gösteriyor ile cümle

gösteriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Türkiye'de yapılan araştırmalar Roma arabalarının sağdan, İngiltere'de ise soldan gittiğini gösteriyor.Sporene tyder på at romerne, i hvert fall her, kjørte på venstre side av veien.
Böylece Punk yenilmez olduğunu gösteriyordu.Kampen skulle vise seg å bli forgjeves.
Ancak başka kaynaklar ölü sayısını 370 ila 587 arasında gösteriyor.Ulike kilder angir antall omkomne til mellom 418 og 800.
Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.") gösteriyordu.Demikian juga Anak Manusia akan menderita oleh mereka."
Sarhoş sürücüleri ise hatasız olarak sarhoş gösteriyor.Maksudnya, orang yang mabuk akan mengatakan yang benar.
Dış özellikleri Avrupa'daki Focke-Wulf Fw 190'la benzerlik gösteriyordu.Pesawat ini merupakan pembangan dari pesawat jenis Focke-Wulf Fw 190.
Oyunlar dışında şarkılarda not alıyordu ve mizahtaki yeteneğini müzikte de gösteriyordu.Tidak hanya sekadar berbakat dalam musik dan menari, dia juga piawai dalam menggarapnya.
İlk gelen verilerden bazıları köpeğin tedirgin olduğunu; ama yemeğini yediğini gösteriyordu.Telemetri awal menunjukkan bahwa Laika gelisah, tetapi ia tetap memakan makanannya.
Dişleri içeri doğru yöneliyor, bu dinazoru yanakları olduğunu gösteriyor.Karena giginya bersudut, maka menyebabkan roda gigi terlihat seperti heliks.
Diğer teorilerde bunun kimlik görevi olduğunu gösteriyor.Dalam teori himpunan, ini adalah teorema yang menjamin bahwa fungsi yang terdefinisi secara rekursif itu ada.
Hiç evlenmedi ama günlüğü gösteriyor ki bazı ilişkileri vardı.Suaminya tidak pernah disebut, tetapi tentang itu ada beberapa penjelasan.
Ancak kitap Humphrey Chimpden Earwicker adlı bir politikacının rüyasını gösteriyordu.Nhưng cuốn sách thể hiện giấc mơ của một người chủ quán tên là Humphrey Chimpden Earwicker.
İlk ölçümler uzaydaki kripton bolluğunu gösteriyor.Các đo đạc đầu tiên cho rằng krypton rất phong phú trong không gian.
Sağdaki tablo, 2'ye 2'lik bir matrisin iki ihtimalini gösteriyor.Bảng bên phải chỉ ra hai khả năng cho ma trận 2x2.
850'den önce hiçbir önemli faaliyet başlamadı, ancak maden kesinlikle 1080'den beri faaliyet gösteriyordu.Mỏ này chắc chắc đã hoạt động vào năm 1080 nhưng các hoạt động đáng kể đã bắt đầu trước năm 850.
Arıcılık yapanların sayısı artış gösteriyor.Tỷ lê người bị dường như tăng lên.
Ülkedeki Yahudilerin nüfusu 300,000'den 6,000'a kadar değişkenlik gösteriyordu.Ước tính số người Hán tham gia biểu tình thay đổi từ 300 người cho đến 10.000 người.
Bu karşılaştırmalar, aynı yıl toplam elektrik talebinin 407.265 GWh olduğunu gösteriyor.Trong cùng năm đó, tiêu thụ điện tổng cộng là 1,607 TWh.
Aşağıda biraz daha karmaşık bir örnek gösteriyoruz.Dưới đây là một ví dụ minh họa.
Bu liste eksiktir, genişleterek yardımcı olabilirsiniz. ^ Bazı kaynaklar tarihi 1371 olarak gösteriyor.Loài này được Bernh. ex Spreng. mô tả khoa học đầu tiên năm 1827.
Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.") gösteriyordu."(わたしが出産に臨ませて産ませないことがあろうか)である。
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.新居で新生活を始める。
Bu ise sevgilisine doyamamış olduğunu gösteriyordu.恋人を助けようとした時ではなかった、と。
Alet "sarhoş" gösteriyor.趣味は「飲酒」。
Fakat model yararlanılan, tutarlı dersleri gösteriyorsa cevap 'evet'tir.表が完璧であれば、答えは「はい」である。
Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor.彼女の演説は私たちを破滅させる。
En yükseğe zıplağı zaman tarih 22 Ağustos 2004'ü gösteriyordu.過去最高位は2008年8月22日に記録した1位。
İngiliz ve Hollandalı yerleşimci gruplar ise, dinsel açıdan çok daha fazla farklılıklar gösteriyorlardı.一方、イギリスやオランダの植民地の場合は、宗教的に多様化する傾向があった。
Bu, geçmişte kaç tane küresel yıldız kümesinin yakalanmış olabileceğini gösteriyor.このことは、宇宙の誕生からどれくらいの時間で大質量の恒星が誕生したのかを論ずる上で影響を与える。
Hiç evlenmedi ama günlüğü gösteriyor ki bazı ilişkileri vardı.未婚だが、何度か交際を報道されたことはある。
Bu konum onun Mark Zuckerberg’den sonraki en güçlü yönetici olduğunu gösteriyor.やがて彼らはそれがバートランド・ゾブリストによって残された第一の手掛かりである事に気づく。
Aşağıda biraz daha karmaşık bir örnek gösteriyoruz.もう少し複雑な例を挙げる。
Keefecomp'ın eleştirisinin bir bölümü: "Şarkı bize, Swift'in yeteneklerini bir kez daha gösteriyor.『シグルズの短い歌』では、再びシグルズの話が繰り返される。
Dış özellikleri Avrupa'daki Focke-Wulf Fw 190'la benzerlik gösteriyordu.フォッケウルフ Fw190等に搭載された。
Sarhoş sürücüleri ise hatasız olarak sarhoş gösteriyor.酒癖が悪く絡み酒になる。
Belirtilen stadyum kapasiteleri oturma kapasitelerini gösteriyor.スキル ユニットが持つ能力を表現したもの。
Ona saygı gösteriyorlar.彼らは彼を尊敬している。
Doğuda görmüş oldukları yıldız onlara yol gösteriyordu, çocuğun bulunduğu yerin üzerine varınca durdu.在東方所看見的那星忽然在他們前頭行,直行到小孩子的地方,就在上頭停住了。
Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.") gösteriyordu.也稱為「田螺兒子(田螺息子(たにしむすこ))」 。
1929'da evlendiği karısı, Viyana'lı zengin bir Yahudiydi ve yerel Naziler onu şimdiden hedef gösteriyordu.而他于1929年娶的妻子是一位富有的维也纳犹太女性,本地的列支敦士登纳粹当时已经将她列为反犹太人的“目标”。
Weltzeituhr (Dünya saati) dünyanın çeşitli şehrilerindeki saatleri gösteriyor.世界鐘:能顯示全世界各大城市時間的時鐘。
Bu, geçmişte kaç tane küresel yıldız kümesinin yakalanmış olabileceğini gösteriyor.這表明這個星系的許多球狀星團在之前是如何取得的。
Ancak, deneyler bunun olmadığını gösteriyor.但实验证明,事实并非如此。
Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor.你們這樣做,是在侮辱我們的國家。
İtalya’da durum eyaletten eyalete farklılık gösteriyordu.當時意大利有著不同的城邦。
Bunlar kümenin orta yaşta olduğunu gösteriyor.看起來年紀已經過了中年。
Şimdiye kadar olan sonuçlar gösteriyor ki; hastalığın bir alandaki kısa vadeli etkileri çok ciddidir.直至目前為止,監控的結果表明疫症可於短時間內對一個地區產生嚴重影響。
Yaşantımı bir takım ahlaki ilkeler doğrultusunda göstermeye özen gösteriyorum.意即Living In My Exciting STARDOM。
Bu da arkasında devlet desteği olduğunu gösteriyor.이런 배후에는 미국의 지원이 있었음이 밝혀졌다.
Doğuda görmüş oldukları yıldız onlara yol gösteriyordu, çocuğun bulunduğu yerin üzerine varınca durdu.그때 동방에서 본 그 별이 그들을 앞서 가다가 마침내 그 아기가 있는 곳 위에 이르러 멈추었다.
Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.") gösteriyordu.그것은 하나님의 아들 (말씀-인간)이 성육신한 것을 설명하는데 사용된다.
İstatistikler 27 Mayıs 2016'ya kadarki zamanı gösteriyor.이 영화는 2016년 5월 27일 개봉 되었다.
Dış özellikleri Avrupa'daki Focke-Wulf Fw 190'la benzerlik gösteriyordu.커세어는 미국이 노획한 포케볼프 Fw 190에 비교된 경우도 있었다.
Kırmızıya kayma denen bu olay, galaksilerin bizden uzaklaştığını gösteriyordu.이는 은하들이 우리로부터 멀어지고 있다는 것을 의미한다.
Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor.그녀에 의해, 우리들의 세계는 깔끔히 멸망당했다.
Ayrıca "Mutlaka vahşeti gösteriyoruz."확실히 우리들은 극악인이었다.
Sağdaki şekil bu açılımın özel bir halini gösteriyor.우측 그림은 그러한 예측 모델의 한 예를 나타내고 있다.
Bu hâl artık senin hizmetinin tamam olduğunu gösteriyor.""지금은 그것을 수행하면 족한 것입니다."
1950’den önce kulübün ismi Lyon Olympique olarak faaliyet gösteriyordu.1970년대에는 팀이 Olympia (올림피아) 라는 이름으로 활동하였다.
Malezya'da birçok İsviçre şirketi faaliyet gösteriyor.חברות שווייצריות רבות פועלות במלזיה.

İlgili Sayfalar