράγματος ολοκληρώθηκε το 2006.
Çemberi (ellanguar) ile gövdede çizimler (qamurat) bulunur.Περιγραφές Ark of the Covenant.
Gemilerin en önemli benzerlikleri gövdeleridir.Μεγαλύτερα τέτοια σκάφη είναι τα οχηματαγωγά.
Patencinin gövde kısmı da aşağıya doğru iyice eğilir.Η διάφυση της κνήμης πλαταίνει προς τα κάτω.
Böylece tabaka gövdeden ayrılır.Ο μεσεγκέφαλος αποκλίνει από την κατακόρυφο.
Kollar gövdeye omuz kemeri ile bağlanmıştır.Το χέρι του είναι κομμένο πάνω από τον ώμο.
Örneğin, MAN firması Türkiye'de yürür şasi üretir ve Almanya'ya gönderip gövdeyi orada tesis eder.Σήκω να πάμε γέρο να πάμε στο Νησί για Τούρκικα κεφάλια έλα κοντά και συ.
Gövde makineli tüfeği çıkartıldı.Έκοψε την καρωτίδα αρτηρία του.
1) Gövde uzunluğu ve aralığı.Ακμή και παρακμή του Βυζαντίου.
İlk yıl bir yaprak rozeti, ikinci yıl ise bir gövde meydana getirir.Τα διετή φυτά, κατά το πρώτο έτος σχηματίζουν τη ροζέτα και την επόμενη χρονιά, το στέλεχος.
Airbus A300, kısa ve orta menzilli, geniş gövdeli yolcu ve nakliye uçağıdır.Το Airbus A300 είναι παλαιό επιβατικό αεροσκάφος ευρείας ατράκτου μικρών και μεσαίων αποστάσεων.
Sınıfını ilk gemisidir. USS Gerald R. Ford, CVN-78 gövde numarasına sahiptir.Det første skib i klassen er navngivet USS Gerald R. Ford og har pennantnummer CVN-78.
Merkür Güneş Sistemindeki dört yerbenzeri gezegenden biridir ve Dünya gibi kayalık gövdesidir.Merkur er den ene af fire stenplaneter i Solsystemet og er et klippefyldt legeme som Jorden.
Yaban domuzlarının uçak gövdesine saldırılarının ardından Jack uçağı yakmaları gerektiğine karar verir.Da vildsvin går på rov i flyvraget bestemmer Jack at det må afbrændes.
Çiçekler gövdenin ucunda, gevşek salkım biçimindedirler.Blomsterne er samlet i stande (svikler), som tilsammen danner en endestillet halvskærm.