götürdüm ile cümle
götürdüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onu hastaneye götürdüm.Lo llevé al hospital.
Köpeğimi veterinere götürdüm.Llevé a mi perro al veterinario.
(Örneğin: Getirmek= Getümek, Getirdim= Getüdüm; Götürmek= Götümek, Götürdüm= Götüdüm).Ejemplos: la me dóna (me la da), el se menja (se lo come).
19 çift ayakkabı götürdüm çekimlere ama 1 tanesini bile giydirmedi bana.Las otras dos fueron Pijama para dos y No me mandes flores.
Daha sonra alıp Irak âlimlerine götürdüm.Creo que lo he llevado a otro lugar.
Tom'u benimle birlikte götürdüm.Ho portato con me Tom.
Çocukları okula götürdüm.Я отвёл детей в школу.
Dün gece onu arabamla götürdüm.Я подвёз его на своей машине прошлым вечером.
Onu hastaneye götürdüm.Я отвёл его в больницу.
Köpeğimi veterinere götürdüm.Я отнёс свою собаку к ветеринару.
Babamı şimdi havaalanına götürdüm.Я только что отвез отца в аэропорт.
(Örneğin: Getirmek= Getümek, Getirdim= Getüdüm; Götürmek= Götümek, Götürdüm= Götüdüm).依頼:「~らっせ」「~さっせ」「~(して)くろ・~(して)くれろ」がある。
19 çift ayakkabı götürdüm çekimlere ama 1 tanesini bile giydirmedi bana.להלביש אותו שני מעילים בעוד שאולי היה לו רק אחד.
Mektubu heyecanla alıp eve götürdüm, kendini tanıtıyor ve benimle evlenmek istediğini belirtiyordu...Ta tahtis püsti tõusta, rõhutamaks sellega, et lahkub.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.12살짜리 제 딸을 데리고 갔는데 딸이 게일라를 만날 수 있도록 말이죠.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Am luat-o cu mine pe fiica mea de 12 ani pentru că vroiam să o cunoască pe Gayla.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Ho portato con me mia figlia di 12 anni, perché volevo veramente che incontrasse Gayla.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Ich nahm meine 12 Jahre alte Tochter mit, denn ich wollte unbedingt, dass sie Gayla kennenlernt.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Ik nam mijn dochter van 12 met me mee, omdat ik echt wilde dat ze Gayla zou ontmoeten.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Jag tog med mig min 12-åriga dotter eftersom jag verkligen ville att hon skulle möta Gayla.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.J'avais amené ma fille de 12 ans avec moi car je voulais vraiment qu'elle rencontre Gayla.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Levei comigo a minha filha de 12 anos, porque queria que ela conhecesse Gayla.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Llevé a mi hija de 12 años conmigo, porque realmente quería que conociera a Gayla.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Magammal vittem az akkor 12 éves lányomat, mert nagyon szerettem volna, ha találkozik Gaylával.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Tôi dẫn theo đứa con gái 12 tuổi đii cùng với mình, bởi vì tôi thật sự muốn nó gặp Gayla.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Vein 12-vuotiaan tyttäreni myös sinne, koska halusin hänen tapaavan Gaylan.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Vzala som so sebou moju 12-ročnú dcéru, pretože som naozaj chcela, aby sa stretla s Gaylou.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Zabrałam ze sobą 12-letnią córkę, bo bardzo chciałam, żeby poznała Gaylę.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Взех с мен 12 годишната ми дъщеря защото много исках да се срещне с Гейла.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Я взяла мою 12-річну доньку з собою, бо я дуже хотіла, щоб вона зустріла Ґейлу.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Я взяла с собой 12-летнюю дочь, так как я очень хотела познакомить её с Гейлой.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.הבאתי איתי את בתי בת ה-12, כי מאד רציתי שתפגוש את גיילה.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.أخذت ابنتي ذات الـ12 عامًا معي، لأنني أردتها فعلًا أن تقابل غايلا.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.ゲイラに会わせようと思ったのです 「なんで?」と娘が聞くので
8, 6 ,9 yaşlarındayken oğullarımı oraya götürdüm.Cuando tenían 8, 6, 9 años de edad, los llevé allí.
8, 6 ,9 yaşlarındayken oğullarımı oraya götürdüm.Ils avaient 8, 6, 9 ans quand j'y ai emmené mes enfants.
8, 6 ,9 yaşlarındayken oğullarımı oraya götürdüm.Quando avevano 8, 6, 9 anni, gli ho portati qui.
Babamı hastaneye götürdüm.-Jag for med farsan till sjukhuset.
Babamı hastaneye götürdüm.Papā č in ospedale.
Babamı hastaneye götürdüm.Papá está enfermo en el hospital.
Babamı hastaneye götürdüm. Seninle kalabilirim o halde?- Zabrałem tatę do szpitala - Więc mogę zostać z Tobą
Babamı hastaneye götürdüm.- Vater ist im Krankenhaus.
Babamı hastaneye götürdüm.- Vzal jsem tátu do nemocnice.
Babamı hastaneye götürdüm.Ο μπαμπάς αρρώστησε ξαφνικά. Τον πήγα στο νοσοκομείο.
Ben de aldım. Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Am cumpărat o plasă de mere, am luat-o acasă, am scos un măr din plasă și l-am tăiat.
Ben de aldım. Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Tôi mua một túi táo, tôi đem túi táo về nhà, lấy một quả ra, và cắt.
Ben de aldım. Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.Купил пакет яблок, принёс домой, вытащил одно и порезал на части.
Bilim dünyasından arkadaşlarımı ve sürdürülebilirlik pratisyenlerini hapishanelere götürdüm.I-am adus pe colegii mei, savanţi şi conservaţionişti, în închisori.
Bilim dünyasından arkadaşlarımı ve sürdürülebilirlik pratisyenlerini hapishanelere götürdüm.Ich habe meine wissenschaftlichen Kollegen und Fachleute für Nachhaltigkeit mit in die Gefängnisse genommen.
Bilim dünyasından arkadaşlarımı ve sürdürülebilirlik pratisyenlerini hapishanelere götürdüm.Ik bracht mijn wetenschappelijke collega's en duurzaamheidsbeoefenaars naar de gevangenis.
Bilim dünyasından arkadaşlarımı ve sürdürülebilirlik pratisyenlerini hapishanelere götürdüm.저는 제 연구 동료들과 지속가능성 연구자들을 감옥으로 데려가
Bilim dünyasından arkadaşlarımı ve sürdürülebilirlik pratisyenlerini hapishanelere götürdüm.Tôi mời các đồng nghiệp nghiên cứu và những người thực tập đến nhà tù.
Bilim dünyasından arkadaşlarımı ve sürdürülebilirlik pratisyenlerini hapishanelere götürdüm.Мы с коллегами и экологами стали ездить по тюрьмам и читать лекции раз в месяц.
Bilim dünyasından arkadaşlarımı ve sürdürülebilirlik pratisyenlerini hapishanelere götürdüm.הבאתי לכלא את חברי המדענים ואת מומחי הקיימות,
Bilim dünyasından arkadaşlarımı ve sürdürülebilirlik pratisyenlerini hapishanelere götürdüm.احضرت زملائي الباحثين والممارسين في الاستدامة الى السجن،
Bilim dünyasından arkadaşlarımı ve sürdürülebilirlik pratisyenlerini hapishanelere götürdüm.月に1回スピーチをしました
Birkaç bölüm yazıp MIT yayınevine götürdüm. Verdikleri cevap:Dus ik schreef een paar hoofdstukken, en ik bracht het naar de MIT uitgeverij en die zeiden
Birkaç bölüm yazıp MIT yayınevine götürdüm. Verdikleri cevap:Meg is írtam pár fejezetet, és elvittem a MIT kiadójához.
Birkaç bölüm yazıp MIT yayınevine götürdüm. Verdikleri cevap:Έγραψα ένα-δύο κεφάλαια και το πήγα στις εκδόσεις του ΜΙΤ και μου είπαν:
Birkaç bölüm yazıp MIT yayınevine götürdüm. Verdikleri cevap:Написах няколко глави и ги занесох в издателството на Ем Ай Ти, а те казаха: