götürme ile cümle
götürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Hadd vigyem Önöket az igazi Kínába.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.진짜 중국으로 여러분들을 데리고 가도록 하지요.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Laat me jullie naar het echte China brengen.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Lasciate che vi porti nella vera Cina.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Lassen Sie mich Sie in das echte China führen.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Naj vas popeljem do resnične Kitajske.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Permettez-moi de vous emmener dans la vraie Chine.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Permiteţi-mi să vă prezint adevărata China.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Pokażę wam te prawdziwe.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Saya akan mengajak Anda untuk melihat Cina yang sesungguhnya.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Θα σας πάω στην αληθινή Κίνα.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Давайте отправимся в настоящий Китай.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Нека ви покажа истинския Китай.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.תנו לי לקחת אתכם לסין האמיתית.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.دعوني آخذكم للصين الحقيقية.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.ここは大別山です
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.Az első helyről, amit meg fogok mutatni sokan úgy gondolják, hogy a világ legmélyebb természetes szakadéka.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.Den ersten Ort, an den ich Sie mitnehmen möchte, halten viele für den tiefsten natürlichen Abgrund der Erde.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.En primer lugar me gustaría llevarlos a lo que se piensa que sería el abismo natural más profundo del mundo.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.In primo luogo vorrei condurvi in quello che molti credono sarà l'abisso naturale più profondo del mondo
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.제가 먼저 여러분을 모시고 갈 곳은 바로 지구의 가장 깊은 천연 동굴이라 여겨지는 곳입니다.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.Pokażę wam miejsce, uważane za najgłębszą, naturalną otchłań na świecie.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.Primul loc care pe aș vrea să vi-l arăt e ceea ce mulți cred a fi cel mai adânc abis natural.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.První místo, na které bych vás rád vzal, je, jak mnozí věří, nejhlubší propast na světě.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.Първото място, на което искам да ви отведа, е смятано от много хора за най-дълбоката естествена бездна.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.המקום הראשון אליו הייתי רוצה לקחת אתכם הוא זה שרבים מאמינים שיתברר כתהום הטבעית העמוקה בעולם.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.أود أن اخذكم... إلى ما يُعتقد عنه بأنها أكثر الهاوياتِ إرتفاعاً في العالم.
Sizi götürmek istediğim ilk yer çoğu kişinin, dünyanın en derin doğal çukuru olduğuna inandığı bir yer.世界で最も深いと言われている地底にお連れします まだ確認されているわけではありませんが
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim;그렇다고 여러분을 북극권 지역,
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.Eu não vos levarei ao cimo do Ártico, à vida dos Inuit, ou às areias escaldantes do Saara.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.Ich nehme Sie nicht mit in arktische Regionen, zum Leben der Inuit oder zum heißen Sand der Sahara.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.Ik vertel niet over het Hoge Noorden, het leven van de Inuït of het verzengende Saharazand.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.Jag skall inte ta med er till Arktis, till eskimåernas liv, eller den brännande sanden i Sahara.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.Jeg vil ikke tage jer med til det højarktiske, til Inuit-folket eller til Saharas brændende sand.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.Je ne vais pas vous emmener en Arctique, voir la vie des Inuit ou les sables brûlants du Sahara.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.N-am sa vă duc sus în Arctica, să cunoașteți viața inuiților, nici nisipurile mistuitoare ale Saharei.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.Nie zabiorę was w dalekie regiony Arktyki nie pokażę życia Eskimosów, ani palących piasków pustyni.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.No los llevaré hasta el Ártico, a la vida de los esquimales o a las arenas ardientes del Sahara.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.Non vi porterà nell'Antartico, tra il popolo Inuit o nelle calde sabbie del Sahara.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.Δεν θα σας μιλήσω για την υψηλή Αρκτική, για τη ζωή των Εσκιμώων, ή για την ξηρασία στη Σαχάρα.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.Няма да ви заведа към височините на Арктика, животът на инуитите, или в изгарящите пясъци на Сахара.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.Я не буду показывать вам арктические льды, жизнь эскимосов или иссушающие пески Сахары.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim; Size İnuit halklarını ya da Sahra'nın kavurucu kumlarını da anlatmayacağım.Я не покажу Вам арктичні льодовики, життя ескімосів чи піски Сахари.
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim;לא אקח אתכם הרחק אל החוג הארקטי,
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim;لن تأخذك تلك القصة إلى أعالي القطب الشمالي
Sizi Kutuplar'a da götürmeyeceğim;焼けつくような砂のサハラ砂漠にも 連れて行ったりはしません
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.Al tempo in cui Lewis Thomas scriveva nel suo libro "La scienza più giovane".
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.Ich möchte Sie in eine Zeit mitnehmen, in der Lewis Thomas an seinem Buch "The Youngest Science" schrieb.
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.Ik wil jullie terugleiden naar de tijd toen Lewis Thomas "De jongste wetenschap" schreef.
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.Jeg vil tage jer tilbage til en tid hvor Lewis Thomas skrev sin bog: "Den yngste videnskab."
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.Je veux vous ramener à une époque où Lewis Thomas écrivait son livre, "Une Science Naissante".
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.Lewis Thomas był lekarzem-pisarzem, jednym z moich ulubionych.
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.루이스 토마스(Lewis Thomas)가 "가장 젊은 과학(The Youngest Science"이라는 책을 쓴 시대로 돌아가 보죠.
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.Quero levar-vos a uma época em que Lewis Thomas escreveu o livro, "The Youngest Science."
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.Quiero situarlos en la época en que Lewis Thomas escribía su libro "La ciencia más joven".
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.Tôi muốn đưa bạn trở về thời điểm mà Lewis Thomas viết cuốn "Ngành khoa học trẻ nhất."
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.Vreau să ne întoarcem în vremea când Lewis Thomas scria cartea "Știința cea mai tânără".
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.Искам да ви върна във времето, когато Луис Томас написа своята книга "Най-младата наука".
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.Я хочу повести вас в то время, когда Льюис Томас писал свою книгу "Самая молодая наука".
Sizi Lewis Thomas'ın "En Genç Bilim" kitabını yazdığı zamana götürmek istiyorum.אקח אתכם כמה דורות לאחור ברצוני להחזיר אתכם לתקופה