Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.Той ме заведе в неговата стая и затвори вратата.
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.והוא לקח אותי לחדר שלו, וסגר את הדלת,
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.وأخذني إلى هذه الغرفة و أغلق الباب،
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.彼が言うには、この孤児院には75人の子供がいてたいへん騒がしい場所だそうです
Beni yanında götürüyor. Ayrılıyoruz. - Bu gerçek olamaz.Me Ileva con éI, nos vamos. - ¡ No puede ser!
Beni yanında götürüyor. Ayrılıyoruz.Φεύγουμε.
Beni yanında götürüyor. Ayrılıyoruz.Он увозит меня; мы уезжаем.
Beni yanında götürüyor.Hij neemt me mee.
Beni yanında götürüyor.Magával visz.
Beni yanında götürüyor.Mă ia cu el.
Beni yanında götürüyor.On mě odtud odvede.
Beni yanında götürüyor.Той ще ме отведе.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.(22:2) Он покоит меня на злачных пажитях и водит меня к водам тихим,
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Deitar-me faz em pastos verdejantes; guia-me mansamente a águas tranqüilas.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.El mă paşte în păşuni verzi, şi mă duce la ape de odihnă;
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.En prados de tiernos pastos me hace descansar. Junto a aguas tranquilas me conduce
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Er weidet mich auf grüner Aue und führet mich zum frischen Wasser.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.han lader mig ligge på grønne Vange. Til Hvilens Vande leder han mig, han kvæger min Sjæl,
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Han lar mig ligge i grønne enger, han leder mig til hvilens vann.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.han låter mig vila på gröna ängar; han för mig till vatten där jag finner ro,
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Hij laat mij uitrusten in een groene weide en wijst mij de weg langs kabbelende beekjes.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Ia membaringkan aku di padang rumput yang hijau. Ia membimbing aku menuju air yang tenang
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Il me fait reposer dans de verts pâturages, Il me dirige près des eaux paisibles.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.그가 나를 푸른 초장에 누이시며 쉴만한 물 가으로 인도하시는도다
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Na pašnikih zelenih me pase, k tihim vodam me vodi.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Na pastvách zelených pase mne, k vodám tichým mne přivodí.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Na paszach zielonych postawił mię; a do wód cichych prowadzi mię.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Ngài khiến tôi an nghỉ nơi đồng cỏ xanh tươi, Dẫn tôi đến mé nước bình tịnh.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Ngài khiến tôi an_nghỉ nơi đồng_cỏ xanh_tươi , Dẫn tôi đến mé nước bình tịnh .
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Pasie ma na zelených pažitiach; vodí ma popri tichých vodách.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.su pascoli erbosi mi fa riposare ad acque tranquille mi conduce
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.ves legelõkön nyugtat engem, [és] csendes vizekhez terelget engem.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Viheriäisille niityille hän vie minut lepäämään; virvoittavien vetten tykö hän minut johdattaa.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Εις βοσκας χλοερας με ανεπαυσεν εις υδατα αναπαυσεως με ωδηγησεν.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.На зелени пасбища ще ме успокоява; При тихи води ще ме завежда.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.בנאות דשא ירביצני על מי מנחות ינהלני׃
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.في مراع خضر يربضني. الى مياه الراحة يوردني.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.他 使 我 躺 臥 在 青 草 地 上 、 領 我 在 可 安 歇 的 水 邊
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.他 使我 躺臥 在 青草 地上 、 領我 在 可 安歇 的 水邊
- Ben ne yaptım? - Onu nereye götürüyorsunuz?- Hej, dokąd ją zabieracie?
- Ben ne yaptım? - Onu nereye götürüyorsunuz?Que fiz eu?
- Ben ne yaptım? - Onu nereye götürüyorsunuz?¿Qué hice?
- Ben ne yaptım? - Onu nereye götürüyorsunuz?Was hab' ich denn getan?
- Ben ne yaptım? - Onu nereye götürüyorsunuz?Какво съм направила?
- Ben ne yaptım? - Onu nereye götürüyorsunuz?Какво съм направила?
- Ben ne yaptım? - Onu nereye götürüyorsunuz?הוא ירתיח מיליוני גלונים ,של מי ים
- Ben ne yaptım? - Onu nereye götürüyorsunuz?ماذا فعلت ؟ أين تأخذونها يا رفاق؟
Ben sizi götürürümAlors suivez-moi, je vous y attendrai
Ben sizi götürürümDostanem sa tam
Ben sizi götürürümVa voi aduce acolo
- Bilim ve teknoloji bizi artan bir hızla ileriye götürüyor.A votat cineva pentru proiectul Lunar ?
- Bilim ve teknoloji bizi artan bir hızla ileriye götürüyor. - Evet!- Ciência e tecnologia estão a impulsionar-nos para frente a grande velocidade.
- Bilim ve teknoloji bizi artan bir hızla ileriye götürüyor. - Evet!Ilmu pengetahuan dan tekhnologi telah mendorong kita kemasa depan dengan
- Bilim ve teknoloji bizi artan bir hızla ileriye götürüyor. - Evet!La science et la technologie nous propulsent en avant de plus en plus vite.
- Bilim ve teknoloji bizi artan bir hızla ileriye götürüyor. - Evet!Scienza e tecnologia ci stanno trasportando avanti a un ritmo accellerante
- Bilim ve teknoloji bizi artan bir hızla ileriye götürüyor. - Evet!Wissenschaft und Technologie treiben uns immer schneller forwärts.
- Bilim ve teknoloji bizi artan bir hızla ileriye götürüyor.Η επιστήμη και η τεχνολογία μας ωθούν εμπρός με επιταχυνόμενους ρυθμους.
- Bilim ve teknoloji bizi artan bir hızla ileriye götürüyor.Науката и технологиите ни движат напред с ускоряващи се темпове.
- Bilim ve teknoloji bizi artan bir hızla ileriye götürüyor.その通り!「私達」一般大衆が理解せず
Binaenaleyh enselerine biner, kamçıyı vurur götürürüz.نركب على أعناقهم، نجلدهم بالسياط لنجعلهم يتحركون ". لذلك الناس