gösterir ile cümle
gösterir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dönemler, zaman içerisinde de değişkenlik gösterir gibidir.Sua vinda no passado, também altera o tempo.
Aşağı Almanca diyalektleri İngilizce ve Frizceye benzerlik gösterir.O baixo-alemão, em muitos aspectos, é parecido com a língua inglesa e o frísio.
Bu sayfa Asya'da kullanılan ulusal ve uluslararası bayrakları gösterir.Apresenta-se uma lista de bandeiras nacionais, subnacionais e internacionais em uso na Europa.
Burada her kenar (veya uç) bir oyuncunun seçeneklerini gösterir.Onde cada vértice (ou nodo) representa um ponto de decisão para um jogador.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Ajudava também jovens moças órfãs e viúvas pobres.
Bir negatif değer gecikmeyi ve pozitif değer avantajı gösterir.Um valor negativo representa um atraso, e um valor positivo representa um adiantamento.
Kırmızı renk arka plana sahip turnuvalar, ülkenin o turnuvaya ev sahipliği yaptığını gösterir.A cor da borda vermelha indica que o torneio foi realizado em casa.
Ona çeşitli öğütler vererek yol gösterir.Ele fornece a Kai Lan orientações.
Avrupa Birliği nüfus yapısı hayli nüfuslanmış,kültürel farklılığı olan 27 üye devleti gösterir.A União Europeia é muito povoada, culturalmente diversa pela união de 27 Estados-Membros.
Bu varlıkların toprakları üzerinde sahip oldukları de facto kontrol derecesi farklılıklar gösterir.O grau de controle de facto que essas entidades exercem sobre os territórios que reivindicam varia.
Siyasi karikatürlerinde ise, gazeteciliğiyle sanatcılığı paralellik gösterir.De quando a Literatura abraça o Jornalismo, Paralelos.
Bu aşamada film Ingmar Bergman'ın başyapıtı Yedinci Mühür'le belirgin benzerlikler gösterir.As cenas finais do filme O Sétimo Selo de Ingmar Bergman retratam um tipo de "Danse Macabre".
Britanya kamuoyunun Thatcher hakkındaki görüşleri değişkenlik gösterir.Talvez a sorte de Brito esteja mudando.
Fakat birdenbire küçük bir adam orman içinde yakında kendini gösterir.Em seguida, um casal é visto prestes a fazer sexo numa floresta.
Bizans imparatoru tarafından verilen ödül, alıcının makama yükseltildiğini gösterirdi.Sua premiação pelo imperador bizantino significou a elevação do destinatário para o ofício.
İmgesel biçimi imgeyi temsil edemez; onu gösterir.Não foi revelado se Lord a recrutou.
Elektron mikroskobu bir modeldeki elektronların odaklanmış demetini gösterir.A microscopia eletrônica direciona um feixe de elétrons sobre o espécime.
Kutuplar hariç bütün dünyada yayılım gösterir.Está distribuído por todo o mundo, excepto nas regiões polares.
Ancak daha sonradan gerçek zekâsını gösterir.Mas logo se descobrirá suas verdadeiras intenções.
Tünel protokolü tipik olarak, OSI ya da TCP/IP gibi katmanlı protokol modelleriyle zıtlık gösterir.Tunelamento normalmente contrasta com um modelo de protocolo em camadas como aqueles do modelo OSI ou TCP/IP.
Buna karşın, kabul edilebilirliği dünyada değişkenlik gösterir.No entanto, eles estão surpresos com a mudança a outro lugar.
Bu teoriye göre konuşma biçimi, kişinin sınıfını gösterirdi.Em suma, ligar a teoria ao movimento da classe.
Bazı eyaletlerde şehirler township'lerden bağımsız olarak faaliyet gösterir.Porém, em muitos aspectos, as cidades funcionam independentemente dos Estados.
Çözünmüş karbon dioksit ve karbonik asit, şişelerde mayalanmış içkilerde karbonatlama etkisi gösterir.O dióxido de carbono e o ácido carbônico produzirão a carbonação em bebidas fermentadas engarrafadas.
Lig: Hangi maçın hangi ligde olduğunu gösterir.Claro, o truque é saber quais batalhas travar.
Bölgeler arasında farklıklar gösterir.Os arranjamentos variaram entre as áreas.
Tam tersine Hani hep eşitliği gösterir.Fora isso, ela se mantém sempre em equilíbrio.
Tarım üretimi bölgelere göre farklılık gösterir.Há variações dependendo da zona de cultivo.
Ancak yine de, heykelin duruşu ve niteliği, Praksiteles ekolüne ait olduğunu gösterir.Porém, a sua localização e o seu formato sugerem que sejam membros da nobreza.
İsveç'teki sağlık hizmetleri kalitesi, diğer gelişmiş ülkelerle benzerlik gösterir.Dentro de casa a vida dos suíços é igual a de todos os países desenvolvidos.
Malekith'i kandırarak Loki onların yanındaymış gibi gösterirler.Malekith fez uma aliança com Loki ao lado de Surtur.
Bu yasa sıcaklık ve hacim arasındaki bağımlılığı gösterir.Nela observamos a equivalência entre trabalho e calor.
Bu hayvanlara verdikleri önemi gösterir.Atribui-se a ela tudo o que esses animais produzem.
Ortalama hız değişiklik gösterir.As velocidades médias variam.
Çiçekleri oluşumundan itibaren ters bir şekilde büyüme gösterir.As flores aparecem antes das folhas terem crescido completamente.
Arkeolojik araştırmalar Paleolitik çağın son döneminden beri insanların Japon adalarında yaşadığını gösterir.Pesquisas arqueológicas indicam que humanos já viviam nas ilhas japonesas no período Paleolítico Superior.
Afrika'nın orta kesimlerinde dağılış gösterirler.Às mesemas conclusões chegou a União Africana.
Resimler Genesis (başlangıç) kitabındaki hikâyeleri gösterir.São geralmente obras com comentários sobre o primeiro capítulo do livro do Gênesis.
Stilistik açıdan da çok farklılıklar gösterirler.Do mesmo modo diferem as características estilísticas.
Türkiye'ye dönmesiyle beraber birçok olay baş gösterir.Não deixou tantas marcas em seu retorno à Bulgária.
Rick buna onay verir ve grubun geri kalanı Rick'in onayını almış olmaktan duydukları memnuniyeti gösterir.Rick mostra sua aprovação, e o resto do grupo responde com entusiasmo.
Migrenli insanlarda uzun süreli prognoz değişkenlik gösterir.O prognóstico a longo prazo de pessoas com enxaquecas é variável.
Bu rolüyle Mara, Hıristiyanlıktaki şeytan ile benzerlik gösterir.Q teria um pouco de semelhanças com o Deus Cristão.
Ek olarak, kadınlar erkeklere oranla tütünün zararlarına karşı daha büyük hassasiyet gösterirler.As mulheres são mais suscetíveis aos efeitos nocivos do fumo do tabaco do que os homens.
Orta Amerika'dan Güney Brezilya'ya kadar olan bölgelerde yayılış gösterirler.Aparece muito do centro para o sul do Brasil.
Erginleri çeşitli beslenme alışkanlıkları gösterir.Os tripes possuem hábitos alimentares muito diversificados.
Bir yüzü dört köşe, diğer yüzü artı șeklini gösterir.Outro disco: Uma Face, Outra Face.
Bruegel'in manzara çizimleri dizisi, bu formülün kademeli olarak terk edilişini gösterir.A sequência de paisagens nos seus desenhos e pinturas mostra o abandono gradual dessa fórmula por Bruegel.
Soldan sağa doğru oklar işlevlerin yürütme sırasını gösterir.Da direita para a esquerda é apresentada a fase de retirada.
Ağır ve derinden gelen bir ses, gök gürültüsünün uzaklardan geldiğini gösterir.C'um tom de voz nos fala horrendo e grosso, Que pareceu sair do mar profundo.
Toopkhaneh Sokağı, Tahran'ın eski yüzünü gösterir.O Castelo de Rocquemont leva o nome de uma antiga fortaleza.
Adındaki "von" sözcüğü onun aristokrat olduğunu gösterir.Pronuncia-se a palavra "hoje" com muita força para sugerir que ele é um alcoólatra.
Anakin Padme'ye hurdalardan yaptığı protokol droidi olan C-3PO'yu gösterir.Ele mesmo cria o seu próprio dróide de protocolo, C-3PO.
Hala kendini çocuk gibi gösterir.No entanto, ele a vê apenas como uma criança.
Bu İyotun, alkolün içine çözündüğünü gösterir.Este processo é chamado relargagem, e ocasiona a separação do álcool isopropílico numa camada distinta.
Kendi aralarında bireysel farklılıklar gösterirler.De qualquer modo, é importante registar as diferenças entre cada um.
Kırmızı en iyi dördüncü çeyrekte yer aldığını gösterir.Na tabela, obteve o quarto posto como melhor.
Bazı araştırmacılar Trilobizoa'ları Knidliler sınıfı içinde de gösterir.Por esta razão alguns taxonomistas questionam mesmo a colocação destes animais no grupo das trilobites.
Bunlar ve Carbon-14 testleri adada Neolitik dönemden itibaren yerleşimlerin olduğunu gösterir.O Carbono-14 indica que a ilha é do período Neolítico.
Hastalığın geçiş süresi bünyeden bünyeye değişiklik gösterir.A diferença é o tempo do transcurso da doença.