gösterir ile cümle
gösterir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Üretim aşamaları İskoç viskisiyle büyük benzerlik gösterir.Tradiční výroba se velmi podobá výrobě whisky.
Web tarayıcısı da size gösterir.I to kontroluje internetový hlídač.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.Dlouhodobá prognóza u osob trpících migrénou je proměnlivá.
Yine de konutların mimari tarzı kentten kente değişiklik gösterir.Skalník navíc pokračoval v úpravách podoby města.
Note: Bayraklar, millî takımı FIFA uygunluk kuralları kapsamında tanımlandığı gibi gösterir.Pozn.: Vlajky znamenají příslušnost k národnímu týmu, jak ji definují pravidla FIFA.
Diğer türlerin evrim ağacındaki konumu değişik çalışmalarda farklılık gösterir ve henüz çözülememiştir.Pozice zbylých druhů v kladu se liší studie od studie a je zatím nejasná.
Penkkarit kutlamaları okuldan okula değişiklik gösterir.Vyloučit muslimku ze školy?
Etiyopya ve doğu Sudan 'da yayılım gösterir.Protéká Etiopií a Súdánem.
Her iki uydu da gelgit kilitlenmesiyle birbirine bağlı olduğundan Mars'a her zaman aynı yüzlerini gösterirler.Obě tělesa mají vázanou rotaci, neboli Marsu ukazují stále stejnou stranu.
Kate, kızını Assur kralına vererir ve Assur Devletine bağlılık gösterir.Billy přísahá svou věrnost králi a odmítá obvinění ze zrady.
Yalnızca yolu ve yöntemleri gösterirdi.Vedl kurz o ekonomických metodách a modelech.
Dalga kılavuzu analizi lifdeki ışık enerjisinin çekirdekte tam olarak hapsedilemediğini gösterir.Analýza vlnovodů ukazuje, že světelná energie ve vlákně není úplně uzavřená v jádře.
Nesne yapı örüntüleri ise nesnelerin birleştirilerek yeni işlevler kazanma yollarını gösterir.Kromě toho integrovaní uprchlíci lépe pochopí obtíže, kterým čelí nově příchozí.
Bu da çizen kişinin bu hayvanları çok iyi tanıyan ve gözlemleyen kişiler olduğunu gösterir.Naopak jim je vštěpováno, že se jedná o nádherná zvířata, která si zaslouží přežít.
Bu simgeler genellikle denkliği gösterir.Tato svíčka obvykle reprezentuje lásku.
Tokoferollerin dokulardan alımı değişkenlik gösterir ve iyi bilinmemektedir.Löw však takovou bohaprázdnou proměnu učinit neumí a nechce.
Bu vücut tipinde karın bacaklardan çok, gövde ve karın bölgesinde bir yağlanma şekliyle kendini gösterir.Má k nim tak blízko jak jen může v těle z masa a kostí.
İkinci sahne ertesi sabahı gösterir.Třetí dějství se odehrává další den ráno.
Resimler Genesis (başlangıç) kitabındaki hikâyeleri gösterir.Její příběh vypráví kniha Genesis.
Gelişimlerinde yarı başkalaşım (hemimetaboli) gösterirler.V průběhu reakce dochází ke vzniku poloacetalu.
Avrupa'da yayılım gösteriri.Znakové soubory v Evropě.
Algılar içinde bulunulan ortama göre değişiklik gösterir.Změna okolností podle NOZ .
Eozinofili, alerjik reaksiyonlarda ve paraziter infeksiyonlarda kendini gösterir.Eosinofilie je charakteristická při alergiích a parazitárních infekcích.
Gençlerin matematikte ve hayattaki güçlüklerine ilgi gösterirdi.V mládí se zajímal o matematiku a ekonomii.
Yaptığımız hesaplamanın doğru olduğunu gösterir.Jak se ukázalo, kalkulace to byly správné.
Hormonlara benzerler ancak kanla taşınmazlar ve lokal etki gösterirler.Na rozdíl od hormonů je netvoří specializované buňky (žlázy) a nepřenášejí se krví, nýbrž účinkují místně.
Kuzeyde ve güneyde yayılım gösterir.Metoda se rozšířila na severu i jihu.
Ayrıca Avrupa Komisyonu da OECD'ye katılım gösterir.Změnilo se rovněž postavení vůči Konsensu OECD.
Ve hastanın yüzünü bir maske ya da örtü gibi gösterir.Propojení s dýchacími cestami pacienta zajišťuje obličejová maska, či intubační rourka.
Postunun üstündeki benekler, insanların parmak izi gibi her bireyde farklılık gösterir.Tyto skvrnky má každý tučňák jedinečné jako jsou lidské otisky prstů.
Şehirde Akdeniz iklimi etki gösterir.Pánevní oblast má příznivý účinek na klima ve městě.
(D) bu türün doğada neslinin tükenmiş olabileceğini gösterir.Což znamená, že daný druh přestane existovat na vymezeném území.
Sadece ilk kütleleri farklılık gösterir.Uvedeno pouze první zhudebnění.
Görgü kurallarına uymaya çok ilgi gösterir.Velice dbal řeholních pravidel.
Yâni kişinin doğallığını gösterir.Upozorňuje na jedinečnost každého z nás.
Şehit babasını kucaklayan bir oğlu gösterir.Památník líčí muže, který objímá ženu a dítě.
Bu gelenek 16. yüzyıl hikâyelerinde kullanılan biçimle bir bakıma benzeşlik gösterir.Jednotlivé hvězdy rozlišoval pomocí metod obvykle používaných v 16. století.
Ailenin etnik yapısı çeşitlilik gösterir.Etnická struktura obyvatel byla různorodá.
Bu şarap kalitesini gösterir.Tento článek je o odrůdě vína.
Not: a0(n) fonksiyonu, asal çarpanların toplamını gösterir.Funkce SUM() vrací sumaci vybraných řádků.
O bunlara yaratıcı tiyatro gücünü katma ustalığı gösterir.To dosti brání docenění jeho tvůrčí role.
Mümkün oldukça yere konmamaya gayret gösterir.Předpokládá se, že ho to dostatečně odradí.
Bununla birlikte bu kişilerin sadece %60'ı osteoartrit belirtileri gösterirler.Tvoří však jen 6 % zdejších fosilních objevů.
Avustralya'da, Batı Avustralya ve Güney Avustralya bölgelerinde yayılım gösterir.Rozkládá se na území států Západní Austrálie a Jižní Austrálie.
Parantez içindekiler Avrupa sıralamasını gösterir.Freska znázorňuje únos Europy.
Parmak sayısına göre kaç dakika kaldığını gösterir.Podle druhu barvy otisk zasychá za několik sekund až minut.
Oberlander Yahudiliği emansipasyon öncesi klasik Alman Ortodoksluğuyla benzerlikler gösterir.Jejich pojetí židovství bylo velmi blízké klasické německé ortodoxii z období před emancipací.
Ama bence daha az olan daha iyiyi gösterir." dedi.V míře větší než malé jej vlastně charakterizovala."
Kızlık zarı kişiye göre çeşitlilik gösterir.Tak šlechetný člověk podle rodu rozlišuje věci.
Tedavi şemaları hastalığın tiplerine ve safhalarına göre değişiklik gösterir.Jak již bylo zmíněno, klinické příznaky jsou variabilní, podle hostitele a stupně postižení.
Kondansatörün DC akıma göre davranışı, AC akımda değişiklik gösterir.Podle něj sekundární server pozná, že v doméně došlo ke změně.
Ayrıca Türk mutfağı yörelere göre de farklılıklar gösterir.Finská kuchyně se samozřejmě liší také regionálně.
Ve böylece olayların burada bitmediğini bize gösterirler.Mělo se za to, že tím problémy skončí.
Herhangi bir <yazı> girilmezse, kanalın mevcut başlığını gösterir.Pokud není uveden řetězec, vypíše se aktuální nastavení.
Yaşı küçük olmasına rağmen, Ebû İshâk kendisine husûsî ihtimâm gösterirdi.I přes svůj mladý věk ukázala svou silnou víru.
Hatta aşık olduğu kızı tavlayabilmesi için arkadaşından yardım ister fakat arkadaşı da kıza yakınlık gösterir.Doufá, že nalezne pomoc v podobě snoubence, jenže ten ji zradí.
Sıkışan Sovyet birlikleri şiddetli bir direniş gösterir.Sovětské ozbrojené síly utrpěly drtivou porážku.
Arkeolojik kazılar bu önemin İsrail'in en varlıklı dönemi olduğunu gösterir.Archeologické vykopávky v Caesareji patří k nejvýznamnějším v dnešním Izraeli.
Kırmızı, kritik bir iletiyi gösterir, ör.Rosa odvysílá data.
Tabiattaki canlılarda uzuvların oranı altın oran adı verilen 1.618... sayısına uygunluk gösterir.Netradiční poměr stran 1:1,618 připomíná poměr stran tzv. zlatého obdélníku.