1972 yılında yapımına başlanmış ve dünyanın çift motorlu ilk geniş gövdeli uçağıdır.Powstał w 1972 roku jako pierwszy na świecie dwusilnikowy samolot szerokokadłubowy.
Zayıflayan gövdenin darbelere mukavemeti azalınca lastik zamanından evvel aşınır.Kiedy poziom życia spada do zera, postać przegrywa (jak w większości gier walki).
Araç, Peugeot 106 ile birçok motor ve gövde parçasını paylaşmakla birlikte iç ve gövde panelleri farklıdır.Saxo od Peugeota 106 różni się tylko częściowo oblachowaniem i kształtem lamp.
Bu sıklık içinde ağaçların gövdelerini görmek oldukça güçtür.I w ten prosty sposób zawsze otrzymamy Średnice drzewa.
A310 uçağı, ilk çift motora sahip geniş gövdeli uçak olan Airbus A300 uçağının bir türevidir.Rodzina A340 jest pierwszym typem samolotów Airbusa wyposażonym w cztery silniki.
Fender firması, Stratocaster ve Telecaster modelleri ile bu tip gövde yapımına katkıda bulunmuştur.Używa gitar złożonych z części dostarczonych przez firmę Warmoth w stylu Stratocastera oraz Telecastera.
Gövdesi yaşlandıkça olgunlaşır.W miarę starzenia się komórki rośnie.
Mayın genellikle ağaç gövdesine monte edilir.Spłoszona wzlatuje zwykle na wierzchołek drzewa.
Genellikle yaratığın bir başı aslan, bir başı keçi, gövdesi aslan ve kuyruğu yılan olarak tasvir edilir.Przyjmuje się najczęściej, że miała głowę lwa, ciało kozy i ogon węża.
Ancak gövde kısmında radyatör için yer yoktu.Jacht nie był jednak wyposażony w radiostację.
Fiil kök veya gövdelerine -me, -mek veya -iş mastar eklerinin getirilmesiyle oluşturulur.Można go rozmnażać albo z sadzonek, albo przez odkłady (przygięcie pędu do ziemi i przysypanie go).
Minare kare kaideli ve sekizgen gövdelidir.Bogini ma twarz Azjatki i 8 rąk.
Gövdeye yerleştrilmiş kol üzerinde bir tambur, tamburun üzerinde ise kepçeler yer almaktadır.Objawy dżumy: zgorzele na palcach (u góry) i powiększone pachwinowe węzły chłonne (na dole).
Kafası ve gövdesi sergilendi.Huvudet och kroppen hålls upprätt.
İlk olarak, ileti gövdesinin özeti(hash) başından itibaren alınır ve verilen bir uzunlukta kesilir.Månen förstörs (till synes) först men förs därefter från mörkret till livet.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.I handloven finns åtta små ben som kan uppdelas i en övre (proximal) och en nedre (distal) rad.
30 Aralık 1954'te gövde, 4 Şubat 1955'te motor için ihale düzenlendi.Upphandlingen påbörjades 30 december 1954 för flygplansskrovet och 4 februari 1955 för raketmotorn.
Brakteler dikdörgen oluşturacak biçimde bazen yan dallardan ya da gövde yapraklarının koltuğundan çıkar.För att få bindan att sitta kvar har den ibland vingar eller en klistrad baksida.
Gövdesi ve bacakları insan gövdesidir ama yüzü aslan yüzüdür ve pençeleri vardır.Människan har ett par ben på underkroppen, som består av överben och underben, med knäled emellan.
Pupa veya kıç, bir deniz taşıtının gövdesinin arka kısmı.Akterut, belägenhet eller föremål bakre delen av ett fartyg.
Gövde normal büyüklükteyken kol ve bacaklar anormal derecede kısa ve baş normalden büyüktür.Ryggraden är av normallängd, men armar och ben är abnormt korta.
Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın; Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!Men en del föll i den goda jorden och gav skörd, hundrafalt och sextiofalt och trettiofalt (Matt.
1) Gövde uzunluğu ve aralığı.Ansatsrörets längd och form.
Gövdeye yerleştrilmiş kol üzerinde bir tambur, tamburun üzerinde ise kepçeler yer almaktadır.I de yttersta hålen sticks garn, som knyts till solvkäpparna (solvskaften) på vanligt sätt.
Ağaçsakalı'nın kendine özgü neredeyse boyunsuz başı yüksek ve gövdesi kadar kalındı.Svansen var ungefär lika lång som huvud och bål tillsammans.
Gövdesi ahşaptır.Stommen är av timmer.
Bunların kolonilerindeki gövdeleri farklıdır.De har sin motsats i gracerna.
Bunlardan başköşeyi alan heykel Belvedere Gövdesi (torso)'dir.En berömd sådan är Belvederetorson (Torso di Belvedere).
Gövde kabuğuna yapılan takviyeler genel şasi sertliğini arttırdı.De stora sillfångsterna var orsaken till platsens ökade status.
Yeşil gövdelidir.Gröna rummet.
Tank gövdesi.V stridsvagnar.
Kök ve gövdenin uçlarında bulunur.Bakom gallret och slöjan.
Uç kısımlardan yüklenen geminin gövdesi yükselir ve geminin iskeleti gerilir.Masten står fortfarande rakt upp och skeppet är fullt utrustat.
Daha sonra bu gövdenin resmini yapacaktı (Sığırın Gövdesi).Han framträdde därefter med kåserier (sign.
Son derece zarif bünyeli ancak dolgun gövdeli şarap verir.Rätt hanterad kan den dock ge ett fylligt vin med god tannin-halt.
Gövdesi silindiriktir.Kroppen är cylindrisk.
Gövdeler iyice ezilerek içinden lifleri çıkarılır.De indelades i pass (mått) genom vågräta linjer i glaset.
Hücre çekirdeği, gövdede kilit rol oynar.Nyckelknippa som sitter i ett lås.
Giysi gövde etrafına sarılır ve her zaman sol taraf sağın üstüne gelir.Ögonen ligger på kroppens vänstra sida och fisken ligger vanligtvis på höger sida.
Cümbüş gövdesine tambur sapı taktı.Hon inledde sin handbollskarriär i IK Sävehof.
Şili'nin en eski kiliselerinden biri olup, çatısı kaktüs gövdelerinden inşa edilmiştir.Det är sannolikt att socknens äldsta kyrka var byggd av trä.
Gövdelerinde birbirine paralel iki çizgi bulunur.Dessutom finns två cirkelformiga band på varje sida.
Bunun yanı sıra domatesin gövdeyle birleştiği yerden girerek de tüm gövdeyi çürütebiliyor.Där deras huvud kan ta sig in, passerar också hela kroppen.
Odun veya tahta, ağaçların gövdelerini ve dallarını meydana getiren sert bir maddedir.Trädkult (eng. tree worship, ty. baumkult) är kulter vid eller helighållande av träd.
Kilise dikdörtgen planlı uzun bir gövdeden oluşuyor.Kyrkan består av ett långhus med rektangulär grundplan.
Gövdeden çıkan 9 daldan (1 tanesi kırılmış) oluşmaktadır.У них народилося дев'ятеро дітей.
Gövdesi disk biçimdedir.Капелюшок має форму диску.
Geminin ana gövdesi modülerdir.Головний корабель однойменного типу.
Bütün omurgalılarda, iskeletin gövde kısmının esası omurgadır.У всіх офрисів трав'яниста частина взимку відмирає.
Ölü hayvanların gövdelerinden beslenirler.Доводилось їсти мертвих тварин.
Tallus, bir likeni oluşturan yapı veya gövdenin tamamına verilen isimdir.Такий череп отримав назву закритого (стегального), або бездужного (анапсидного).
Vücut, gövde ve ayaktan oluşur.Тіло складається з голови, тулуба і ноги.
M3A1 (1941) – geniş gövdeli M3A1E1 - Buda dizel motorlu.M41A1 (1954): Електричний траверс башти замість гідравлічного.
Gezgin erkekler bölgelerini savunur ve diğerleri üzerinde gövde boyutları ile baskınlık kurarlar.Хтось викликає підмогу, а хтось зламує замки на скринях.
Boeing 737 gövdesi kısaltılmış ve kokpiti elden geçirilmiş Boeing 707 gövdesidir.Компанія пішла з чартерного ринку і позбулася Boeing 707.
Ağaç gövdesinde baş aşağı ve baş yukarı hızla inip çıkabilirler.Скорочення дерева може здійснюватися зверху вниз або знизу вгору.
Gövdelerinde açık renk çizgiler vardır.Мають яскраві плями на надкрилах.
Gemilerin en önemli benzerlikleri gövdeleridir.Це і є основна різниця між суднами.
Gövdeleri genellikle konik şekle sahiptir.Дірки зазвичай характеризуються ефективною масою.
Boyun bölümleri bütün türlerde gövdeden kısadır.Повітря повинно розподілятися рівномірно по всій деці.