Ana içeriğe geç
Sözlük

göv ile cümle

göv kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Kumaş gövdenin devinimine göre doğal bir görünüm kazanmıştır.A Mão Esquerda me pareceu um fracasso natural.
Genç ağaçlarda dallar incedir, sonradan kalınlaşır ve gövdeye çevrel olarak dizilmiştir.Entretanto, à noite, os escravos subiam na árvore, colhiam os frutos e vendiam, na clandestinidade.
Dönüşümün insan gövdesi ve aslan kafası vardır.É descrito como tendo a cabeça de um leão e um corpo humano.
M3A1 (1941) – geniş gövdeli M3A1E1 - Buda dizel motorlu.M41A1 (1953): Sistema de acionamento hidráulico da torre ao invés de elétrica.
Gövde kabuğu gridir.Sua superfície é cinza.
Ayrıca harici tank iki adet elektriksel gövdeye sahipti.A torre possuía ainda duas cisternas.
Şekli kumru kuşunun gövdesini andırdığından bu ismi almıştır.O nome se deve ao formato de colher que o bico dessas aves possui.
Gerçek bir gövde bulunmaz.Não há real envido.
Aynı hareket diğer bacakla ve gövdenin diğer tarafa dönmesiyle tekrarlanır.Depois repete o mesmo procedimento com o outro olho.
Çalgı çalınırken gövdenin iç kısmı müzisyene dönük.A música em si tem uma batida salto quando ele muda.
Bu ismi alma sebepleri vücutlarının gövde kısmının yeşil renkli olmasıdır.Recebeu esse nome por causa da sua coloração verde na maior parte do seu corpo.
F12berlinetta'nın gövdesi, Ferrari Stil Merkezi ve Pininfarina'da tasarlanmıştır.O design do F430 foi desenvolvido em conjunto pela Ferrari e pelo estúdio Pininfarina.
Dolinin yüksekliği gövdesinin yarıçapının üç katı kadardır.Eles são capazes de saltar trinta vezes o comprimento do corpo.
Meyan bitkisinin kökleri ve yeraltındaki gövdesi (rizom) baharat olarak kullanılır.As folhas verde-escuras nascem a partir de um caule duro, grosso e subterrâneo (rizoma).
Enterferans sürüklemesi, kanat/gövde, gövde/kuyruk gibi farklı parçaların birleştiği bölgelerde oluşur.As Guias-Mais-Velhas e os Caminheiros estão divididos em Fogos ou Clãs, que se agrupam a nível das províncias.
1627 yılında Vasa’nın gövdesi büyük oranda tamamlanmıştır.Em 1611 foi rebatizado em honra a Casa Real de Vasa.
Aynı gövdenin dalları, Aynı ışıklarda Göz; Bu bizim birliğimizin gücüdür!Takken aan dezelfde stam, Ogen in hetzelfde licht, Dit is de kracht van onze eenheid!
Gövde içindeki iki asansör, ziyaretçileri küreye 40 saniyede çıkarabilmektedir.De lift waarmee de bezoekers naar boven kunnen, gaat in 40 seconden van beneden naar boven.
1899 yılında katı gövde üzerindeki radyasyon basıncını ölçümleyen ilk kişi oldu.Hij was de eerste die rond rond 1899 de stralingsdruk van licht op een vast lichaam mat.
Birkaç elverişli durumda, aksilikler, Amerikan denizaltıları ile gövdelerin çarpışmasına delil gösterildi.In meerdere gevallen werden ongelukken van de hand gedaan als een botsing met Amerikaanse onderzeeërs.
Ağacın gövdesinden 9 ay sonra ölümlülerin en güzeli olan Adonis dünyaya gelir.Na negen maanden baarde de boom een beeldschoon jongetje, Adonis.
Dışarıdan içeriye, gövdeye hareket ederler.Van binnen weent mijn hart.
Gövdesi beş renk seçeneğine sahiptir.Voor de koetswerklak valt er te kiezen uit vijf kleuren.
21 yüzyılda yolcu uçaklarıda yolcu kapasitesini artırmaya yönelik geniş gövde şeklinde tasarlanmaktadır.Sinds het begin van de 21e eeuw vragen de zomerpieken om uitbreiding van de luchthavencapaciteit.
Çiçekler gövdenin ucunda, gevşek salkım biçimindedirler.De bloemen zijn in dichte (schijn)aren gerangschikt.
Gövde tasarımı Carrozzeria Touring tarafından yapılmıştır.De carrosserie van de Spider werd gebouwd door Carrozzeria Touring.
Gövde kabukları yukarıdan aşağıya doğru çatlaklı haldedir.De takken lijken van boven naar beneden afgeplat.
Çoğu tırtılın uzun gövdesi 13 bölümden oluşur.Het lange lijf bestaat uit 13 segmenten.
Geminin gövdesi 31 Mayıs 1911'da suya indirildi ve tamamlanması için bir yıl daha gerekti.Het schip werd op 28 augustus 1936 te water gelaten en een maand later in dienst genomen.
Bunun üstünde sadece aracın esas gövdesi bulunmamaktadır.Niet alleen zijn eigen automerk leeft voort.
Bu bitkilerin yaprakları ya da gövdeleri çoğaltma amacıyla kullanılır.Hiermee worden trays of potten gevuld ten behoeve van de opkweek van hun planten.
Bitkilerin gövdeleri, özellikle kuruyunca içleri boşalır.Vooral hogere planten schitteren door hun afwezigheid.
Her birinin gövdeden çıkan ışınsal çiçek başları bulunur.Ieder met een krans van bloemen om het hoofd.
Toplam 4 gövde modeli ile satışa sunulacak.In vier finales wordt de totale eindranglijst opgesteld
1935 yılında Kızıl Ordu, T-27'leri Tupolev TB-3 uçaklarının gövde altında taşımak için denemelerde bulundu.De Sovjets hebben in 1935 nog experimenten uitgevoerd om de T-27 via de lucht te vervoeren.
Lastik bantlar palleri roket gövdesinin içinden çekip çıkarır.Steekvlammen schieten uit de uitlaatpijpen van de ontsnappingsraket.
Gövde uzadıkça da yeni çiçekler açar.Na de bloei blijven de bloemen geopend.
Sınıfını ilk gemisidir. USS Gerald R. Ford, CVN-78 gövde numarasına sahiptir.Het vlaggenschip USS Gerald R. Ford (CVN-78) zal eerst gebouwd worden.
Ok çok güçlü bir elle gerilmişse, gövdeyi delip geçer.Ofschoon maar één hand bewoog raakte het hele lijf uitgeput.
Aynı hareket diğer bacakla ve gövdenin diğer tarafa dönmesiyle tekrarlanır.Daarna herhaalt dit zich bij de voor- en achterpoten aan de andere zijde van het lichaam.
Nokia 225 monoblok gövdeye sahiptir.Nový Kramolín telt 257 inwoners.
Fakat sedan gövdeli bir şekilde üretilmemekteydi.Grant had echter niet stil gezeten.
Küçük koalalar ağaç dalının ucuna daha çok yaklaşabilirken büyük koalalar ağaç gövdesine daha yakın dururlar.Een gevelde boom wordt in stukken geknaagd, hoe dikker de boom hoe korter de stukken.
Aşırı yük gövde esnemesini artırır.Een te dikke lijmlaag verhoogt de kans op kruip.
Kafası ve gövdesi sergilendi.Zowel het lichaam als de kop zijn duidelijk afgeplat.
Şekli kumru kuşunun gövdesini andırdığından bu ismi almıştır.Zoals de naam al aangeeft, heeft deze vogel bruine wangen.
Gövde uzunluğu yolcu ve yük miktarını etkiler.Długość kadłuba ma wpływ na liczbę pasażerów i ładowność.
1954-58 yılları arasında yapılan baraj beton gövdeye sahiptir.W latach 1954-1958 istniała gromada Leśce.
2010 yılında ise gövdesinde büyük çatlaklar meydana geldiği görülmüştür.2010 – miała miejsce wielka powódź.
Firar kaportasının konumu M60A3 gövdesinin altındadır.Obecnie stacja znajduje się pod obwodnicą M60.
777-8LX'in gövde uzunluğu önerilen -8X ile 22.817 fit (6,950 m) arasında olacaktır.Długość kadłuba 777-8LX byłaby taka jak w proponowanym -8X (69,5 m).
Ana gövdenin dibinden birçok yan gövde çıkar.Od głównego ciągu odchodzi wiele bocznych odnóg.
Güneyde yaşayan alt türü daha büyüktür ancak gövdesine oranla gagası daha kısadır.Południowy podgatunek jest większy, ale jego dziób jest krótszy w stosunku do ciała.
Yumuşak gövdeli yeşil,uzak loblarla ayrılmış çeşitli gövdelerden oluşur.Następuje więc rozdzielenie promieni, które są spolaryzowane prostopadle względem siebie.
Gövdesi aynı zamanda Lockheed P-3 Orion deniz devriye uçağı için temel olarak kullanılmıştır.Na jego bazie skonstruowano morski samolot rozpoznawczy i patrolowy Lockheed P-3 Orion.
Bir yazısında ise halk şiirini işlenilmesi gereken bir ağaç gövdesine benzetmiştir.Ze względu na ozdobne liście uprawiany jako drzewo ozdobne.
Rölyeflerde baş, kollar, ayaklar, bacaklar ve gövde profilden; gözler ve omuzlar ise cepheden gösterilir.Głowa, nogi i uda ukazana są z profilu, natomiast korpus od przodu.
Kısa sıçramalarla ve hızla ağaç gövdelerine tırmanırlar.Latają szybko i wysoko w koronach drzew.
4 makineli tüfeği vardır ve gövde taraflarına yerleştirilmiştir ve pervane içinden ateşlenir.30 pocisków, co spowodowało, że osiadł na dnie.
Araç coupé ve cabriolet olmak üzere iki gövde stilinde üretildi.Samochód oferowano w wersjach coupé i kabriolet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod