göstermez ile cümle
göstermez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Topluluklar belirgin aile ya da ses kalıpları göstermezler.Общностите нямат специфични семейни или звукови характеристики.
Infinitive hâlindeki fiiller şahsa göre değişiklik göstermezler.Non-null типове проверяват дали променливите от null тип не са null тип.
Serbest kalan askerler etraflarındaki sanat eserlerine pek özen göstermezler.Sam rad FN solarnih članaka praktički ne opterećuje okoliš.
Topluluklar belirgin aile ya da ses kalıpları göstermezler.Komunity sa nevytvárajú na základe zreteľných rodinných alebo vokálnych väzieb.
Periyodik dalgalanmalar göstermez.Nerozpoznaním rôznych obvyklých objektov.
Mısır yazısı, Koptik öncesinde lehçe farlılığı göstermez.Egyptské texty pred koptskou fázou nenesú stopy po dialektických rozdieloch.
Her ilaç her kişide aynı tesiri de göstermez.Nie u každého sa prejavuje tá istá miera závažnosti symptómov.
Fakat izleyiciler artık gösterilerine ilgi göstermez.Čez nekaj časa ni nihče več hotel gledati njegove predstave.
Bazıları ise nem miktarı arttığı halde fazla segatife ihtiyaç göstermezler.Uporablja se tam, kjer niso potrebne velike povečave.
Marta'ya âşıktır ama bunu göstermez.Įsimylės Marisą, bet ji neatsakys jam tuo pačiu.
Ayrıca yetişkinlerde de önemli ölçüde bir farklılık göstermez.Jauną papūgą nuo suaugusios taip pat nesunku atskirti.
Usul hukuku, kişilerin haklarını, yükümlülüklerini vb. göstermez.Generalinės Asamblėjos rezoliucija tiesiogiai nesukuria valstybėms teisių ar įsipareigojimų.
Usul hukuku, kişilerin haklarını, yükümlülüklerini vb. göstermez.Politseiülem ei tunne enese õigusi ja kohustusi.
Bununla birlikte üreme ve su kaybı belirtileri de göstermez.Nad kurdavad ka toidu ja väliköökide puudumise üle.
Ancak bu her böbürlenen kişinin psikolojik rahatsızlığı olduğunu göstermez.Aga see ei erista vaimuhaigeid inimesi rumalatest.
- Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum. Gidelim. Hadi, gitmeliyiz.- Pero no quiere decir que es él.</i> <i>Vámonos.</i> <i>- Tenemos que movernos.
- Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum. Gidelim. Hadi, gitmeliyiz.- Pero no quiere decir que es él.</i> <i>Vámonos.</i> <i>- Tenemos que movernos.
- Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum. Gidelim. Hadi, gitmeliyiz.Vamos embora.
Ama bu yavru aslan ve kaplanın aynı tür olduğunu göstermez.En general
Ama bu yavru aslan ve kaplanın aynı tür olduğunu göstermez.우리가 아는 가장 큰 고양이과입니다 하지만 라이거는 별개의 종으로 분류할 수 없습니다
Ama bu yavru aslan ve kaplanın aynı tür olduğunu göstermez.Це найбільші з котячих, про які нам відомо. Але лигрів не можна назвати окремим видом.
Ama bu yavru aslan ve kaplanın aynı tür olduğunu göstermez.הן סוג החתול הכי גדול שאנו מכירים. אבל הם אינם "מין" נפרד.
Ama bu yavru aslan ve kaplanın aynı tür olduğunu göstermez.أكبر القطط التى نعرفها، ولكن هذه الليجر لايمكن أن يشار إليهم كنوع منفصل أو لايمكنك
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Aber Gleichgewicht bedeutet nicht, dass die Dinge besser werden, sondern nur, dass sie nicht schlimmer werden.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Ampak stabilno stanje ne pomeni, da se stvari izboljšujejo, pomeni samo to, da se ne slabšajo več.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Dar, nivel constant nu înseamnă că lucrurile se îmbunătăţesc, ci doar că au încetat să se înrăutăţească.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.하지만 안정기라고 해서 점차 나아진다는 것은 아닙니다. 단지 더 나빠지지 않는다는 것이죠.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Mais, un état stabilisé ne veut pas dire que les choses vont mieux, c'est juste qu'elles ont cessé d'empirer.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Ma un livello stabile non vuol dire che le cose stiano andando meglio, è solo che hanno smesso di peggiorare.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Pero, un estado estable no significa que estemos mejor, sino sólo que dejamos de empeorar.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Stabilizace ale neznačí, že se stav zlepšuje, pouze se přestal zhoršovat.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Stabilizovaný stav ale neznamená, že sa veci zlepšujú, iba že sa prestali zhoršovať.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar."Stabilt tillstånd" betyder inte att det blir bättre, bara att det inte längre blir värre.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Stały poziom nie oznacza jednak poprawy, a tylko brak pogorszenia.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Viszont az egyenletes nem jelenti azt, hogy a dolgok jól alakulnak. Csak azt, hogy nem rosszabbodnak.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Но стабилно състояние не означава, че нещата се подобряват, а само че са спрели да се влошават.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Но устойчивое положение не означает, что ситуация улучшается — она просто перестала ухудшаться.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.Однак, сталий стан не означає, що все йде на краще, просто все перестало погіршуватися.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.אבל יציבות אין משמעותה שהמצב משתפר, אלא רק שהוא לא נעשה יותר גרוע.
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.ولكن هذا التوازن لايعني أن الأمور تتحسن بل مجرد أنها توقفت من الإتجاه للأسوأ
Ama, sabit seyir işlerin iyi gittiğini göstermez, sadece daha kötüye doğru gitmiyorlar.悪化することが止まったというだけです いまだに、定常状態とは言え、大体
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.Ale nemají moc důvěry v úsilí prodlužovat život při vysilující nemoci nebo ve stáří.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.Dar ei nu se chinuie să prelungească viaţa în cazul bolilor sau la bătrâneţe.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.하지만 그 사람들은 노환이나 또는 나이가 들었을 때, 삶을 연장하려고 많은 돈을 들이지는 않습니다.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.Nhưng họ không đặt nhiều nỗ lực để kéo dài tuổi thọ khi đối mặt với bệnh suy nhược hoặc tuổi già.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.Але вони не витрачають багато зусиль, щоб продовжити життя під час хвороби чи у старості.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.Но они не сильно стараются продлить жизнь перед лицом истощающей болезни или в преклонном возрасте.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.אבל הם לא משקיעים הרבה במאמצים להאריך חיים לנוכח מחלות קשות או לעת זקנה.
Ama yaşlılıklarında veya zayıflatıcı hastalık karşısında yaşamı uzatmak uğraşında çok fazla çaba göstermezler.あるいは高齢になってまで 延命のための努力をすることには あまり執着しません トラジャでは 人間は皆
Aslında onlara gerçekten ateş ettiğimizde neler olduğunu size göstermezsek çok da eğlenceli olmayacak.Así que no sería divertido mostrarles eso sin mostrar que lo que realmente sucede cuando les disparamos.
Aslında onlara gerçekten ateş ettiğimizde neler olduğunu size göstermezsek çok da eğlenceli olmayacak.Deci n-ar fi deloc distractiv să vă arătăm asta fără să vă arătăm ce se întâmplă de fapt când îi lovim.
Aslında onlara gerçekten ateş ettiğimizde neler olduğunu size göstermezsek çok da eğlenceli olmayacak.Er is niets leuks aan om jullie dit te tonen zonder te tonen wat er gebeurt als we ze raken.
Aslında onlara gerçekten ateş ettiğimizde neler olduğunu size göstermezsek çok da eğlenceli olmayacak.보여주지 않는다면 아무 재미도 없을 것입니다.
Aslında onlara gerçekten ateş ettiğimizde neler olduğunu size göstermezsek çok da eğlenceli olmayacak.Ma non sarebbe affatto divertente se non potessimo farvi vedere cosa accade realmente quando le colpiamo.
Aslında onlara gerçekten ateş ettiğimizde neler olduğunu size göstermezsek çok da eğlenceli olmayacak.Nem lenne semmi szórakozás, ha nem mutatnánk meg, valójában mi is történik, amikor eltaláljuk őket.
Aslında onlara gerçekten ateş ettiğimizde neler olduğunu size göstermezsek çok da eğlenceli olmayacak.Sẽ mất hay khi các bạn xem cái đó mà không xem chuyện gì xảy ra khi chúng tôi đập chúng.
Aslında onlara gerçekten ateş ettiğimizde neler olduğunu size göstermezsek çok da eğlenceli olmayacak.Έτσι δεν θα είχε πλάκα να σας το δείξω χωρίς να σας δείξω τι πραγματικά συμβαίνει όταν τα χτυπάμε.
Aslında onlara gerçekten ateş ettiğimizde neler olduğunu size göstermezsek çok da eğlenceli olmayacak.Было бы неинтересно показать всё это и не показать, что бывает, когда мы попадаем.
Aslında onlara gerçekten ateş ettiğimizde neler olduğunu size göstermezsek çok da eğlenceli olmayacak.Така че няма да е достатъчно забавно, ако не ви представим какво всъщност става, когато стреляме върху тях.
Aslında onlara gerçekten ateş ettiğimizde neler olduğunu size göstermezsek çok da eğlenceli olmayacak.בלי להראות לכם מה באמת קורה כאשר אנחנו פוגעים בהם.