göstermez ile cümle

göstermez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hiçbir gelişme göstermez.Geen voortgang maken.
Yine de genellikle zenginliklerini göstermezler.Toch lopen ze over het algemeen niet met hun rijkdom te koop.
Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.A oddawszy im pokłon do ziemi, rzekł: "O Panie, jeśli darzysz mnie życzliwością, racz nie omijać Twego sługi!
Her ilaç her kişide aynı tesiri de göstermez.Każdy człowiek reaguje inaczej na tę samą dawkę narkotyku.
Sayfa eklemesindeki bitlerin sayısı sayfanın boyutunu belirler ve değişim göstermez.Rozmiar przesyłanych danych przy zmianie pliku jest proporcjonalny do rozmiaru zmian, a nie pliku.
Serbest kalan askerler etraflarındaki sanat eserlerine pek özen göstermezler.Oficer uświadamia sobie jak wiele brakuje mu do inwigilowanych właśnie przedstawicieli sztuki.
Kaplama ihtiyacı göstermez.Nie potrzebuje kapsuły do przemiany.
Fakat Mario hiçbir hayat eseri göstermez.Jesus sade emellertid ingenting om ett helvete.
Balgamın rengi, enfeksiyonun viral mi yoksa bakteriyel mi olduğunu göstermez.Färgen på upphostat slem säger inte om infektionen är viral eller bakteriell.
Ancak bu her böbürlenen kişinin psikolojik rahatsızlığı olduğunu göstermez.Не всі з батьків розуміють, що покарання — це психологічна травма.
Balgamın rengi, enfeksiyonun viral mi yoksa bakteriyel mi olduğunu göstermez.Колір слизу не вказує, що саме є причиною інфекції: бактерії чи вірус.
Aynı zamanda daha eski anılar perspektif açısından büyük farklılıklar göstermezler.Більш ранні спогади також у перспективі один від одного не дуже відрізняються.
Bazı bölgelerde insanların yerleşim yerlerinden uzak kalmaya çaba göstermezler.Але деякі мешканці ні за що на світі не хочуть виселятися зі своїх квартир.
Gerçekten de yıllarca fiziksel olarak bir gelişme göstermez.Протягом років проходила структурний розвиток.
Gövde genel olarak çatallanma göstermez, dallar gövdeye çevrel olarak dizilmiştir.Татуювання не видаляється повністю, на його місці залишаються шрами.
Aynı zamanda daha eski anılar perspektif açısından büyük farklılıklar göstermezler.Také se zdá, že se dřívější vzpomínky neliší v perspektivě.
Kendi kiliselerine bile saygı göstermezler, kiliseyi ablukaya alırlar.Aby se nemusely vidět ani při bohoslužbě, nechaly si postavit každá svůj kostel.
Topluluklar belirgin aile ya da ses kalıpları göstermezler.Komunity se nevytvářejí na základě zřetelných rodinných nebo vokálních vazeb.
Azot molekülü(N2) aktif bir molekül değildir, kolay kolay kimyasal reaksiyon göstermez.Vzdušný N2 je však velmi stabilní a nereaguje přímo s jinými chemikáliemi.
Bantlaşma veya çizgilenme göstermezler.Ele sunt fie perechi, fie neperechi.
Hamilton, Texas Midlands Bank'ın diğer şubesinde polis baskısı başlatır fakat kardeşler kendini göstermez.Hamilton pândește o altă sucursală a băncii Texas Midlands, dar frații nu se arată.
Taarruz güçleri "açık şehir" ilanına her zaman saygı göstermezler.Forțele de atac nu respectă întotdeauna declarația de "oraș deschis."
Balgamın rengi, enfeksiyonun viral mi yoksa bakteriyel mi olduğunu göstermez.Culoarea sputei ne indică dacă infecția este virală sau bacteriană.
Ayrıca yetişkinlerde de önemli ölçüde bir farklılık göstermez.Mai mult, pentru oamenii în vârsta aceasta reprezintă și o diferență strict legată de etate.
Usul hukuku, kişilerin haklarını, yükümlülüklerini vb. göstermez.A felvett név nem sértheti mások érdekeit, jogait.
Fakat izleyiciler artık gösterilerine ilgi göstermez.A párzás után azonban már nem mutatnak irántuk érdeklődést.
Yüksek işlevli otizm olan kişiler zekâ geriliği göstermezler; IQ’ları ortalama ya da ortalamanın üzerindedir.A betegség a szellemi fejlődést nem érinti hátrányosan; az intelligencia általában átlagos vagy átlag feletti.
Bazı idrar yolu enfeksiyonları bir belirti göstermezler.Ezek nem találtak fertőzésre utaló nyomokat.
Ayrıca yetişkinlerde de önemli ölçüde bir farklılık göstermez.Az ivarokat csak felnőtt korban könnyű megkülönböztetni.
Salınım dalganın yönde her zaman olduğu bir gaz ya da sıvı olarak ses dalgaları, polarizasyon göstermezler.Folyadékokban vagy gázokban a hanghullámok longitudinálisak, a polarizáció fel sem merül.
Ayrıca yetişkinlerde de önemli ölçüde bir farklılık göstermez.Myös keskimääräisessä väestötiheydessä ei ole suurta eroa.
Kaplama ihtiyacı göstermez.Haperoa ei tarvitse ryöpätä.
Pankreas kanseri tipik olarak ilk başlarda kolay tespit edilen belirtiler göstermez.Munuaissyövästä tekee vaikeahoitoisen se, että taudin alkuvaiheissa oireita ei yleensä juuri esiinny.
Ergene Havzası'nda bozkırlar oluşmuşsa da bölgenin tamamında yaygınlık göstermez.Yöperhonen on kaikkialla, missä sitä on esitetty, saavuttanut yleisön jakamattoman suosion.
Marta'ya âşıktır ama bunu göstermez.Είναι ερωτευμένη με τον Μανουέλ, αλλά δεν το δείχνει.
Kendi kiliselerine bile saygı göstermezler, kiliseyi ablukaya alırlar.Denne fikk aldri eget kirkebygg, men leide Tøyen kirke.
Aynı zamanda daha eski anılar perspektif açısından büyük farklılıklar göstermezler.Alderdommen er ikke så ille når vi tenker på alternativet.
"HD Ready" bir televizyon SDTV kanalları daha iyi göstermez.HDTV krever egnede TV-er som kan vise høyere oppløsning enn SDTV.
Taarruz güçleri "açık şehir" ilanına her zaman saygı göstermezler.Pasukan penyerang tak selalu menghormati deklarasi "kota terbuka".
Grup üyeleri gerçek yüzlerini asla göstermezler.Wajah aslinya tidak pernah terlihat.
Kaplama ihtiyacı göstermez.Tidak dibutuhkan antiperiplanar.
Bu şarkının bir hit olduğunu göstermez ama özel olduğunu biliyoruz.Như thế chưa có nghĩa là nó là bản hit nhưng chúng tôi biết nó là một bài hát đặc biệt.
Bazıları ise nem miktarı arttığı halde fazla segatife ihtiyaç göstermezler.Có thể không cần phải để ý quá nhiều đến số lượng.
Kızgınlık döneminde gebe kalırsa genellikle o yıl içinde bir daha kızgınlık göstermez.興奮期に妊娠すると一般的に同じ年では更なる発情期を迎えない。
Bazıları ise nem miktarı arttığı halde fazla segatife ihtiyaç göstermezler.ただし一度に数を増やすには不向きである。
Ethel sohbeti uzatmak için uğraşsa da Ray kıza ilgi göstermez.ジェイクはサムについてもっと話すように頼み、テッドは状況を説明する。
Eğer X standart sapması σ=0,2 olursa, Y dağılımı çok çarpıklık göstermez.X の標準偏差 σ = 0.2 のとき、Yの分布の歪度はあまり高くない。
Bununla birlikte üreme ve su kaybı belirtileri de göstermez.万が一のため、水と食料も忘れずに。
Irr II olarak kodlanan galaksiler ise biçimsel galaksi sınıflarını andıran hiçbir yapı izi göstermezler.Irr-II 銀河 (Irr II) はハッブル系列に分類できるような構造を全く何も持たないものである。
Grup üyeleri gerçek yüzlerini asla göstermezler.部下の前に決して正体を現さない。
Çözüm göstermez ama kafalarda soru işaretleri açar, yanıtını kendisinin bulmasını sağlar.它不一定提供了答案,却把你引向新的问题。
Ama içinde bulunduğu dünya Kadir’e vefa göstermez.但这并不意味着卡达尔的好日子就要到来。
Ayrıca yetişkinlerde de önemli ölçüde bir farklılık göstermez.然而成人就能加以區別。
Ancak bu ailenin durumunun kararlı ve dengeli olduğunu göstermez.這個國家的個人和家庭,仍承受著無法逃避的專制與苛重。
Balgamın rengi, enfeksiyonun viral mi yoksa bakteriyel mi olduğunu göstermez.가래의 색깔은 감염이 바이러스성인지 박테리아성인지 여부를 나타내지 않는다.
Ethel sohbeti uzatmak için uğraşsa da Ray kıza ilgi göstermez.공작부인이 어떤 이야기든 교훈을 늘어 놓자 앨리스는 지루해 한다.
Telefonu kapattığını göstermez ve şarkı başlar.보아가 라디오를 켜면 노래가 나오고 뮤직 비디오는 시작한다.
Ancak bu her böbürlenen kişinin psikolojik rahatsızlığı olduğunu göstermez.그러나 모든 정신질환자가 인간혐오라고 보기는 어렵다.
Boyutlardaki büyük farklara rağmen kedi türleri davranış ve yapı bakımından pek fark göstermezler.למרות הבדלים בולטים בגודלם, מיני החתולים הגדולים דומים במבנה שלהם ובהתנהגותם.
Balgamın rengi, enfeksiyonun viral mi yoksa bakteriyel mi olduğunu göstermez.הצבע של ליחה לא מעיד אם מדובר בזיהום ויראלי או חיידקי.

İlgili Sayfalar