Tom'u benimle birlikte Boston'a götürüyorm.I'm taking Tom to Boston with me.
Tom'u işe hangi otobüs götürüyor?Which bus does Tom take to work?
Tom'u hastaneye götürüyorum.I'm taking Tom to the hospital.
Treni Boston'a götürüyorum.I'm taking the train to Boston.
Tom eve götürülmek istedi.Tom asked to be driven home.
Tom'u benimle eve götürüyorum.I'm taking Tom home with me.
Bunu eve götürüyorum.I'm going to take this home.
Seni buradan götürüyorum.I'm taking you out of here.
Tom'u parka götürüyorum.I'm taking Tom to the park.
Tom'u yürüyüşe götürüyorum.I'm taking Tom for a walk.
Seni eve götürüyorum.I'm going to get you home.
Tom'a biraz yiyecek götürüyorum.I'm taking Tom some food.
Tom'a öğle yemeğini götürüyorum.I'm taking Tom his lunch.
Onları yanımda götürüyorum.I'm taking them with me.
Kendimi eve götürüyorum.I'm driving myself home.
Seni yanımda götürüyorum.I'm taking you with me.
Ben seni dans etmeye götürüyorum.I'm taking you dancing.
Tom'u yanımda götürüyorum.I'm taking Tom with me.
Bunu Tom'a götürüyorum.I'm taking this to Tom.
Onu yanımda götürüyorum.I'm taking it with me.
Seni arabayla götürüyorum.I'm giving you a ride.
Onu Tom'a götürüyorum.I'm taking it to Tom.
Ben arabayla seni eve götürüyorum.I'm driving you home.
Sizi eve götürüyorum.I'm taking you home.
Yarın Tom'u bir tekne gezisine götürüyorum.I am taking Tom on a boat trip tomorrow.
Tom arabasının çekilerek götürüldüğünü görmek içim tam zamanında restorandan çıktı.Tom walked out of the restaurant just in time to see his car being towed away.
Tom, polis tarafından götürüldü.Tom was carried away by the police.
Tom, Mary'yi okula götürüyor.Tom drives Mary to school.
Beni nereye götürüyorsunuz?Where are you taking me?
Beni nereye götürüyorsun?Where are you taking me?
Büyükbabamın bana verdiği araba galon başına 10 mil götürüyor.The car my grandfather gave me only got ten miles to the gallon.
Tom'un babası gelecek hafta sonu Tom'u ve beni kayak yapmaya götürüyor.Tom's father is taking Tom and me skiing next weekend.
Maria çocukları okula götürüyor.Maria takes the children to school.
Bizi nereye götürüyorsun?Where are you taking us?
Sadece onu yavaş yavaş götürün.Just take it slowly.
Onu başka bir yere götürün.Take it somewhere else.
Seni nereye götürüyorlar?Where are they taking you?
Tom'u nereye götürüyorsun?Where are you taking Tom?
Yaşlı kadın bir hastaneye götürüldü ama çok geçmeden öldü.The old woman was taken to a hospital, but she died not long after.
Daha sonra onu eve götürüyorum.I'm driving her home afterwards.
Neden Boston'a geri götürülüyorum?Why am I being taken back to Boston?
Lütfen beni eve götürür müsün?Would you please take me home?
Onu nereye götürüyorsun?Where are you taking him?
Onu nereye götürüyorsunuz?Where are you taking him?
Tom kötü tarak kabuğu yedikten sonra acil servise götürüldü.Tom was taken to the emergency room after eating bad scallops.
Biz seni bir hastaneye götürüyoruz.We're getting you to a hospital.
Bu gece Mary'yi akşam yemeğine götürüyorum.I'm taking Mary out to dinner tonight.
Beni tren istasyonuna götürür müsün?Can you give me a lift to the train station?
Onlar Tom'u nereye götürüyor?Where are they taking Tom?
Tom arabasıyla bizi eve götürüyor, değil mi?Tom is giving us a ride home, isn't he?
Tom acil servise götürüldü.Tom has been taken to the ER.
Tom çöpü dışarıya götürüyor.Tom is taking out the garbage.
Tom bizi eve geri götürüyor.Tom is taking us back home.
Tom çocukları okula götürüyor.Tom is taking the kids to school.
Tom yarın Mary'yi akşam yemeğine götürüyor.Tom is taking Mary out to dinner tomorrow.
Tom bu gece beni akşam yemeğine götürüyor.Tom is taking me out to dinner tonight.
O, hastaneye götürüldükten sonra öldüğü duyuruldu.He was pronounced dead after he had been taken to the hospital.
Tom çocuklarını sık sık hayvanat bahçesine götürür.Tom often takes his children to the zoo.
Eğer gerekli olsaydı o onu eve götürürdü.She would take him home if it was necessary.
Hey, beni nereye götürüyorsun?Hey, where are you taking me?