Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Bất cứ ai muốn cùng tôi đến Nam Cực hay Bắc Cực, tôi sẽ dẫn bạn đi, hãy cùng đi nào.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Chce ktoś pojechać ze mną na Antarktydę lub Arktykę?
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Chiunque voglia venire con me in Artide o in Antartide, vi porto, andiamo!
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Den som vill följa med mig till Antarktis eller Arktis får hänga med, vi sticker!
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Er der nogen der vil med mig til Antarktis eller Arktis, tager jeg jer med; lad os tage afsted.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.És ha bárki el akarna jönni velem az Antarktiszra vagy az Északi-sarkra, elviszem Önöket, mehetünk.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Jestli někdo chcete jít se mnou na Antarktidu nebo Arktidu, vezmu vás sebou, jen pojďte.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.남극이나 북극을 가고싶으신 분들은 갑시다. 제가 같이 갈께요.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Kuka tahansa, joka haluaa Etelämantereelle tai Pohjoisnavalle, minä vien teidät, mennään!
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Möchte jemand mit mir in die Antarktis kommen, oder die Arktis, ich nehme Sie mit, auf geht's.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Oricine vrea să vină cu mine în Antarctica sau Oceanul Arctic, vă iau, să mergem.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Quem quiser vir comigo à Antártica ou ao Ártico, eu levo-o, vamos lá.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Siapa saja yang ingin datang dengan saya ke Antartika atau Arktik. Saya akan membawa anda, ayo kita pergi.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Si quelqu'un veut venir avec moi en Antarctique ou en Arctique, je vous y emmène, allons-y.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Всеки, който иска да дойде с мен в Антарктида или Арктика, ще ви взема, да тръгваме.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Всі, хто забажає поїхати зі мною до Антарктики або Арктики - я з радістю.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.Если кто-то захочет поехать со мной в Антарктику или Арктику, я с радостью.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.מישהו רוצה לבוא איתי לאנטרטיקה או לארקטי, אני אקח אותך, בוא נלך.
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.واي احد يريد ان ياتي معي الى القطب .. ساسعد باصطحابه
Benimle Antarktika ve Arktika'ya gelmek isteyen varsa götürürüm, haydi gidelim.このストーリーを世界に伝えなければなりません
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Aku bertanya kepada malaikat itu, "Ke mana mereka bawa keranjang itu?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.A povedal som anjelovi, ktorý hovoril so mnou: Kam to nesú tú efu?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Atunci am întrebat pe îngerul, care vorbea cu mine: ,,Unde duc ele efa?``
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Då frågade jag ängeln som talade med mig: »Vart föra de skäppan?»
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Da sa jeg til engelen som talte med mig: Hvor skal de hen med efaen?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Domandai all'angelo che parlava con me: «Dove portano l'efa costoro?»
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.És mondám az angyalnak, a ki beszél vala velem: Hová viszik ezek a mérõ- edényt?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.I řekl jsem andělu tomu, kterýž mluvil se mnou: Kam ony nesou tu efi?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Je dis à l`ange qui parlait avec moi: Où emportent-elles l`épha?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.내가 내게 말하는 천사에게 묻되 그들이 에바를 어디로 옮겨 가나이까 하매
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Niin minä sanoin enkelille, joka puhutteli minua: "Mihin ne kuljettavat eefa-mittaa?"
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Perguntei ao anjo que falava comigo: Para onde levam elas a efa?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Så spurgte jeg Engelen, som talte med mig: "Hvor bærer de Efaen hen?"
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Ta hỏi thiên sứ đương nói cùng ta rằng: Chúng nó đem ê-pha đi đâu?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Ta hỏi thiên_sứ đương nói cùng ta rằng : Chúng_nó đem ê - pha đi đâu ?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Tedym rzekł do onego Anioła, który mówił zemną: Dokądże niosą to efa?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Und ich sprach zu dem Engel, der mit mir redete: Wo führen die das Epha hin?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum."Waar brengen zij de mand naar toe?" vroeg ik de engel.
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Yo pregunté al ángel que hablaba conmigo: --¿A dónde llevan la caja
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Και ειπα προς τον αγγελον τον λαλουντα μετ' εμου, Που φερουσιν αυται το εφα;
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.И сказал я Ангелу, говорившему со мною: куда несут они эту ефу?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.Тогава рекох на ангела, който говореше с мене: Къде занасят тая ефа?
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.ואמר אל המלאך הדבר בי אנה המה מולכות את האיפה׃
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.فقلت للملاك الذي كلمني الى اين هما ذاهبتان بالايفة.
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.我 問 與 我 說 話 的 天 使 說 、 他 們 要 將 量 器 抬 到 那 裡 去 呢
Benimle konuşan meleğe, ‹‹Kabı nereye götürüyorlar?›› diye sordum.我 問與 我 說話 的 天使說 、 他們 要 將 量器 抬到 那裡 去 呢
Beni, New York Doğa Tarih Müzesi'ne götürür ve bana, yılanlarla ilgili kitaplar alırdı.저를 뉴욕 자연 역사 박물관으로 데리고 가서 뱀에 대한 책을 사 주시고,
Beni, New York Doğa Tarih Müzesi'ne götürür ve bana, yılanlarla ilgili kitaplar alırdı.היא לקחה אותי למוזיאון הטבע והמדע בניו יורק, קנתה לי ספרים על נחשים,
Beni, New York Doğa Tarih Müzesi'ne götürür ve bana, yılanlarla ilgili kitaplar alırdı.وتاخذني لمتحف التاريخ الطبيعي بنيويورك وتشتري لي كتبا عن الثعابين
Beni, New York Doğa Tarih Müzesi'ne götürür ve bana, yılanlarla ilgili kitaplar alırdı.蛇の本を買ってしまいました こうして私のキャリアは始まったのです
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı. "Burada 75 çocuk kalıyor ve ortalık tımarhane gibi.""J'ai 75 enfants ici à l'orphelinat, et c'est la folie complète."
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.Chúng tôi nói chuyện trong một căn phòng.
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.E lui mi condusse in questa stanza e chiuse la porta e disse:
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.Hij brengt me naar een kamer en zegt:
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.그는 저를 이 방으로 데려와
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.Mă primește în camera lui, închide ușa și-mi zice:
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.Und dann nimmt er mich mit in seinen Raum, schließt die Tür und sagt:
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.Zaprowadził mnie do pokoju, zamknął drzwi, i powiedział:
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.Πήγαμε σε ένα δωμάτιο, κλείνει την πόρτα και λέει:
Beni odasına götürüp kapıyı kapattı.А он ведет меня к себе в комнату, закрывает за собой дверь и говорит: