göstermiş ile cümle
göstermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Toplumumuz, insanlık tarihindeki en düşük gelişmişliği göstermiş olmasıyla tarihe geçecektir.Társadalmunk az emberi fejlődés legalacsonyabb szintjeként fog fennmaradni a történelemben.
Toplumumuz, insanlık tarihindeki en düşük gelişmişliği göstermiş olmasıyla tarihe geçecektir.Unsere Gesellschaft wird als die niedrigste Entwicklungsstufe des Menschen in die Geschichte eingehen.
Toplumumuz, insanlık tarihindeki en düşük gelişmişliği göstermiş olmasıyla tarihe geçecektir.Vårt samhälle kommer att gå till historien som den lägsta utvecklingen av människan.
Toplumumuz, insanlık tarihindeki en düşük gelişmişliği göstermiş olmasıyla tarihe geçecektir.Yhteiskuntamme jää historiaan ihmisen kehityksen heikoimpana aikana.
Toplumumuz, insanlık tarihindeki en düşük gelişmişliği göstermiş olmasıyla tarihe geçecektir.Η κοινωνία μας θα μείνει στην ιστορία ως η χαμηλότερη ανάπτυξη του ανθρώπου.
Toplumumuz, insanlık tarihindeki en düşük gelişmişliği göstermiş olmasıyla tarihe geçecektir.Обществото ни ще влезе в историята като най-ниското ниво в човешкото развитие.
Toplumumuz, insanlık tarihindeki en düşük gelişmişliği göstermiş olmasıyla tarihe geçecektir.Оно войдет в историю как общество с самыми низкими темпами развития человека.
Toplumumuz, insanlık tarihindeki en düşük gelişmişliği göstermiş olmasıyla tarihe geçecektir.مجتمعنا سوف ينهار في قاع التاريخ كأدنى تطور بشري.
Varsaydığımız her şeyi üçgen üzerinde göstermiş olduk. -이 방법으로 우리는 이 종류의 모두를 표시해 우리가 주어진 것을 받아들일 수 있게 한다
Varsaydığımız her şeyi üçgen üzerinde göstermiş olduk. -Pentru asta in afara subiectului Am cam marcat totul ce putem asuma ca este dat
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Am aratat ca multe dintre aceste gene, contribuie la speranta de viata crescuta a mutantilor daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.그리고 저희가 보여드린 다른 유전자들 중 많은 것이 실제로 daf-2 돌연변이의 긴 수명에 기여를 하고 있습니다
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.daf-2変異体が長生きするのに実際に貢献します それはとても興味深い事です
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.E molti tra i diversi geni che abbiamo mostrato contribuiscono alla maggiore longevità del mutante daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Muchos de estos genes distintos, hemos demostrado, contribuyen a la vida longeva del mutante daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Nous avons montré que beaucoup de ces différents gènes contribuent réellement à la longue vie du mutant daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Ukázali jsme, že mnoho těchto různých genů přispívá k dlouhému životu daf-2 mutantů.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Và trong rất nhiều gen chúng ta đã chỉ ra thực sự góp phần kéo dài tuổi thọ của những cá thể đột biến daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Wiele z różnych pokazanych tu genów, faktycznie wpływa na długie życie mutanta daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Багато з цих генів, які ми показали, роблять певний внесок у тривалість життя мутанта даф-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Много от тези различни гени, както показахме, допринасят за дългия живот на мутанта даф-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.Мы доказали, что многие из этих генов способствуют долгожительству мутантов daf-2.
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.והרבה מהגנים השונים, שהראנו, למעשה תורמים לאורך החיים הארוך של מוטצית ה daf-2
Ve, bazı farklı genler, daf-2 mutantının ... ... yaşam süresine katkı da bulunduğunu göstermiştir.والعديد من تلك الجينات المختلفة التي عرضناها تُساهم في طول العُمر في مُتحولة داف-2
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.A to pokazywałem tutaj.
Ve ben burada olduğunu göstermiştir. Bu. burada phosphoglyceraldehyde.Както показахме тук, това беше глицералдехидфосфатът.
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.Dan saya menunjukkan bahwa di sini.
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.E eu mostrei aqui.
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.En ik toonde dat hier al.
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.Et j'ai montré que ici.
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.바로 저기에서 언급했었엉.
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.Ukazoval jsem to právě tady.
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.Und ich zeigte, dass hier genau richtig.
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.Y mostró ese derecho aquí.
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.Και το έδειξα εδώ.
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.Ось тут я вже це показував.
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.כי הגלוקוז נחלק לשתי
Ve ben burada olduğunu göstermiştir.وأظهر لي هذا الحق هنا.
Ve bu bağlantıyı son örnekte açıkça göstermiştim. -A to spojenie som takmer zreteľne ukázal na poslednom príklade.
Ve bu bağlantıyı son örnekte açıkça göstermiştim. -A to spojení, jsem téměř konkrétně ukázal na posledním příkladu.
Ve bu bağlantıyı son örnekte açıkça göstermiştim. -그리고 그 관계는 저번의 예시 중 거의 직접적으로 보여드렸습니다
Ve bu bağlantıyı son örnekte açıkça göstermiştim. -Ten związek który niemal jawnie pokazałem w ostatnim przykładzie.
Ve bu bağlantıyı son örnekte açıkça göstermiştim. -والعلاقة التي قمت بتوضيحها في المثال الاخير
Ve bu bağlantıyı son örnekte açıkça göstermiştim. -先の例で、明示的に それを示しました。 偶関数として、
Ve bunu iki video de önce göstermiştik.E l'abbiamo mostrato un paio di video fa.
Ve bunu iki video de önce göstermiştik.Показхаме това в няколко видеа преди това.
Ve bunu kitabında çok özgün bir biçimde göstermiş.I bogen forbandt han det med en helt bestemt operation.
Ve bunu kitabında çok özgün bir biçimde göstermiş.그는 방정식에서 한쪽 변에 있는 항을
Ve bunu kitabında çok özgün bir biçimde göstermiş.Restauration restauration ou l'achèvement... l'achèvement
Ve bunu kitabında çok özgün bir biçimde göstermiş."Souhrnné pojednání o počítání pomocí doplňování a vyrovnávání"
Ve bunu kitabında çok özgün bir biçimde göstermiş.Авторът свързва думата с много конкретно действие.
Ve bunu kitabında çok özgün bir biçimde göstermiş.שיקום.... שיקום או השלמה... השלמה.....
Ve bunu kitabında çok özgün bir biçimde göstermiş.و قد قام فى كتابه بتعيين نوع خاص من العمليات الحسابية
Ve bunu kitabında çok özgün bir biçimde göstermiş.一方と他方を
Ve dünyada felaketler, hiç beklenmedik ve olağan dışı boyutlarda artış göstermiştir.A ilość katastrof na całym świecie rosła w absolutnie niezwykłym i nieoczekiwanym tempie.
Ve dünyada felaketler, hiç beklenmedik ve olağan dışı boyutlarda artış göstermiştir.A přírodní katastrofy ve světě přibývají naprosto neobvyklou a nevídanou měrou.
Ve dünyada felaketler, hiç beklenmedik ve olağan dışı boyutlarda artış göstermiştir.En het aantal natuurrampen over de hele wereld is gestegen met een ongelofelijke en nooit geziene snelheid.
Ve dünyada felaketler, hiç beklenmedik ve olağan dışı boyutlarda artış göstermiştir.E os desastres pelo mundo fora têm crescido a um ritmo absolutamente extraordinário e inigualável.
Ve dünyada felaketler, hiç beklenmedik ve olağan dışı boyutlarda artış göstermiştir.I disastri ambientali stanno aumentando a un ritmo fuori dal normale e senza precedenti.
Ve dünyada felaketler, hiç beklenmedik ve olağan dışı boyutlarda artış göstermiştir.Katastroferne i hele verden er vokset med en absolut ekstraordinær og uforudset hastighed.