gösteriyor ile cümle
gösteriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer hasta piyelonefrit semptomları gösteriyorsa damardan antibiyotik verilmesi gerekebilir.Если Змей совершит операцию, ему дадут противоядие.
Aşağıda biraz daha karmaşık bir örnek gösteriyoruz.Приведём более сложный пример.
Factsnfakes, .in Adcash'ı en iyi 10 reklam ağı sitesi içinde 4. sırada gösteriyordu.Factsnfakes.in поставил Adcash на 4 место в рейтинге «Топ 10 рекламных сетей для вебсайтов».
Üç serinin (2c, 3c, 7c) hepsi Pekin'deki Cennet Tapınağı'ni gösteriyordu.На серии из трёх марок (2, 3 и 7 центов) был изображён Храм Неба в Пекине.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Известно, что она очень изменчива морфологически.
Yerleşim yerinden alınan kömür örneklerin analizi, İ.Ö 4945 yılını gösteriyor.Уголь с нижнего горизонта датируется 4945 годом до нашей эры.
Güncel sınıflandırmayı Kury (2003) gösteriyor.Установил мировой (2003) рекорд на этой дистанции.
Onun kişiliği Tanrı’nın gücünü gösteriyordu, yüceliği kendi yaptıklarının sonucu değil, inayetinin sonucuydu.Он считает их делом милости Божией, а не плодом личных усилий.
Bu pul Başbakan Léon M'ba'nin farklı iki değeriyle iki portresini gösteriyordu.Выпуск состоял из марок двух номиналов с изображением разных портретов премьер-министра Леона Мба.
Bu ön çizimler, resimlerin oldukça tutkulu olacaklarını gösteriyordu.Казалось невероятным, что эти руки могут писать такие мощные полотна.
Ama bu yöntemlerin tümü sadece yerel etki gösteriyordu.Как видно, все эти движения носили локальный характер.
Malezya'da birçok İsviçre şirketi faaliyet gösteriyor.В Швейцарии работали многие популярные исполнители.
Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor.И это несколько омрачает наше существование.
Bugün Bakü Slavyan Üniversitesi'nde 26 kafedra faaliyet gösteriyor.В настоящее время в Бакинском славянском университете функционируют 34 кафедры.
O nazikçe saçlarını okşuyor ve o o geri geldi ne kadar mutlu gösteriyor.Очень переживала, когда та исчезла, и бурно радуется её возвращению.
Yon yıllarda Eritre atletleri uluslararası yarışmalarda boy gösteriyorlar.На протяжении ряда лет руководила спортивными делегациями на международных соревнованиях.
Yekaterina bu yürüyüşe çok büyük ilgi gösteriyordu .Екатерина II придавала этому путешествию большое значение.
Kıyaslama için, aşağıdaki tablo dört temel kaydedilebilir medya için depolama kapasitelerini gösteriyor.А перестановка на всех четырёх байтах ещё больше нивелирует вероятность прочтения таблицы.
Fakat Notthingam Şerifi de Marian'ı gözünün önünde bulundurmaya gayret gösteriyordur.Впечатлённый шериф Ноттингема предлагает тому пойти к нему на службу.
Şu an 93 ülkede faaliyet gösteriyor.قاموا بالسير في 93 دولة.
Araştırmalar aynı zamanda risk algısının, algılayanın psikolojik durumundan etkilendiğini gösteriyor.تظهر الأبحاث أيضًا أن مفاهيم المخاطر تتأثر بالحالة العاطفية للمُحِس.
Barcelona örneği, uzun vadeli düşünmek gerektiğini gösteriyor" diye konuştu.وقد اظهر مثال برشلونا حتمية التفكير علي المدي البعيد.
Pul "SVERIGE" yazılı bir armayı gösteriyordu.ثامر السويلم الملقب "خطاب".
Aşağıda biraz daha karmaşık bir örnek gösteriyoruz.وفي الأسفل يوجد بنية معقدة.
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.وبدأت تعيش حياتها الجديدة ...
Şimdiki araştırmalar periodontal ligamentlerin diş sürmesinde önemli bir rol aldığını gösteriyor.تشير الأبحاث الحالية إلى أن الأربطة الداعمة للسن تلعب دوراً مهماً في بزوغ الأسنان.
Bu hâl artık senin hizmetinin tamam olduğunu gösteriyor.""أهتم إذا كانت روحه اليوم صحيحة."
Keefecomp'ın eleştirisinin bir bölümü: "Şarkı bize, Swift'in yeteneklerini bir kez daha gösteriyor.هذا جزء من نقد جونثان:"الأغنية تظهر لنا أكثر من مرة مهارات سويفت.
Ayrıca "Mutlaka vahşeti gösteriyoruz.إنهم على العكس من ذلك، لم يظهروا سوى الوحشية."
Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.") gösteriyordu.قال الإمام ابن تيمية «فأعوان الطائفة الممتنعة وأنصارها منها فيما لهم وعليهم.»
Televizyon yayınları sadece serbest programı gösteriyordu.هذا المهرجان كان مخصصا للأعمال التليفزيونية فقط.
Huzursuzdu, sürekli sigara içiyordu ve iyi bir izlenim bırakmak için fazlasıya gayret gösteriyor gibiydi.Ele Estava inquieto, fumava sem parar e parecia estar tentando dar uma boa impressão.
Vesla Rolfsen ismi altında, yedi yaşındayken Oslo Spider tiyatrounda performans gösteriyordu.Sob o nome Vesla Rolfsen , com sete anos de idade , ela atuava já no teatro Spider, em Oslo.
Sarhoş sürücüleri ise hatasız olarak sarhoş gösteriyor.Logo, você não deve dirigir embriagado.
Bu repertuvar, 5 Ekim 2016'da Nashville'de verdiği konserini gösteriyor.O repertório abaixo é representativo do concerto ocorrido em 5 de outubro de 2016 em Nashville.
Factsnfakes, .in Adcash'ı en iyi 10 reklam ağı sitesi içinde 4. sırada gösteriyordu.Factsnfakes.in classificou a Adcash em quarto lugar na lista Top 10 de Redes de Publicidade para sites.
1941 yılı Ağustos ayında Belarus'da 231 partizan grubu faaliyet gösteriyordu.Pelas estimativas soviéticas, em agosto de 1941, haviam cerca de 231 destacamentos partisans operando.
2004 Ağustos'unun sonlarında son raporlar Paris ve Londra'nın 2012 oylamasında berabere olduğunu gösteriyordu.No fim de agosto de 2004, a sensação era de empate entre Londres e Paris.
Sayışma bittiğinde parmağı hangi oyuncuyu gösteriyorsa o oyuncu seçilmiş olur.Para determinar a qual delas o jogador deverá responder, este deve lançar o dado novamente.
Bu kapasitör akımının 90° olduğunu gösteriyor.direnç(ve kaynak) akımı ile fazın çıkışı.Isto mostra que o indutor atrasa a corrente do resistor (e da fonte) em 90°.
Marks’ın cihazı Bailey’in cihazının etkinliği ile karşılaştırıldığında önemli gelişmeler gösteriyordu.O produto de Mark demonstrou grandes ganhos de eficiência em relação ao de Bailey.
Oyunlar dışında şarkılarda not alıyordu ve mizahtaki yeteneğini müzikte de gösteriyordu.Seu título era Cantando e acompanhando-vos com música nos vossos corações.
Yon yıllarda Eritre atletleri uluslararası yarışmalarda boy gösteriyorlar.Ao longo dos anos, o Palestra revelou diferentes atletas para o futebol nacional.
Morfolojik olarak oldukça çeşitlilik gösteriyorlar.Revela no entanto diferenças morfológicas significativas.
Müzik, oyunda savaşın durumuna göre değişkenlik gösteriyor.A música no jogo muda com base no desempenho do jogador em combate.
Bu veriler Kepler-10'un her 0.83 günde bir on binde bir oranında sonükleştiğini gösteriyordu.De acordo com os dados coletados, Kepler-10b orbita Kepler-10 a cada 0.84 dias.
8 Ekim 2008, kamuoyu yoklamaları Obama'nın tekrar öne geçtiğini gösteriyor.3 de fevereiro O Estado Islâmico aterroriza o mundo novamente.
Son araştırmalar da gösteriyor ki ateizm ABD'nin tüm eyaletlerinde artmaktadır.Os estudos mais recentes continuam mostrando que a gengivite é altamente prevalente nos Estados Unidos.
Aşağıdaki tablo d'nin birkaç değerini gösteriyor.A tabela abaixo mostra o resultado para diferentes tamanhos de h {\displaystyle h} .
Bu da gösteriyor ki, büyüme oranı bölgedeki diğer ülkelere göre daha hızlıdır.Ele também assinalou que a produção do programa é superior a de outros da casa.
Böylece annesine Bay Mükemmel olduğunu gösteriyor.Ela tenta mostrar à sua mãe que seu pai é malvado.
Çocukken zayıftı ve sıklıkla hasta oluyordu ama buna rağmen derslerinde üstün başarı gösteriyordu.Apesar de frequentemente doente, foi um aluno brilhante.
Sakalı onu on sene daha yaşlı gösteriyordu.A barba dele faz ele parecer uns dez anos mais velho.
Weltzeituhr (Dünya saati) dünyanın çeşitli şehrilerindeki saatleri gösteriyor.Hierop staan klokken die het uur in verschillende delen van de wereld weergeven.
Şu an 93 ülkede faaliyet gösteriyor.Het bedrijf is commercieel actief in 93 landen.
Malezya'da birçok İsviçre şirketi faaliyet gösteriyor.In de stad Sneek is een groot aantal bedrijfssectoren vertegenwoordigd.
Ressamın sonradan sildiği aşk tanrısı mektubun aşk mektubu olduğunu gösteriyor.Uit het dagboek van de schrijver bleek later dat er een liefdesrelatie bestond.
Orkestra çok zaman hizmet edici işlev gösteriyor.Het orkest kende roerige tijden.
Bu da arkasında devlet desteği olduğunu gösteriyor.Hij ontving daarom steun van de overheid.
Çocukken zayıftı ve sıklıkla hasta oluyordu ama buna rağmen derslerinde üstün başarı gösteriyordu.Gamal was als kind zwak en ziekelijk, en bijgevolg las hij veel met zijn vader.