Ana içeriğe geç
Sözlük

götürü ile cümle

götürü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Asker veya seks kölesi olarak hizmet emeleri için çalılık alanlara götürüldüler.הם נלקחים ליער כדי לשמש כחיילים, ועבדי סקס
Asker veya seks kölesi olarak hizmet emeleri için çalılık alanlara götürüldüler.يتم إختطافهم الى الأدغال وإجبارهم على الخدمه كاجنود وعبيد للجنس
Asker veya seks kölesi olarak hizmet emeleri için çalılık alanlara götürüldüler.私の娘は・・・1996年に「神の抵抗軍」に誘拐されました。
Aslında, bu sizi ilk yere götürür. .Czyli na mocy definicji, ten element będzie naszym oryginalnym elementem.
Aslında, bu sizi ilk yere götürür. .Така че по дефиниция, това ще бъде вашето първоначално нещо.
Aslında, bu sizi ilk yere götürür. .اذاً من خلال التعريف، هذا سيكون الشيئ الاصلي
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.Aşa că de fiecare dată când acasă spargem un pahar de vin, eu salvez partea de jos, o duc la atelier.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.Así que, en casa, cuando se nos rompa una copa de vino, guardamos la base, nos vamos al taller
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.Dus eigenlijk, thuis, als we een wijnglas breken, bewaar ik de voet, en neem ik hem naar de werkplaats.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.É na base que se devem concentrar.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.En fait, chaque fois qu'on casse un verre à vin à la maison, Je récupère la base, l'amène à l'atelier.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.Ha otthon összetörik egy borospohár, mindig félreteszem a talpát, és átviszem a műhelybe.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.Immer wenn wir zu Hause ein Weinglas kaputt machen, hebe ich das Unterteil auf, bringe es rüber zur Werkstatt.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.Kiedy zbije mi się kieliszek, nie wyrzucam podstawki. Kiedy zbije mi się kieliszek, nie wyrzucam podstawki.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.사실 집이나 와인글래스를 깨뜨릴 수 있는 어떤 장소에서든지 저는 바닥 부분만 구해 와서 기계 공작소에 맡깁니다.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.Ogni volta che a casa rompiamo un calice io prendo la base e la porto nella nostra officina.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.Så faktisk, hjemme, når vi smadrer et vinglas, gemmer jeg bunden, tager den til maskinsforretningen.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.Thật ra, ở nhà, mỗi khi làm vỡ ly rượu. Tôi để lại phần đáy, đem nó đến xưởng máy.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.U nás doma, pokaždé, když rozbijeme skleničku na víno, tak si schovám spodek a vezmu ho do dílny.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.Така че, ако счупя винена чаша у дома, не изхвърлям долната част, а я занасям на майстор.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.אז , בבית, בכל פעם שאנחנו שוברים כוס יין אני שומרת את התחתית, לוקחת אותה לסדנא
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.بالفعل ، في المنزل ، عندما نكسر كأس النبيذ ، أحتفظ بالقاعدة ، ثم اخذها إلى الورشة.
Aslında evde ne zaman bir şarap bardağı kırılsa alt kısmını saklar ve tornaya götürürüm.底をとっておき 機械工場へ持って行きます 研磨をかけた後には重力レンズができるというわけです
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.E lançaram-lhe as mãos e ela foi pelo caminho da entrada dos cavalos � casa do rei, e ali a mataram.
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.És útat nyitottak néki, és õ arra az útra ment, a merre a lovakat vezetik be a király házába, és ott megölték.
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.I-au făcut loc, şi s'a dus la casa împăratului pe drumul pe care intrau caii: acolo a fost omorîtă.
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.In polože roke nanjo; in šla je po poti, koder hodijo konji v hišo kraljevo, in ondi so jo umorili.
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.I pustili ji. Ale když přišla na cestu, kudy koni vcházejí do domu královského, tu jest zabita.
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.I uczynili jej plac; a gdy przyszła na drogę, którą wodzono konie do domu królewskiego, tamże jest zabita.
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.이에 저의 길을 열어주매 저가 왕궁 말 다니는 길로 통과하다가 거기서 죽임을 당하였더라
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.Le misero le mani addosso ed essa raggiunse la reggia attraverso l'ingresso dei Cavalli e là fu uccisa
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.Mereka menangkap dia, lalu membawanya ke istana. Di sana ia dibunuh di depan pintu Gerbang Kuda
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.Người ta vẹt bên đường cho bà đi; bà trở vào cung vua bởi nơi vào cửa ngựa, và tại đó bà bị giết.
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.Người_ta vẹt bên đường cho bà đi ; bà trở vào cung vua bởi nơi vào cửa ngựa , và tại đó bà bị giết .
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.Så greb de hende, og da hun ad Hesteindgangen var kommet til Kongens Palads, blev hun dræbt der.
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.Zij sleepten haar naar de paleisstallen en doodden haar daar.
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.И дали ей место, и она прошла чрез вход конский к дому царскому, и умерщвлена там.
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.И така отстъпиха й място; и тя отиде през пътя на конския вход в царската къща; и там биде убита.
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.וישמו לה ידים ותבוא דרך מבוא הסוסים בית המלך ותומת שם׃
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.فالقوا عليها الايادي ومضت في طريق مدخل الخيل الى بيت الملك وقتلت هناك
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.眾 兵 就 閃 開 讓 他 去 . 他 從 馬 路 上 王 宮 去 . 便 在 那 裡 被 殺
Atalya yakalandı ve sarayın At Kapısına götürülüp öldürüldü.眾兵 就 閃開讓 他 去 . 他 從馬 路上 王宮去 . 便 在 那裡 被 殺
Ateşi yüksek veya başka bir hastalığı olan çocuklar bakım yerlerine götürülemezler.Kuumeista tai muuten sairasta lasta ei voi viedä hoitopaikkaan.
Ateşi yüksek veya başka bir hastalığı olan çocuklar bakım yerlerine götürülemezler.No se podrá llevar a la guardería a los niños que tengan fiebre u otra enfermedad.
Ateşi yüksek veya başka bir hastalığı olan çocuklar bakım yerlerine götürülemezler.Om barnet har feber eller annars är sjukt ska det inte tas till dagvården.
Ateşi yüksek veya başka bir hastalığı olan çocuklar bakım yerlerine götürülemezler.Un enfant qui présente de la fièvre ou d’autre symptômes ne peut pas être amené à son lieu de garde.
Ateşi yüksek veya başka bir hastalığı olan çocuklar bakım yerlerine götürülemezler.Ребёнка с температурой или заразного ребёнка нельзя вести в лечебное учреждение.
Ateşi yüksek veya başka bir hastalığı olan çocuklar bakım yerlerine götürülemezler.الطفل الذي عنده حرارة أو هو مريض لا يتم إحضاره إلى مكان الرعاية.
Atlarınızı götürün...Ţineţi- vă caii...
Atlarınızı götürün...Не гоните лошадей...
Atlarınızı götürün...По- полека, не бързайте...
Atlarınızı götürün...חכה רגע...
Aynı şekilde, CD8 proteinleri MHC I kompleksine bağlanır. Bu onları kanserli hücrelere götürürAsimismo, las proteínas de CD8, éstos son atraídos al MHC I complejo. ~Pausa~
Azizler Günü’nde ölüler hatırlanır. İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.十一月初的万圣节是为了祭奠亡人。人们会在逝去亲属的坟墓前点上蜡烛。通常也会举行万圣节派对。芬兰的万圣节并不会举行盛大的游行,芬兰人认为万圣节应该是崇高而且平静的。
Bahsettiğiniz 90 derecelik dönüş, onu dışarı götürüyor.해설자1: 말씀하신대로 90도 선회하면서 밖으로 나가고 있습니다.
Bahsettiğiniz 90 derecelik dönüş, onu dışarı götürüyor.Comentator: Uite întoarcerea la 90 de grade de care vorbeam, îl ridică.
Bahsettiğiniz 90 derecelik dönüş, onu dışarı götürüyor.Commentateur : Voilà ce virage de 90° dont vous parlez, qui le lance.
Bahsettiğiniz 90 derecelik dönüş, onu dışarı götürüyor.Commentator: Daar is die bocht van 90 graden waar je het over hebt.
Bahsettiğiniz 90 derecelik dönüş, onu dışarı götürüyor.Cronista: Ahí está ese giro de 90 grados del que hablaba, lo saca.
Bahsettiğiniz 90 derecelik dönüş, onu dışarı götürüyor.Cronista: Ecco quella virata da 90 gradi di cui parli, che lo porta fuori.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod