gösterir ile cümle

gösterir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu rolüyle Mara, Hıristiyanlıktaki şeytan ile benzerlik gösterir.Deze speelt hierbij een rol die te vergelijken is met Satan in de christelijke mythologie.
Kesen, bir eğriye herhangi bir P noktasındaki teğet doğrusuna yaklaşık gösterir.We laten een punt P over de cirkel lopen.
Yola girmek isteyenleri hazırlar, yol gösterir.Reizigers die in- of uit willen stappen, moeten dit zelf aangeven.
Konusu ise çocukların sorunları karşısında göstermeleri gerekenleri gösterir.De tegels geven daarbij aanwijzingen wat de kinderen moeten doen.
Avrupa'nın kuzey kıyılarında, Kuzey Amerika ve doğu Sibirya'da yayılış gösterir.De eider komt voor rond de noordelijke kusten van Europa, Noord-Amerika en Oost-Siberië.
Bu da çocukların bir yarış pistinde oynamakta olduklarını gösterir.Hij belooft de kinderen een auto als ze het spel winnen.
Askerî öyküler tarihsel çatışmalarla paralellik gösterir.Er zijn muurschilderijen van historische veldslagen te zien.
Bununla birlikte, hiperürisemi derecesine bağlı olarak risk değişiklik gösterir.Het risico varieert echter, afhankelijk van de mate van hyperurikemie.
Ne kadar canınızı yaksa da bu hala hayatta olduğunuzu gösterir.Hoe beroerd het ook gaat, je moet doorgaan met leven, ook al ga je er dood aan.
Doğu Akdeniz'de (Türkiye, Yunanistan (Ege Adaları), Suriye, İsrail) ve Afganistan'da dağılım gösterirler.Ze komen voor aan de oostzijde van de Middellandse Zee (Turkije, Griekenland en Israël).
Saat: Maçın başlayacağı saati gösterir.Starttijd: tijdstip dat een speler aan zijn ronde moet beginnen.
Dil ve kültürleri çok benzerlik gösterir.Veel van de cultuur en taal komen met elkaar overeen.
Buna karşın güney türü tipik geyik davranışları gösterir.In het Zuiden heeft Broederlijk Delen een typische manier van werken.
Aynı zamanda güneş saati de gölgenin gösterdiği sayıya göre saati gösterir.Je schaduw wijst dan het uur aan.
Yengeç örümceklere benzerlik gösterir.Dit is vergelijkbaar met een eekhoorn.
Bazı okullarda öğrencilerin yakaların ufak bir broş okul veya sınıf derecesini gösterir.Op sommige scholen nemen kinderen een huisdier of knuffel mee naar school.
ICMP istek mesajları iletiminde Tos esneklik gösterir.Het is duidelijk dat OMM spreekt via opgenomen boodschappen.
Panama, Guyana ve Fransız Guyanası'nda yayılım gösterir.De soort komt voor in Frans Guiana en Guyana.
Farklı yerlerinden yaralanan düşmanların tepkileri, vuruldukları yerlere göre değişiklik gösterir.Vijanden reageren verschillend afhankelijk van waar de kogel hun raakt.
Değişiklik yapılacağı zaman komşu ülkeler arasındaki koordinasyonlar değişiklik gösterir.Door de toenemende handelscontacten tussen de middeleeuwse steden zou dit echter veranderen.
Bu durgunluk onu daha insani ve daha az şehvetli gösterir.Reden hiervoor was dat hij (te) weinig scoorde voor een aanvaller.
Her bir drumlin uzun ekseni buzul ilerleme yönüyle paralellik gösterir.Op de lange termijn zal een exponentiële groei elke vorm van lineaire groei overschrijden.
Aşağıdaki liste Hawaii'deki şehir ve kasabaları gösterir.Dit artikel geeft een lijst van steden en dorpen in Gabon.
Kayıtlar yerel ağaç istihkamlarının 11. yüzyıl kadar eski olduğunu gösterir.Oude vermeldingen van de plaats dateren Hames dateren al uit de 11de eeuw.
Bu durum, makrofazların hasarlı bölgeye varmadan önce, fagositozun başladığını gösterir.Na de infectie worden als eerste de macrofagen in de huid besmet.
Hastalığın süresi birkaç haftadan birkaç aya kadar değişiklik gösterir.De duur van de symptomen is wisselend, van enkele weken tot enkele maanden.
1 Aralık günü Ukrayna referandumunda halk bağımsızlıktan yana %90 oranında irade gösterir.Niettemin sprak op 9 februari 1991 90% van de bevolking zich in een referendum uit voor onafhankelijkheid.
Arnavut müziği ile benzerlikler gösterir.Ólafur Arnalds componeerde de muziek.
Ülkede toplam 385 banka faaliyet gösterir.In totaal werken er 385 personeelsleden.
Özellikle küçük martı ve bıyıklı sumru nüfusu kış aylarında çok büyük bir artış gösterir.In het bijzonder smient en kolgans komen er 's winters in heel grote aantallen voor.
Hamerkopun davranışları diğer kuşlarda görülmeyen bazı özellikler gösterir.Het gedrag van de hamerkop kent typische aspecten, die bij weinig andere vogels worden aangetroffen.
Kuzey Amerika'nın ılıman iklim bölgelerinde geniş yayılış gösterirler.De Amerikaanse ratelpopulier groeit in een brede range van klimatologische omstandigheden.
Bu takvimde her hayvan bir yılı gösterir.Naar ieder van de dieren zou een jaar vernoemd worden.
Onlara ormandaki yolu gösterir.Wegen door het woud.
Şamana yol gösterir.Uw scha gaat mij ter harte.
Kırmızı, kritik bir iletiyi gösterir, ör.Rode en Groene contouren vastgesteld.
Sorsalar mağdurunu gaddar kendin gösterir.De partij dient zelf haar nadeel te bewijzen.
Şekilleri de belirsizlik gösterir.De vorm bleef onduidelijk.
Ve bu da 1. tekil şahsın ifadelerinin gerçekte hiçbir değer taşımadığını gösterir.Gedeelte waarin de eerste signalen worden gegeven dat het geen echte speech is.
Çiftçiler ona büyük saygı gösterir.Bij boeren is ze daarom niet erg gewaardeerd.
Bipolar Bozukluk bazı kişilerde mevsimsel bir dalgalanma gösterir.Het verschijnen van lammetjes in de weide is voor veel mensen een teken dat het lente is.
Mahallenin iklimi tipik kuzeydoğu Karadeniz iklim özelliklerini gösterir.Het klimaat in het zuidelijke gedeelte van de regio heeft de regenval die typerend is voor de Soedan.
Fakat birdenbire küçük bir adam orman içinde yakında kendini gösterir.Op een dag trekt een jonge vrouw tijdelijk in in een huis in de buurt.
Güçlü bir yıldız oluşumu gösterir ve bir starburst gökadadır.Ze speelden Shining Star en That's The Way Of The World.
Martin Scorsese'nin bir arkadaşı kendisine özel olarak filmi gösterir.Martin Scorsese verschijnt ook zelf in de film.
Amin" şeklindeki sözler karolenj döneminin Litürji kitapları ile uyum gösterir.De wapenspreuk is ontleend aan geschriften uit de Karolingische periode.
Bana otobüs durağına giden yolu gösterir misiniz?Kun je me de weg naar de bushalte tonen?
Bu makineyi nasıl çalıştıracağımı bana gösterir misin?Kun je me laten zien hoe je deze machine start?
Kimyasal sembol olarak 'H', hidrojeni gösterir.Het scheikundige symbool H duidt op waterstof.
Bize nasıl yaptığını gösterir misin?Wil je ons laten zien hoe jij het doet?
Sonrasında Mezopotamya Kültür Merkezi çerçevesinde müzik faaliyetlerini gösterir.Daarna toont het muzikale activiteiten in het kader van het Mesopotamië Cultureel Centrum.
Hava Durumu - Kullanıcı tarafından seçilen şehrin hava durumunu gösterir (ve 5 günlük hava tahmini).Pogoda – wyświetla pogodę dla wybranego przez użytkownika miasta (oraz pięciodniową prognozę).
Ona çeşitli öğütler vererek yol gösterir.Przewodzi im obdarzony darem jasnowidzenia (przynajmniej według jego podwładnych) Tratos.
Sıradan sonraki eşittir işareti (=) iki ya da daha fazla binanın eşit yükseklikte olduğunu gösterir.Znak równości (=) oznacza, że dwa lub więcej budynków posiada tę samą wysokość.
Kraterde yapılan incelemeler dolgunun 5 ile 20 milyon yıl önce gerçekleştiğini gösterir.Pomiar ilości kraterów wskazuje, że nastąpiło to od 5 do 20 milionów lat temu.
Gözle görünmeyen varlıkları gösterir.Zakrywam to, co niewidoczne.
"Yıl" sütunu o binanın hangi yılda tamamlandığını gösterir.Z kolei kolumna "Rok" odnosi się do roku, w którym dany budynek został ukończony.
Anlatıcı, cinayeti en ince ayrıntısına kadar planlamış olmasını, deli olmadığının bir kanıtı olarak gösterir.Uważa, że skrupulatna precyzja w planowaniu morderstwa, dowodzi, że nie może być szalony.
Malekith'i kandırarak Loki onların yanındaymış gibi gösterirler.Oszukując Malekitha, Loki oddaje mu Foster.
Bu da, kitabın peygamber dışında biri tarafından tamamlandığını gösterir.Tak, powiadam wam, nawet więcej niż proroka.

İlgili Sayfalar