gösteriyorlar ile cümle

gösteriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.It is quite variable in morphology.
Doktorlara bir hastanın vaka analizini gösteriyorlar.They presented to them a case study of a patient.
O iyi bir anlaşma ve çok yoğun bir chirped vardı hava, sanki ona gösteriyorlardı.He chirped a good deal and had a very busy air, as if he were showing her things.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.The cloud lifted, the wind was still, and even the bear showed up.
Fakat bonobolar bize madalyanın diğer yüzünü gösteriyorlar.But bonobos show us the other side of the coin.
Ama aslında yaptıkları şey bugün teknoloji ile nelerin mümkün olduğunu gösteriyorlar.But really what they're doing is they're showing what's possible with technology today.
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.They tend to bite each other, often quite ferociously and usually on the face.
Çok özen gösteriyorlar.They're very well taken care of.
Ama önplan seslerine tepki gösteriyorlar.But they react to foreground sounds.
Gördüğünüz gibi insanlar zarar ve ondan korunma konularına özen gösteriyorlar.So, as you see, people care about harm and care issues.
Bizi çok genç gösteriyorlar.Makes us look really young.
Bize mobil, dijital teknolojiyle nelerin yapılabileceğini gösteriyorlar.They're showing us what can be done with mobile, digital technologies.
Bize teknoloji sihrinin görünmezi görünür kılabileceğini gösteriyorlar.They're showing that the magic of technology can bring the invisible visible.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.They show films, they give talks, and so on.
Toplumun bizi nasıl insanlar olarak gördüklerini gösteriyorlar.They show exactly the characteristics society ascribes to us. and you laugh about yourself.
Değişkenler ters orantıyla değişim gösteriyorlar.They vary inversely.
Neyse ki insanlar bunu nasıl düzeltebileceğini anlamaya çaba gösteriyorlar.Fortunately people are trying to figure out how to fix this.
Ve simdi konuştuğumuz gibi, bu nautiluslar bize davranışlarını gösteriyorlar.And as we speak now, these nautilus are tracking out their behaviors to us.
Böyle konuşanlar bir vatan aradıklarını gösteriyorlar.For those who say such things make it clear that they are seeking a country of their own.
Evlenme sezonu ve kadınlar takılarını gururla gösteriyorlar.It's the marriage season and the ladies show off their ornaments.
Gazeteciler Aurescu'yu ülkenin yeni nesil diplomatlarının bir örneği olarak gösteriyorlar.Journalists are portraying him as the epitome of their country's new generation diplomats.
Diğer uzmanlar, Libyalı liderin kendi halkından güven görmemesini gerekçe gösteriyorlar.Other experts have cited the Libyan leader's lack of trust in his own people.
Restoranlar turist odaklı ve bu yüzden de biraz pahalı olma eğilimi gösteriyorlar.The restaurants are tourist-oriented, so they tend to be a bit pricey.
Bunların çoğunda, işletmeciler maçları büyük düz ekran televizyonlarda gösteriyorlar.In many of them, the owners offer large flat-screen TVs for viewing the matches.
Alman yatırımcılar özellikle Durres ve Tiran arasındaki bölgeye ilgi gösteriyorlar.German investors are showing particular interest in territory between Durres and Tirana.
Yetkililer, bu durumla başa çıkmaya niyetli olduklarını göstermek için toplu çaba gösteriyorlar.Authorities are making a concerted effort to demonstrate that they intend to deal with it.
Daha önceleri Çevre Mühendisleri İMO büyesinde faaliyet gösteriyorlardı.Die Partei hatte sogar die Möglichkeit, unter den Fronttruppen Werbematerialien in Umlauf zu bringen.
25 Şubat 1992 yılında Elif Hacıyev ve ekibi sabah saat beşe kadar düşmana ciddi direnç gösteriyorlar.Le 25 février 1992, Alif Hajiyev et son équipe résistèrent à l’ennemi jusqu’à cinq heures du matin.
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.Se corta sus trenzas para comenzar una nueva vida.
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.Это дает ему силы начать новую жизнь.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Известно, что она очень изменчива морфологически.
Yon yıllarda Eritre atletleri uluslararası yarışmalarda boy gösteriyorlar.На протяжении ряда лет руководила спортивными делегациями на международных соревнованиях.
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.وبدأت تعيش حياتها الجديدة ...
Yon yıllarda Eritre atletleri uluslararası yarışmalarda boy gösteriyorlar.Ao longo dos anos, o Palestra revelou diferentes atletas para o futebol nacional.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Revela no entanto diferenças morfológicas significativas.
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.Chce rozpocząć nowe życie.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Wykazują znaczne zróżnicowanie morfologiczne.
Daha önceleri Çevre Mühendisleri İMO büyesinde faaliyet gösteriyorlardı.Początkowo formacja przeprowadzała próby w garażu.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Den morfologiska mångfalden är ganska hög.
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.De kommer överens om att starta ett nytt liv tillsammans.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Досить різноманітний за морфологією ряд.
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.Він вирішує розпочати зовсім нове життя.
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.Elhatározta, hogy új életet kezd.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Morfológiája rendkívül változatos.
O zamana kadar Azeri yazarlar farklı edebi topluluklarda faaliyet gösteriyorlardı.Ulkolatvialaiset toimivat sittemmin aktiivisesti erilaisissa latvialaisissa organisaatioissa.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Είναι σπάνια ποικιλία μορφέα.
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.新居で新生活を始める。
İngiliz ve Hollandalı yerleşimci gruplar ise, dinsel açıdan çok daha fazla farklılıklar gösteriyorlardı.一方、イギリスやオランダの植民地の場合は、宗教的に多様化する傾向があった。
Ona saygı gösteriyorlar.彼らは彼を尊敬している。
İngiliz ve Hollandalı yerleşimci gruplar ise, dinsel açıdan çok daha fazla farklılıklar gösteriyorlardı.Английските и холандските колонии, от друга страна, имат по-голямо религиозно разнообразие.
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.Začína sa nová etapa ich spoločného života.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Morfološko je zelo raznolika.
Ama aslında yaptıkları şey bugün teknoloji ile nelerin mümkün olduğunu gösteriyorlar.Aber was sie wirklich tun, ist zu zeigen, was heute mit Technologie möglich ist.
Ama aslında yaptıkları şey bugün teknoloji ile nelerin mümkün olduğunu gösteriyorlar.Ale co doopravdy dělají, je, že ukazují, co všechno je možné dělat s dnešními technologiemi.
Ama aslında yaptıkları şey bugün teknoloji ile nelerin mümkün olduğunu gösteriyorlar.Ale v skutočnosti ukazujú, čo je skutočne možné s dnešnou technológiou.
Ama aslında yaptıkları şey bugün teknoloji ile nelerin mümkün olduğunu gösteriyorlar.Ceea ce fac ei în realitate însă, este să ne arate de ce este în stare tehnologia din ziua de azi.
Ama aslında yaptıkları şey bugün teknoloji ile nelerin mümkün olduğunu gösteriyorlar.Co ważniejsze, pokazują, jakie możliwości stwarza dziś technologia.
Ama aslında yaptıkları şey bugün teknoloji ile nelerin mümkün olduğunu gösteriyorlar.De valójában azért vannak ott, hogy megmutassák, mit lehet megcsinálni a mai technológiával.
Ama aslında yaptıkları şey bugün teknoloji ile nelerin mümkün olduğunu gösteriyorlar.하지만 회원들이 실제로 하는 일은 현재의 기술로 무엇이 가능한 지를 보여주는 것입니다.
Ama aslında yaptıkları şey bugün teknoloji ile nelerin mümkün olduğunu gösteriyorlar.Mais ce qu'ils font vraiment ici, c'est montrer ce qui est possible avec la technologie aujourd'hui.

İlgili Sayfalar