götürme ile cümle
götürme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Je suis totalement pour l'iPad, mais croyez-moi - le sentir ne vous mènera nulle part.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Nun, ich bin ganz für das iPad, aber glauben Sie mir - daran zu riechen bringt Ihnen gar nichts.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Ora, sono assolutamente a favore dell'iPad, ma credetemi -- odorarlo non vi porterà a nulla.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Sekarang, saya sepenuhnya memakai iPad, tapi percayalah -- tak berguna jika mencium baunya.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Sunt cu totul pentru iPad, dar credeţi-mă -- mirosindu-l nu vă duce nicăieri.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Tôi thì rất thích iPad đấy, nhưng tin tôi đi -- ngửi nó sẽ chẳng đưa bạn đến đâu cả.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Στ' αλήθεια είμαι υπέρ του iPad, αλλά πιστέψτε με - όσο και να το μυρίσετε δε θα έχει αποτέλεσμα.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Разбира се, аз съм голям фен на iPad, но повярвайте ми -- мирисането му нищо няма да ви даде.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Я ничего не имею против iPad, но поверьте, попытка его понюхать ни к чему не приведёт.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.Я нічого не маю проти iPad, але повірте мені - він не пахне.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.עכשיו, אני כולי בעד האייפד, אבל תאמינו לי -- להריח אותו לא יביא אתכם לשום מקום.
Şimdi tüm bunlar için iPad'im var ama bana güvenin -- onu koklamak sizi hiçbir yere götürmez.الآن، أميل كلية للآيباد، ولكن ثقوا بي -- اشتمامه لن يفضي إلى شيء.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.2년 전 제 삶으로 돌아가 보겠습니다.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Cofnijmy się o dwa lata.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Deixem-me levar-vos para há dois anos atrás, na minha vida.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Dovolte mi vás zavést dva roky nazpět, do svého života.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Hãy để tôi đưa các bạn quay về 2 năm trước.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Ich spule zwei Jahre in meinem Leben zurück.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Laissez-moi vous raconter ce qui m'est arrivé il y a deux ans.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Lasciate che vi racconti di due anni fa.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Låt mig ta dig tillbaka, två år av mitt liv.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Menjünk vissza két évvel ezelőttre az életemben.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Nechajte ma vziať vás späť o dva roky v mojom živote.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Perkenankan saya membawa Anda ke kehidupan Saya 2 tahun yang lalu
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Permítanme que los lleve 2 años atrás en mi vida.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Să ne întoarcem cu doi ani în urmă în viaţa mea.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.We gaan twee jaar terug in mijn leven.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Αφήστε με να σας πάω στη ζωή μου πριν από δύο χρόνια.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Перенесімося на два роки мого життя назад.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Ще ви върна две години назад в живота ми.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.Я расскажу вам о своей жизни два года назад.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.הרשו לי לקחת אתכם שנתיים אחורה בחיי.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.دعوني آخذكم في رحلة شخصية بدأت قبل عامين.
Sizi 2 sene önce yaşadıklarıma götürmeme izin verin.ベッドの脇で5歳の息子アブーディを
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Ahora los llevaré a un tipo de granja muy distinta.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin. Bu çiftlik, Virginia'nın Shenandoah Vadisi'nde .Θα σας πάω σε ένα αλλιώτικο αγρόκτημα, στην κοιλάδα Σέναντο της Βιρτζίνια.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Dati-mi voie sa va duc la o ferma total diferita.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Ik neem jullie nu mee naar een heel ander soort boerderij.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.그것과는 아주 다른 유형의 농장을 여러분께 소개해 드리겠습니다.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Laissez-moi vous emmener dans un genre de ferme bien différent.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Lasciate che vi porti in un tipo di fattoria molto diversa.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Lassen Sie mich Ihnen eine sehr andere Art Farm zeigen.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Saya akan membawa anda ke pertanian yang sangat berbeda.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Tôi sẽ đưa bạn đến một hình thức nông trại hoàn toàn khác
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Vezmu vás na jiný typ farmy.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Zabiorę was na zgoła inną farmę.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Позвольте мне показать вам совсем другой тип фермы.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.Сега ще ви разкажа за една съвсем различна ферма.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.תרשו לי לקחת אתכם לחווה מסוג מאוד שונה.
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.دعوني آخذكم لمزرعة مختلفة جدا
Sizi çok farklı bir çiftliğe götürmeme izin verin.この農場はバージニア州のシェナンドア川流域にあります
Sizi daha güzel bir yere götürmeliydim.Deveria ter convidado vocês para um lugar melhor.
Sizi daha güzel bir yere götürmeliydim.아이, 나는 더 좋은 데로 모시고 싶은데... 아, 여기가 단골이라 그래가지고... 나, 참...
Sizi daha güzel bir yere götürmeliydim.Seharusnya aku membawa kalian ke tempat yang lebih bagus
Sizi daha güzel bir yere götürmeliydim.Tendría que haberlos invitado a un mejor lugar.
Sizi daha güzel bir yere götürmeliydim.Потрібно було запросити вас у дорожче місце.
Sizi daha güzel bir yere götürmeliydim.كان يجب أن أدعوكم لمكان راق
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Déjenme llevarlos a la verdadera China.
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Để tôi đưa quý vị đến TQ thật sự
Sizi gerçek Çin'e götürmeme izin verin.Dovolte mi vzít vás do skutečné Číny.