götüren ile cümle

götüren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hiç tane, onu götüren olmasa gider mi ?”Um Gottes Willen, wenn er sie nicht abschickt?
Kurbanları götüren gemi, siyah yelkenlidir.Das Schwarze Meer, in dem die Schiffe beschossen wurden, ist für die Schifffahrt frei.
İnsan doğasını tümden reddetmek insanı edimsel olarak umutsuzluğa götüren bir noktada durmaktır.Il leur oppose la faiblesse de l'humain, faiblesse dont l'homme ne peut se relever que par la raison (gnômè).
Diyalektiği gerçeğe götüren yol olarak görmekteydi.L'inférence est le raisonnement qui conduit au vrai.
Olayları savaşa götüren son gerginlik 1918'in Ocak ayının ilk günlerinde başladı.L'escalade finale vers la guerre commence au début du mois de janvier 1918.
Götüren kadına bahşiş verilir.Premio Mana por el Aporte a la Mujer.
Sonunda, onu bulunduğu odaya götüren biriyle karşılaşır.Mencionó que alguien la estaba esperando en la habitación contigua.
Seni bu sonuca götüren nedir?Что привело тебя к этому выводу?
Giden kadınlar ve kadınları götüren arabacılar şiddetle cezalandırılacaklardır" denilmekteydi.Остальные же жены сильно горюют, что выбор пал не на них: ведь это для них — величайший позор.
Savaş hem daha şiddetli ve kesin sonuca götüren hale gelmiş hem de törensel ögelere bürünmüştür.Они займут еще более скверное место и еще больше сбились с прямого пути».
Götüren kadına bahşiş verilir.Письмо было отдано женщине, которой назначили вознаграждение.
Kurbanları götüren gemi, siyah yelkenlidir.Высадку десантов обеспечивали корабли Черноморского флота.
İnsan doğasını tümden reddetmek insanı edimsel olarak umutsuzluğa götüren bir noktada durmaktır.Человек становится природой для самого себя лишь в той мере, в какой он способен к безумию».
Ihlamur götüren bir Türk gemisi, İskenderiye'den geri gönderildi.لكن السفينة تصادف رياح مضادة أعادتها إلى اسكتلندا.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.يصبح الأطفال الذين يلعبون بأيديهم في التراب في بيئة ثم لا يغسلون أيديهم جيداً عرضة للعدوى بسهولة.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Crianças brincando nestes locais e colocando a mão na boca também podem ser facilmente infectadas.
CosmoCaixa'nın ziyaretçilerini zemin katından 5. katına götüren geniş bir spiral geçit vardır.CosmoCaixa tem uma grande passarela espiral que leva os visitantes do porão para o 5 º andar.
Olayları savaşa götüren son gerginlik 1918'in Ocak ayının ilk günlerinde başladı.A escalada final para a guerra começou no início de janeiro de 1918.
İnsan doğasını tümden reddetmek insanı edimsel olarak umutsuzluğa götüren bir noktada durmaktır.Suplício do qual o homem, cumprindo seu destino, libertou-se e transcendeu.
Sadece üyelerine değil, onların eş ve çocuklarına da hizmet götüren bir kuruluştur.Não apenas para salvar a mãe, como também seus amigos.
Yol boyunca "çoklu olasılıklar" ve bulmacalara götüren karar verme süreci yer almaktadır.O importante é a garantia de que juntos construímos possibilidades, caminhos.
Ayrıca Türkiye Kupası'nda 90. dakikada attığı gol ile maçı uzatmalara götüren isim oldu.Acabou sendo seu, aos noventa e dois minutos, o gol do título contra a Turquia.
Ihlamur götüren bir Türk gemisi, İskenderiye'den geri gönderildi.Denzitiger Uma gigantesca nave que é liberada pela Denziland.
2007 yılında çıkan Chapter 27 adlı filmde Chapman'ı Lennon cinayetine götüren süreç anlatılmıştır.In 2007 werd de film Chapter 27, over de moord op Lennon vanuit het oogpunt van de moordenaar, uitgebracht.
Şampiyonluk unvanını mezara götüren tek şampiyondur.Hij is tevens de enige zoon van die het kampioenschap wist te winnen.
Olayları savaşa götüren son gerginlik 1918'in Ocak ayının ilk günlerinde başladı.Do ostatecznej eskalacji wojny doszło na początku stycznia 1918 roku.
Bu muharebe Almanları 1. Dünya Savaşında yenilgiye götüren sürecin ilk önemli adımıdır.Jednak to Brytyjczycy odnieśli pierwszy znaczący sukces w tej bitwie.
Turnuvanın en başarılı ekibi, dört kez kupayı müzesine götüren Arjantin temsilcisi Boca Juniors'tur.Найуспішнішою командою турніру є аргентинський «Бока Хуніорс», який вигравав трофей чотири рази.
Sadece tehlikeli değil sonuca götüren.Zde není jen nebezpečný, ale rozhodující.
Ihlamur götüren bir Türk gemisi, İskenderiye'den geri gönderildi.Vaurioitunut alus hinattiin takaisin Aleksandriaan.
Diyalektiği gerçeğe götüren yol olarak görmekteydi.Θεωρούσε την τελεολογία ως το μονοπάτι που οδηγεί στην κατανοήση.
Bu yağma onu idam sürecine götüren olayı başlattı.Rykter omkring hans død førte til Hetle-saken.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Anak-anak yang bermain di tanah dan memasukkan tangan mereka ke mulut akan dengan mudah terinfeksi cacing ini.
Öğreti, yüksek hakikatlere götüren yol.Yana = Ajaran, Sundayana : Ajaran mengenai kebenaran yang kokoh.
Getiren (afferent) ve götüren (efferent) aksonlar geçer.Pemacu (berurutan) dan jarak yang mereka tempuh.
Kurbanları götüren gemi, siyah yelkenlidir.Kapal-kapal milik Spanyol tersebut sedang berlayar menuju ke Laut Hitam.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Trẻ nhỏ chơi đùa ở đất bị nhiễm và đưa tay vào miệng cũng dễ dàng bị lây nhiễm bệnh.
Şampiyonluk unvanını mezara götüren tek şampiyondur.Đây cũng là kỳ World Cup duy nhất mà đội tuyển chủ nhà lên ngôi vô địch.
Ve biz onları bizim emrimizle hidayet eden (doğru yola götüren) imâmlar kıldık.また各地の県長に軍を率いて東上させた。
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.そのような土で小児が遊んだり、汚染された土を触った手を口に入れたりしたときにも容易に感染する。
Kendisini tehlikeli bir yola götüren, kuşkucu bir itibara sahip kişi.彼を危険な道へ導いた人物。
İnsan doğasını tümden reddetmek insanı edimsel olarak umutsuzluğa götüren bir noktada durmaktır.人間時代には人間を奴隷とする魔王を討とうと単身魔王ガイに挑むも敗れる。
2007 yılında çıkan Chapter 27 adlı filmde Chapman'ı Lennon cinayetine götüren süreç anlatılmıştır.しかし、2007年にチャップマンを主人公にレノン暗殺事件を描いた映画『チャプター27』では、レノンを演じた。
İşte onlar, Türkmenlere insani yardım götüren TIR'lardı.それを発揮して皆川のお手伝いに励む。
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.小孩若在這樣的土地上玩耍,又將手放到嘴巴裡,很容易被感染。
Tanıya götüren semptoma "cardinal symptom" denir.最後診斷出來的則稱為主要症狀(cardinal symptom)。
Ona göre bireyi ölüme götüren şey toplumsal akımlardır. ^ İntihar (Milliyet bas.).但是,由於父母逃稅被他成為社會上人們誹謗中傷的對象。
Himmler, suçluları yakalamaya götüren bilgiler için 500.000 markluk bir ödül teklif etti.莫罗还悬赏2.5万美元,对愿意提供信息帮助将凶徒绳之于法的人予以奖励。
Giden kadınlar ve kadınları götüren arabacılar şiddetle cezalandırılacaklardır" denilmekteydi.破得者,若破他國奪得作婦,復有自國反叛誅罰得者,是名破得。
Çeşitli özelliklerde getiren (afferent) ve götüren (efferent) lifler içerir.夫將萌而未動者,幾也;量時而可為者,勢也。
Olayları savaşa götüren son gerginlik 1918'in Ocak ayının ilk günlerinde başladı.전쟁으로 치닫는 마지막 단계는 1918년 1월 초 시작되었다.
Yumurta sarısına götüren zar ise yaratığın ince bağırsağına bağlıdır.뒷면의 윗부분에는 보살상을, 아랫부분에는 코끼리상을 조각하였던 것으로 추정된다.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Малките деца, играещи в подобна почва и бъркащи след това с ръце в уста, също лесно се заразяват.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Lako se zaraze i mlađa djeca koja se igraju takvom zemljom i potom ruke stavljaju u usta.
Getiren (afferent) ve götüren (efferent) aksonlar geçer.S pomoću vremena i prostora (prijeđenoga puta) određuje se brzina gibanja.
Lig kupasını müzesine götüren takım, FA Cup'ta ise finalde kaybetmiştir.Chuť si mohol napraviť v FA Cupe kde sa dostal až do finále.
Himmler, suçluları yakalamaya götüren bilgiler için 500.000 markluk bir ödül teklif etti.FSB vypísala odmenu vo výške 50 miliónov dolárov za informácie vedúce k zadržaniu páchateľov.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Majhni otroci se na taki zemlji igrajo in se zlahka okužijo, ko segajo z rokami v usta.
Onu hapishaneye götüren araç yolda bir arabaya çarpar.Zbudi ga policist, ki ga z avtomobilom odpelje do hiše.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Vaikai žaisdami ant tokios dirvos ir kišdami rankas į burną taip pat lengvai užsikrečia.

İlgili Sayfalar