götüren ile cümle

götüren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,per acquistare un'istruzione illuminata, equità, giustizia e rettitudine
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Petuah-petuah ini mengajar bagaimana orang dapat hidup dengan bijaksana, jujur, adil dan benar
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Pour recevoir des leçons de bon sens, De justice, d`équité et de droiture;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,tage mod Tugt, som gør klog, mod Retfærdighed, Ret og Retsind;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,taitoa tuovan kurin, vanhurskauden, oikeuden ja vilpittömyyden saamiseksi,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,Want hij wilde dat zij verstandig zouden zijn en eerlijk en oprecht in hun hele handel en wandel.
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,δια να λαβη διδασκαλιαν συνεσεως, δικαιοσυνης και κρισεως και ευθυτητος,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,За да приеме поука за мъдро постъпване, В правда, съдба и справедливост,
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,усвоить правила благоразумия, правосудия, суда и правоты;
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,לקחת מוסר השכל צדק ומשפט ומישרים׃
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,لقبول تأديب المعرفة والعدل والحق والاستقامة.
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,使 人 處 事 . 領 受 智 慧 、 仁 義 、 公 平 、 正 直 的 訓 誨
Başarıya götüren terbiyeyi edinip Doğru, haklı ve adil olanı yapmak,使 人 處事 . 領受 智慧 、 仁義 、 公平 、 正直 的 訓誨
Bizi ilk türün çıktığı zamana kadar götüren tarihi bir belgemiz varAbbiamo documenti storici che ci riportano ai più antichi giorni della nostra specie.
Bizi ilk türün çıktığı zamana kadar götüren tarihi bir belgemiz varAvem un document istoric care ne poartă înapoi în timp până în primele zile ale speciei noastre.
Bizi ilk türün çıktığı zamana kadar götüren tarihi bir belgemiz varDieses Dokument zeigt uns die Vergangenheit, die frühesten Tagen unserer Spezies.
Bizi ilk türün çıktığı zamana kadar götüren tarihi bir belgemiz varDysponujemy historycznym zapisem, przenoszącym w przeszłość do samego początku naszego gatunku.
Bizi ilk türün çıktığı zamana kadar götüren tarihi bir belgemiz var우리는 하나의 역사적인 문서를 가지고 있습니다. 시간을 거슬르게 하는
Bizi ilk türün çıktığı zamana kadar götüren tarihi bir belgemiz varNous avons un document historique qui nous transporte vers le passé jusqu'aux premiers jours de notre espèce.
Bizi ilk türün çıktığı zamana kadar götüren tarihi bir belgemiz varWe hebben een geschiedkundig document dat ons terugneemt naar de tijd van het begin van onze soort.
Bizi ilk türün çıktığı zamana kadar götüren tarihi bir belgemiz varДНК - это тот самый надежный проводник, который приведет нас к нашим корням.
Bizi ilk türün çıktığı zamana kadar götüren tarihi bir belgemiz varИмаме исторически документ, който ни отвежда назад във времето до най-ранните дни на нашия вид.
Bizi ilk türün çıktığı zamana kadar götüren tarihi bir belgemiz varיש לנו תיעוד היסטורי שלוקח אותנו אחורה בזמן
Bizi ilk türün çıktığı zamana kadar götüren tarihi bir belgemiz varلدينا مخطوطة تاريخبة تأخذنا في الزمان للوراء
Bizi ilk türün çıktığı zamana kadar götüren tarihi bir belgemiz varそんな記録があるのです それを調べるのです
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.그 둘을 연결하는 빛과 중력이 오가는 8분 30초의 시간에 대한 묘사입니다.
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.Ils représentent les huit minutes et demie que la lumière et la pesanteur mettent pour les connecter.
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.Przedstawia osiem i pół minuty, czas, w którym wiążą je światło i grawitacja.
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.Rapprensenta quegli otto minuti e mezzo che impiega la luce e la gravità per connettere i due.
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.Representando os oito minutos e meio que a luz e a gravidade levam a ligar os dois (Sol e Terra).
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.Reprezentând cele opt minute și jumătate cât sunt necesare luminii și gravitației să străbată.
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.Sie repräsentiert die achteinhalb Minuten die Licht und Gravitation benötigen um beide zu verbinden.
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.Trình bày trong tám phút rưỡi dùng ánh sáng và lực hấp dẫn để kết nối hai đối tượng.
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.Αναπαριστούν αυτά τα οκτώμιση λεπτά που χρειάζεται το φως και η βαρύτητα για να συνδέσει τους δύο (πλανήτες)
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.Изображает те восемь с половиной минут, которые нужны свету и гравитации, чтобы связать их.
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.Представляваща онези осем и половина минути, необходими за светлината и гравитацията, за да свържат двете.
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.מייצג את שמונה וחצי הדקות שלוקח לאור ולכוח המשיכה לחבר בין השניים.
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.يمثل ذلك ثمانية دقائق ونصف الذي يستغرقه الضوء الجاذبية لربط الاثنين
Bu ikisini birbirine bağlayan ışık ve yerçekimini götüren sekiz buçuk dakikayı temsil ediyor.光と重力の二つの関係性が示されています これは地球です。1ミリより小さい単位の
Bu klikler, her ışıksız odaya girişimizde zaferimizi ilan eden, bizi hayata götüren modern savaş borularıdır.클릭은 현대적인 승리의 나팔소리입니다. 우리의 삶을 관통하며
Bu klikler, her ışıksız odaya girişimizde zaferimizi ilan eden, bizi hayata götüren modern savaş borularıdır.Щракването е модерният триумфален рог, съпровождащ ни през живота, обявяващ влизането ни във всяка тъмна стая.
Bu klikler, her ışıksız odaya girişimizde zaferimizi ilan eden, bizi hayata götüren modern savaş borularıdır.הקליק הינו התרועה המודרנית המוחצת המקדימה אותנו בחיינו,
Bu klikler, her ışıksız odaya girişimizde zaferimizi ilan eden, bizi hayata götüren modern savaş borularıdır.فذلك الصوت هو التعبير الحديث للأهازيج التي ترحب بنا للحياة
Bu klikler, her ışıksız odaya girişimizde zaferimizi ilan eden, bizi hayata götüren modern savaş borularıdır.光の灯っていない部屋に入る度に 私たちの登場を前もって知らせる 現代における勝利のクラリオンなのだ
Bu proje bizi herzaman varolmanin kosullarina geri alip goturen bir projedir,Es el proyecto que siempre nos devuelve a la condición de existencia,
Bu proje bizi herzaman varolmanin kosullarina geri alip goturen bir projedir,그 목적이 우리를 항상 존재의 조건으로 이끌었고,
Bu proje bizi herzaman varolmanin kosullarina geri alip goturen bir projedir,Это философия, которая переносит нас назад к началам существования,
Bu proje bizi herzaman varolmanin kosullarina geri alip goturen bir projedir,זה הפרוייקט שתמיד לוקח אותנו בחזרה למצב של הקיום --
Bu proje bizi herzaman varolmanin kosullarina geri alip goturen bir projedir,وهو المشروع الذي يأخذ دائما يعود بنا إلى حالة من الوجود --
Bu proje bizi herzaman varolmanin kosullarina geri alip goturen bir projedir,ハイデッガーの"存在了解"に当たります
Bu proje bizi herzaman varolmanin kosullarina geri alip goturen bir projedir,就喺依個計劃,一直提醒我哋生存唧條件--
Burada anlatmak istediğim nokta, kapasite kullanımı enflasyona götüren bir etmen.他の方法でそれを確かめることもできます。
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.A mládenca doviedli živého a veľmi sa potešili.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.A mladeniča so pripeljali živega, in bili so ne malo potolaženi.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Còn gã tuổi trẻ người ta đem đi thì được sống, sự ấy làm cho mọi người đều yên ủi lắm.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Còn gã tuổi_trẻ người_ta đem đi thì được sống , sự ấy làm cho mọi người đều yên_ủi lắm .
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.De førte da gutten levende bort og blev høilig trøstet.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.De jongen werd levend en wel binnengebracht, wat voor alle gelovigen een geweldige bemoediging was.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.E levaram vivo o jovem e ficaram muito consolados.
Çocuğu diri olarak evine götüren imanlılar bu olaydan büyük cesaret aldılar.Ellos llevaron al joven vivo y fueron grandemente consolados

İlgili Sayfalar