göstermiş ile cümle

göstermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Son yıllarda cevizcilik ve arıcılık gelişme göstermiştir.Missväxt och nöd rådde under flera år.
Sheen Bu karara tepki göstermiştir.Laing besvarade detta arbete.
ABD'deki konut fiyatları 2000'li yıllar boyunca büyük bir yükselme göstermişti.Det utländska ägandet av USA:s statsskuld har ökat kraftigt sedan år 2000.
Yaptığı alıntılarda genel olarak kaynak göstermiştir.Men överlag tror jag deras framställning står på fast grund.
2002-2004 yılları arasında faaliyet göstermiştir.Den hade spridd verksamhet under 2002 till 2004.
The Prime Time Players, WWE'de faaliyet göstermiş profesyonel güreş grubu.En annan grupp Day har spelat med är Empress of Fur.
Bu nötrinoların kütlelerini göstermiş olsa da kütlelerin aralığı hala bilinmemektedir.För halsbandsstormsvala är till och med platsen för deras häckningskolonier fortfarande okända.
Kulüp önceki on yıl içinde altı kez Şampiyon Kulüpler Kupası'nda boy göstermişti.Under denna period vann klubben tio raka mästerskap.
Film, Türkleri Ermenilere soykırım yapmış bir ulus olarak göstermiştir.Filmen porträtterar en grekisk familj som invandrat till Sverige.
Machiavelli, İtalyan birliğinin kurulmasında önemli derecede çaba göstermiştir.Tittoni spelade en framträdande roll i den italienska enhetsrörelsen.
Dört Dünya Atletizm Şampiyonası'nda 800 metre yarışlarında finalde koşma başarısını göstermiştir.Tre gånger har han varit i semifinal på 800 meter vid internationella mästerskap.
Kendisini 15 yaşında olarak göstermiştir ama aslen 13 yaşındaydı.Under tävlingen påstods det att hon var 15 år men i verkligheten var hon 13 år.
2005 yılında Time dergisi onu dünyanın en etkili 100 kişisi arasında göstermiştir.Under 2005 namngav tidskriften Time henne som en av världens 100 mest inflytelserika personer.
Listeler bakımından şarkı oldukça üstün bir başarı göstermiştir.Kommerisellt sett blev låten ungefär lika framgångsrik.
Konkurhipik, uluslararası bir spor olarak son yıllarda büyük bir gelişme göstermiştir.Den lokala idrottsklubben IK Huge har haft vissa framgångar genom åren.
Bu dönemde mevlevihaneye gelen kişi sayısı artış göstermiş ve çalışan sayısı artmıştı.Samtidigt har arbetskraftsdeltagandet stigit och allt fler människor söker nu ett arbete.
Son çalışmalar gelecekte şiddetli patlamalar olacağını göstermiştir.Det finns bevis för explosiva utbrott i gångna tider.
Müttefik Hava Kuvvetleri genellikle kulelerin bulunduğu bölgeye saldırmamaya özen göstermişlerdir.Deras anfallsstrategi är oftast att anfalla allt de ser.
Sovyet partizanları Baltık devletlerinde de faaliyet göstermiştir.Till och med de sovjetiska styrkorna blev chockade av polackernas beteende.
Müslümanların ibadetlerinde ve işlerinde uyacakları bir yol göstermiştir.Путь праведных и путь нечестивых, Дмитро Щедровицький (англ.)
Aşılar geliştirilme aşamasında olup bazıları umut verici sonuçlar göstermiştir.Вакцини знаходяться у розробці та деякі вже показали обнадійливі результати.
Bu dönemlerde dünya barışı için yoğun çaba göstermiştir.У цей час він зробив все що міг для налагодження миру.
Diyabet oranı, son 50 yılda obeziteyle paralel olarak önemli boyutta artış göstermiştir.Рівень захворюваності діабетом значно збільшився за останні 50 років паралельно з надлишковою вагою.
Ama günümüz ölçümleri ancak 50 bin kişi olabileceğini göstermiştir.Я навіть уявити не міг, що прийде 50 тисяч.
En başta bile garip olduğunu göstermiştir.Спочатку справа виявляється досить дивною.
“Ateist”in anlamı antik yunan boyunca değişiklik göstermiştir.Значення слова «атеїст» змінювалося протягом класичної античності.
Son 15 yıl da sanayisi müthiş bir gelişme göstermiştir.Останні 15 років компанія активно розвивається.
Bu durum ilk etkilerini ticaret üzerinde göstermiştir.Перший з'явився в результаті торгових операцій.
Guitar World dergisi, Tolkki'yi "Dünyanın en hızlı çalan 50 gitaristi" arasında göstermiştir.Журнал Guitar World включив його до списку 50 найшвидших гітаристів світу.
Savaş sonrası Amerika Birleşik Devletleri-Çin ilişkileri gelişme göstermiştir. ^Після війни серйозно погіршилися радянсько-китайські відносини.
Ancak Kyle, Kick'in büyük bir hayranı olduğunu göstermiştir.Та незважаючи ні на що, Київ залишався великою принадою.
Bu yüzden hayranlarının bir kısmı bu değişimi çok sevse de bir kısmı tepki göstermiştir.Для їхніх шанувальників ця зміна відбулася дуже несподівано.
Uruguay ve Bahamalar'da neredeyse iki yıl listelerde kalma başarısı göstermiştir.Співачка записувала цей альбом протягом майже 2 роки в Уругваї і на Багамських островах.
Türkiye' de bu oran son yıllarda azalma göstermiştir.Степ значно скоротився в останні десятиліття в Туреччині.
Kaku, birçok medya yapımında boy göstermiştir.Пояс фігурував у багатьох магічних обрядах.
Sayıları ticaret ve endüstri de büyük atılım göstermişti.Отримали сильний поштовх торгівля та промисловість.
Ülkede anti-komünist bir direniş de baş göstermişti.Як наслідок країною прокотились антикомуністичні репресії.
Her iki grup da Kretase boyunca giderek daha iri cüsseli olma eğilimi göstermişlerdir.Обидва ставали все більш релігійними з ухилом в пієтизм.
Bu tarihten sonra 2000 yılına kadar nüfus hep düşüş göstermiştir.Піку популярності це взуття досягло після 2000 року.
Tarihte bu unvana sadece 1988 yılında göstermiş olduğu başarıyla Alman tenisçi Steffi Graf sahiptir.Це досягнення повторить ще Штеффі Граф 1988 року.
Ayakkabı modelleri çağlar boyunca çok çeşitlilik göstermiştir.Взуття подібного крою відоме з давніх часів.
Sumo güreşinin makuuchi klasmanında iki yılda katıldığı müsabakalarda üstün başarı göstermiştir.Пишається тим, що має статус «Міс Сакіморі» останні 2 роки.
Sonunda ama DNA analizleri bu türlerin bir familyaya ait olduğunu göstermiştir.Проте філогенетичні дослідження показали, що це один вид.
Ancak o yeteneklerinin sadece küçük bir parçasını göstermiştir.Свої лінгвістичні здібності виявляв змалку.
Play-off'larda ise harika bir performans göstermişlerdir.Матчі плей-оф були також захоплюючими.
Kendisini fındık taciri olarak göstermişti.Тому вважає себе «погуцуленою подолянкою».
Yerleşimler bu dönemden itibaren devamlılık göstermiştir.Все життя поселенців з цього часу підпорядковувалося твердому розпорядку.
Daha önce utangaç bir şekilde kendisini göstermiş olan ‘cover’ modası, bu albüm sonrası epeyce hızlandı.Мода на "обкладинку", яка раніше проявила себе сором'язливо, значно прискорилася після цього альбому.
Tokyo Üniversitesi'nden Dr. Naoko Irie fillerin aritmetik yeteneğine sahip olduğunu göstermiştir.Dr. Naoko Irie z Tokijské univerzity ukázal, že sloni projevují i dovednosti v aritmetice.
Chandra gözlemleri ayrıca, merkezî yıldızın konumunda bir nokta kaynağın varlığını göstermiştir.Pozorování Chandry odkrylo také bodový zdroj na místě centrální hvězdy.
Aşılar geliştirilme aşamasında olup bazıları umut verici sonuçlar göstermiştir.Vakcíny jsou ve fázi vývoje a některé z nich vykazují povzbudivé výsledky.
1900'dan itibaren 5 defa patlama faaliyeti göstermiştir: 1902, 1922, 1966, 1989 ve 2009.V 19. a 20. století byla aktivní pětkrát od roku 1900: v roce 1902, 1922, 1966, 1989 a 2009 .
1993 yılında Ralph Gasser, oyunun en kötü ihtimalle beraber bitirilebileceğini göstermiştir.V říjnu roku 1993 Ralph Gasser přišel na herní systém, při kterém dojde vždy v nejhorším k remíze.
Ayrıca başka tabletler Nabonidus'un bir ara, yıllarca Babil'den uzakta yaşadığını göstermiştir.Jiné tabulky uvedly, že Nabonid byl v určitých obdobích celé roky mimo Babylón.
Guitar World dergisi, Tolkki'yi "Dünyanın en hızlı çalan 50 gitaristi" arasında göstermiştir.Časopis Guitar World jej zařadil mezi padesát nejrychlejších kytaristů světa.
Koku gücünü göstermiştir.Může stroj cítit?
Son yıllarda bu da iyice azalma göstermiştir.V tomto roce byl i vysvěcený.
Diyabet oranı, son 50 yılda obeziteyle paralel olarak önemli boyutta artış göstermiştir.Výskyt diabetu v posledních 50 letech značně vzrostl, a to paralelně s výskytem obezity.
1993-1998 yılları arasında etkinlik göstermiştir.Byl uskutečňován mezi léty 1993-1998.
Theodosius hanedanının diğer imparatorlarından farklı olarak tüm Hıristiyan mezheplerine hoşgörü göstermiştir.Joannes na rozdíl od císařů theodosiovské dynastie toleroval všechny křesťany bez rozdílu.

İlgili Sayfalar