götürdüm ile cümle
götürdüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben kamerayı beraberimde götürdüm.I took my camera along.
Çocukları okula götürdüm.I took the children to school.
Hemen ona götürdüm.I took to her at once.
Ona bir fincan kahve götürdüm.I took him a cup of coffee.
Dün gece onu arabamla götürdüm.I gave him a ride in my car last night.
Onu eve götürdüm.I saw her home.
Ben onu hastaneye götürdüm.I took her to the hospital.
Onu hastaneye götürdüm.I took him to the hospital.
Tom'u pikap kamyonumun arkasında hastaneye götürdüm.I took Tom to the hospital in the back of my pickup truck.
Ben Tom'u hastaneye götürdüm.I took Tom to the hospital.
Tom'u arabayla okula götürdüm.I drove Tom to school.
Tom'u arabayla eve götürdüm.I gave Tom a ride home.
Tom'u arabayla götürdüm.I gave Tom a ride.
Tom'u ofisime götürdüm.I've got Tom in my office.
Tom'u benimle birlikte götürdüm.I've got Tom with me.
Tom'u onunla ilgili çalışmaya götürdüm.I've got Tom working on it.
Tom bir ambulans çağırmama izin vermedi bu yüzden onu hastaneye kendim götürdüm.Tom wouldn't let me call an ambulance so I drove him to the hospital myself.
Köpeğimi veterinere götürdüm.I took my dog to the vet.
Ben birini götürdüm.I took one off.
Tom'u bir hastaneye götürdüm.I took Tom to a hospital.
Tom'u Boston'da en sevdiğim restorana götürdüm.I took Tom to my favorite restaurant in Boston.
Tom'u öğle yemeğine götürdüm.I took Tom to lunch.
Ben onları bir tekneyle küçük bir geziye götürdüm.I took them for a little trip in a boat.
Onları arabayla götürdüm.I gave them a ride.
Onu arabayla götürdüm.I gave him a ride.
Onları arabayla eve götürdüm.I gave them a ride home.
Onu arabayla eve götürdüm.I gave him a ride home.
Dün kedimi hayvan hastanesine götürdümI took my cat to the veterinary hospital yesterday.
Ben onları arabayla eve götürdüm.I drove them home.
Onu yatağa geri götürdüm.I took her back to the bed.
Bugün arabamı bakım yaptırmaya götürdüm.I took my car to have it serviced today.
Her şeyi benim yanımda götürdüm.I took everything with me.
Tom'u Boston'a götürdüm.I drove Tom to Boston.
Doktorla görüşmek için Tom'u götürdüm.I took Tom to see the doctor.
Bisikletimi eve iterek götürdüm.I pushed my bicycle home.
Eşyalarımı odama götürdüm.I took my things to my room.
Bunları 2001 yılında bilgisayar objeleri yapmak için Tokyo'ya götürdüm.I took these to Tokyo in 2001 to make computer objects.
Birkaç bölüm yazıp MIT yayınevine götürdüm. Verdikleri cevap:I wrote a couple of chapters, and took it to MlT Press and they said,
Onları Japon Denizi'ne götürdüm, orada dev deniz anası ile tanıştılar.I've taken them to the Sea of Japan, where they met giant jellyfish.
Onları Kaliforniya'daki kelp yosunları ormanına kamp yapmaya götürdüm.I've taken them camping in the kelp forests of California.
Ona sıcak bir battaniye ve bir bardak kahve götürdüm.I brought her a warm blanket and a cup of a coffee.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdümIt took me 100 miles to figure out that, in my heart, in me,
Ve yanımda bir santrifüj makinası, kuru buz, iğneler ve tüpler götürdüm.And I took out a centrifuge and dry ice and needles and tubes.
Bilim dünyasından arkadaşlarımı ve sürdürülebilirlik pratisyenlerini hapishanelere götürdüm.I brought my scientific colleagues and sustainability practitioners into the prison.
Bunu aynı gençlere götürdüm.So — (Laughter) —
Bir poşet elma aldım, eve götürdüm, içinden bir elma aldım ve onu kestim.I took it home, I took one apple out of the bag, and I cut it up.
Bize -1 verdiler ve ben de o noktayı 3'e götürdüm.You give me negative 1 and I will map it to 3.
Onları laboratuvara götürdüm.I took these back to the lab.
Onu emniyetli bir yere götürdüm ve sordum:So I took him into a safe place.
Çok alçak bir yere götürdümWhere only fools go
Japon bir kızla tanışıp onu eve götürdüm.I met a Japanese girl and took her home with me.
Babamı hastaneye götürdüm. Seninle kalabilirim o halde?- I took dad to hospital - I can stay with you, then
Mesela, Dubai AVM'de 2 yaşındaki oğlumu oyun alanına götürdüm.For example, I took my two year-old son to the playground at the Dubai Mall.
Kocalarını da onlarla birlikte götürdüm.So I took the husbands along.
8, 6 ,9 yaşlarındayken oğullarımı oraya götürdüm.When they were 8, 6, 9 years old, I took them there.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.I took my 12-year-old daughter with me, because I really wanted her to meet Gayla.
Bu yüzden İsraillileri Mısırdan çıkarıp çöle götürdüm.So I caused them to go forth out of the land of Egypt, and brought them into the wilderness.
Öfkelendiğimde bir kral verdim sana, Gazaba gelince alıp götürdüm onu.I have given you a king in my anger, and have taken him away in my wrath.
Çocuklarımı, eşimin Niş’teki (Sırbistan) ailesinin yanına götürdüm."I took my children to Nis [Serbia], to my wife's family.
Onu eve götürdüm.Ich habe sie nach Hause gebracht.