götürme ile cümle
götürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.أود آخذكم إلى الزمن الذي كان توماس لويس يؤلف كتاب "العلم الأحدث".
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.『医学は何ができるか』を 書いた時代まで遡ります 彼は医師であると同時に 作家で
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.Ale cofnijmy się w czasie.
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.Facciamo un passo indietro.
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.과거로로 돌아가 보죠.
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.Lassen Sie mich ein paar Jahre zurück gehen.
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.Retrocedamos en el tiempo.
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.We worden geconfronteerd met dit probleem.
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.Και επιτρέψτε μου να πάω λίγο πίσω στο χρόνο.
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.И нека да се върна назад във времето.
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.Позвольте мне вернуться в недалёкое прошлое.
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.הרשו לי לחזור בזמן.
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.دعوني أعود قليلاً الى الوراء ..
Sizi zamanda geri götürmeme izin verin.数年前に何が起こったかご説明します
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.여기 1960년으로 다시 돌아가 보십시다.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Aş vrea să vă aduc înapoi aici cam în 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Haluaisin tuoda teidät takaisin tänne vuoteen 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Ich möchte Sie ungefähr hier, zum Jahr 1960, zurückführen.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Ik breng jullie terug naar ongeveer 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Jag skulle vilja ta er tillbaka hit, till 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Jeg vil gerne bringe jer tilbage til omkring her i 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Je voudrais revenir ici, en 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Mas gostaria de recuar até aqui, a 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Most visszavinnálek titeket ide 1960-ba.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Rád bych se teď vrátil zpět do roku 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Rád by som sa teraz vrátil späť do roku 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Regresemos aquí, a 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Saya ingin membawa anda kembali ke sekitar tahun 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Tôi muốn đưa bạn quay lại khoảng năm 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Torniamo un attimo al 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Wróćmy do roku 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Θα ήθελα να σας φέρω εδώ πίσω, περίπου στο 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Бих искал да ви върна до някъде тук, 1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Хочу повернути вас приблизно сюди — в 1960 рік.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.Я бы хотел вернуть вас сюда, в 1960 год.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.אני רוצה להחזיר אתכם ל-1960.
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.أريد أن أرجع بكم إلى حوالي عام 1960
Sizleri 1960 yılına geri götürmek istiyorum.ここにある韓国と こちらにあるブラジルを比較してみましょう
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.Aș dori să vă duc acolo, în acea dimineaţă, cu un film scurt.
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.Chtěl bych vás tam přenést, do toho rána, takže krátké video.
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.J'aimerais vous faire revivre ce matin-là, avec une petite vidéo.
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.그날 아침의 모습을 보여드리겠습니다. 짧은 영상입니다.
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.Me gustaría transportaros allí, a aquella mañana, con un pequeño vídeo.
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.Pokażę wam ten poranek w krótkim materiale filmowym.
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.Szeretném önöket elvinni oda, azon a reggelen, csak egy gyors videó erejéig.
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.Und ich würde Sie gern zu diesem Morgen mitnehmen, mit nur einem kleinen Video.
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.Vorrei riportarvi a quel mattino per un rapido video.
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.Και θα ήθελα να σας πάω εκεί, εκείνο το πρωινό, για ένα γρήγορο βίντεο.
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.И бих искал да ви отведа там, в онази сутрин само с едно кратко филмче.
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.И мне бы хотелось перенести вас туда, в то утро, с помощью короткого видео.
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.ואני רוצה לקחת אתכם לשם, לבוקר ההוא לוידאו קצר
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.واريد ان اضعكم في ذلك الجو يومها وسوف اعرض لكم ملف فيديو قصير
Sizleri o günün sabahına götürmek istiyorum, kısa bir video.短いビデオです
Şöför seni okula götürmek için bekliyor."Твой водитель ждет тебя, чтобы отвезти тебя в школу.
Sonrasında milimetre cinsinden civamı götürmek istiyorum o yüzden 100 mililitrelik kanla çarpıyorum.Teraz anuluje moje milimetry rtęci, więc pomnóżmy to 100ml krwi.
Sonrasında milimetre cinsinden civamı götürmek istiyorum o yüzden 100 mililitrelik kanla çarpıyorum.Потрібно відмінити 1 мл ртутного стовпа, тому беремо 100мл крові.
Sonrasında milimetre cinsinden civamı götürmek istiyorum o yüzden 100 mililitrelik kanla çarpıyorum.Теперь я удалю миллиметры ртутного столба и возьму 100 миллилитров крови.
Sufiler şöyle der, "Sizi kendinizden öteye götürmeyen bilgi cehaletten beterdir."A Sufi-k szerint, "A tudás, mely nem emel önmagad fölé, rosszabb, mint a tudatlanság."
Sufiler şöyle der, "Sizi kendinizden öteye götürmeyen bilgi cehaletten beterdir.""Cunoaşterea care nu te scoate dincolo de graniţele tale este mult mai rea decât ignoranţa".
Sufiler şöyle der, "Sizi kendinizden öteye götürmeyen bilgi cehaletten beterdir."De Soefi's zeggen: "Kennis die je niet verder brengt dan jezelf is veel erger dan onwetendheid."