götür ile cümle
götür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nihayet kardeşleri, Yusuf'u alıp götürdüler ve kuyunun dibine bırakmaya topluca karar verdiler.So, when they took him out they planned to throw him into an unused well.
Böylece Firavun kavmini yanlış yola sürükledi ve doğru yola götürmedi.The Pharaoh had led his people astray, and did not rightly guide them.
Şüphesiz sen gerçekten hidayete götüren doğru bir yol üzerindesin.You are surely on the right path.
"Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."Why should I not worship Him who brought me into being, to whom you will be brought back in the end?
Göklerde ve yerde bulunanların sahibi olan Allah'ın yoluna götürüyorsun.The path of God to whom belongs the kingdom of the heavens and the earth.
Eğer biz seni onlara azap gelmeden önce alıp götürsek bile onlardan intikam alırız.We shall punish them whether We take you away,
De ki: "Sizi yerden üreten O'dur ve O'na toplanıp götürüleceksiniz."Say: "It is He who dispersed you all over the earth, and to Him you will be gathered."
Daima kusur arayıp kınayan, hep lâf götürüp getiren,Or backbiter, calumniator, slanderer,
Gerçekten o, şüphe götürmez bir bilgidir.And He, He is indeed the ultimate Reality.
Sonra onlar gerçek efendileri, mevlâları olan Allah'a götürülüp teslim edilirler.Then they are taken to God, their real lord and master.
İşte bu yol Allah'ın hidâyet yoludur ki kullarından dilediğini ona götürür.This is God's guidance: He gives among His creatures whom He will.
De ki: “O şeriklerinizden hakikate götürecek var mı?Ask: "Is there one among those you associate with God who can show the way to the truth?"
Hayatı veren de, öldürüp geri alan da O'dur. Ve sonunda hepiniz O’nun huzuruna götürüleceksiniz.He is the giver of life and death, and to Him you will return.
Babaları: “Onu götürmeniz beni meraklandırır. Korkarım ki siz farkında olmadan, onu kurt yer.” dedi.He said: "I am afraid of sending him with you lest a wolf should devour him when you are unmindful."
Böylece Firavun halkını kurtuluşa değil, yanlış yola, çıkmaza götürdü. [11,98]The Pharaoh had led his people astray, and did not rightly guide them.
Sizi çoğaltıp dünyaya yayan da O'dur. Muhakkak yine O’nun huzuruna götürüleceksiniz.It is He who multiplied you on the earth, and it will be before Him that you will be gathered.
Göklerin ve yerin hâkimiyeti Allah'ındır.Bütün işler O’na götürülür, hüküm O’nun kapısından çıkar.For God's is the kingdom of the heavens and the earth, and the returning is to God.
Hüküm O’nundur ve hepiniz O’nun huzuruna götürüleceksiniz. [55,26-27]His is the judgement, and to Him will you be brought back in the end.
Bütün işler nihaî hüküm için Allah'a götürülür.But all things will be brought back to God.
Ancak Allah'ın ihlasa erdirdiği kulları böyle olmaz, cehenneme götürülmezler.Except His chosen creatures who do not.
Sonunda Rabbinizin huzuruna götürüleceksiniz.You have then to go back to your Lord.
Bir meltemle yolcuları alıp götürdüğü zaman gemiden memnundurlar.When you sail in ships in a favourable breeze, you rejoice.
Elçilerimiz İbrahim'e müjdeyi götürdüklerinde "Selam!" (Barış olsun) dediler.Our angels came to Abraham with good news, and said: "Peace on you.
İyilikler kötülükleri silip götürür.Remember that good deeds nullify the bad.
Böyle yaparsanız kervanlardan biri onu bulup götürebilir."Some passing caravan may rescue him."
Dedi ki: "Onu götürmeniz beni endişelendirir. Korkarım ki haberiniz yokken onu kurt yer."He said: "I am afraid of sending him with you lest a wolf should devour him when you are unmindful."
Dilerse sizi götürüp, yerinize yeni yaratıklar getirir.If He so wills He could take you away from the earth and raise a new creation (in your place).
Dilerse sizi götürür ve yerinize yeni yaratıkları getirir.He could take you away if He pleased and bring a new creation (in your place).
Seni alıp götürsek de biz onları cezalandıracağız.We shall punish them whether We take you away,
Mucizelerimizi kendilerine götürdüğü zaman, o mucizelere gülmüşlerdi.But when he brought to them Our signs they laughed at them,
Yeryüzünün onlardan kimi alıp götürdüğünü bilmişizdir. Yanımızda koruyan bir kayıt vardır.We know what the earth consumes of them, for We have the Book that preserves everything.
Suçlular yüzlerinden tanınır ve yaka paça götürülürler.The sinners will be recognised by their marks, and seized by the forelock and their feet.
İftiracı, söz götürüp getiren,Or backbiter, calumniator, slanderer,
Yarattıklarımız içinde, doğrulukla hakka götüren ve hak ile adalet yapan bir ümmet de vardır.And from Our creation is a group that shows the truth and establishes justice with it.
Yaslanacakları cehenneme (götürdüler). Ne kötü bir duraktır o!Which is hell; they will enter it; and what a wretched place of stay!
Akşamları getirir, sabahları götürürken onlarda sizin için bir güzellik vardır.And in them is your elegance, when you bring them home at evening, and when you leave them to graze.
İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser.That is the True Day; therefore whoever wills may take the path towards his Lord.
"Ayetlerimizi götürün. Biz sizinleyiz, herşeyi dinlemekteyiz."He said, “Not like this (any more); both of you go with Our signs, We are with you, All Hearing.”
Bana uyun, sizi doğru yola götüreyim."Follow me, I shall show you the way of righteousness.”
Biz beylerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yanlış yola götürdüler."We followed our chiefs and our elders – so they misled us from the path!”
Bütün işler hep Allah'a döndürülüp götürülür. O'na kulluk et ve O'na dayan.To Him the whole matter shall be returned; so serve Him, and put thy trust in Him.
Şüphesiz sen, doğru yola götürüyorsun:And thou, surely thou shalt guide unto a straight path --
Dilediğini azaplandırır, dilediğine merhamet eder. O'na çevrilip-götürüleceksiniz.chastising whom He will, and having mercy on whomsoever He will, and unto Him you shall be turned.
Bu, doğruluğu şüphe götürmeyen ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yol gösteren Kitap'dır.That is the Book, wherein is no doubt, a guidance to the godfearing
Dilediğini azaplandırır ve dilediğine acır ve siz, döndürülüp onun tapısına götürüleceksiniz.chastising whom He will, and having mercy on whomsoever He will, and unto Him you shall be turned.
Ona, "Allah'tan sakın!" dendiğinde, gurur kendisini günaha götürür.and when it is said to him, 'Fear God', vainglory seizes him in his sin.
Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür.Whosoever believes in God, He will guide his heart.
Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."His is the kingdom of the heavens and the earth; then unto Him you will be returned.'
Şüphesiz ki sen de insanları doğru bir yola götürüyorsun.And thou, surely thou shalt guide unto a straight path --
O, dilediğini cezalandırır, dilediğine merhamet eder.Hepiniz O'nun huzuruna götürüleceksiniz.chastising whom He will, and having mercy on whomsoever He will, and unto Him you shall be turned.
Onlar Firavun'un emrine uymuşlardı. Oysa Firavun'un emri doğruya-götürücü (irşad edici) değildi.But they followed the commandment of Fir'awn, and the commandment of Fir'awn was not right- minded.
Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten çekinen) iki kadın buldu.And he found, apart from them, two women keeping back their flocks.
Rabbimiz! Doğrusu geleceği şüphe götürmeyen günde, insanları toplayacak olan Sensin.Our Lord! verily Thou art the Assembler of mankind for a Day whereof there is no doubt.
Yüklerini açınca karşılık olarak götürdükleri mallarının kendilerine iade edilmiş olduğunu gördüler.And when they opened their stuff, they found their goods returned unto them.
Nihayet onlar gerçek Mevlâ'ları olan Allah'a götürülürler.Then they all shall be taken back unto Allah, their true Master.
Gemi onları, dağlar gibi dalgalar üstünden yürütüp götürüyordu.And it moved on with them amidst waves like mountains.
Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu.And it moved on with them amidst waves like mountains.
Dikkat edin: Ne fena yükler götürüyorlar!Lo! vile is that which they shall bear.
Rabbiniz O'dur ve siz O’nun huzuruna götürüleceksiniz.”He is your Lord, and unto Him ye shall be returned.
Elçilerimiz İbrahim'e müjdeyi götürdüklerinde "Selam!"And assuredly Our messengers came unto Ibrahim with the glad tidings.