gösterir ile cümle

gösterir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Lobotomi motifi “Geçen Yaz Birdenbire”de de kendini gösterir.El tema de la lobotomía también aparece en De repente, el último verano.
Müsabaka Judo'da olduğu gibidir fakat kurallar ve üniformada bazı farklılıklar gösterir.La competición es similar al Judo, pero con algunas diferencias en reglas, protocolo, y uniforme.
Birçok biyolojik yapı likit kristal davranışı gösterir.Muchas otras estructuras biológicas exhiben la conducta de cristal líquido.
I - Invalid (Geçersiz): Ön bellek satırının geçersiz olduğunu gösterir.Ante su derrota The Magician les da una advertencia: «No han visto nada aún».
Bölgeden bölgeye ve ülkeden ülkeye E. coli tipleri farklılık gösterir.Los tipos de E. coli varían de región a región y de país a país.
Güney Amerika ve Antarktika hariç tüm dünyada yayılış gösterirler.Se distribuyen por todo el mundo, excepto Sudamérica y la Antártida.
Omer’in Sayılması’nın Sefirat ha Omersonuçlandığını gösterir.Hay que contar el Omer estando de pie.
Kraterde yapılan incelemeler dolgunun 5 ile 20 milyon yıl önce gerçekleştiğini gösterir.Cálculos basados en el cráter apuntan a que éste se formó hace de 5 a 20 millones de años.
Kadının üstte olduğu seks pozisyonu erkekler üzerinde kadınların hâkimiyetini gösterir.La postura de la mujer encima sugiere una dominancia de la mujer sobre el hombre.
Işaretlemeler iki veya daha fazla fazın denge halinde bulundukları noktaları gösterir.Las marcas muestran puntos donde dos o más fases pueden coexistir en equilibrio.
NASA'ya ait tesisler inşaat, araştırma ve iletişim faaliyetleri gösterir.Las instalaciones de la NASA comprenden centros de investigación, construcción y comunicación.
Tympanum İsa'yı iki melek tarafından desteklenir şekilde bulutların üzerinde gösterir.El tímpano muestra a Cristo en una nube sostenido por dos ángeles.
Ruhtaşını alan Baal gerçek yüzünü gösterir ama artık çok geçtir.El demonio se da cuenta de lo que ocurre, pero es tarde.
Akışkanlar hariç tüm gerçek akışkanlar yüzey gerilimine karşı direnç gösterirler.Todos los fluidos reales (excepto los superfluidos) tienen cierta resistencia a la tensión.
Yazar, karşısındakine öğüt verir, yol gösterir.Un registro índice (SI o DI) tienen la dirección de donde se tomará el dato.
Benzer bir hesaplama yine v 'nin de Laplace denklemini sağladığını gösterir.Un cálculo similar demuestra que v {\displaystyle v} también satisface la ecuación de Laplace.
25p progresif biçimdir ve saniyede 25 progresif kare gösterir.25p es un formato progresivo y corre a 25 fotogramas progresivos por segundo.
Hala kendini çocuk gibi gösterir.Se le muestra como a un niño.
Yüklemin bildirdiği eylemi gösterir.Facilidad para saber la carga que almacenan.
İsrail’de laiklik, din ve devlet işlerinin birbiriyle nasıl alakalandığını gösterir.El laicismo en Israel muestra como se relacionan asuntos de religión y de estado dentro del país.
Bu yönden Budapeşte (Buda-Peşte) ile benzerlik gösterir.Dan fruto en baya (drupa) que, en este género, es venenosa.
Fakat eğer yük eklenirse devre farklı davranış gösterir.Sin embargo si se conecta una carga el circuito se comportará de forma diferente.
Kırmızı gül dikenleriyle birlikte kullanılır; çünkü kan dökme özelliğini gösterir.El rojo siempre va arriba, ya que representa la sangre.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Se dice que protegía a los huérfanos, a las viudas y a los pobres.
Dakikalar 30’u gösterirken ise bu defa sahneye çıkan isim oldu.El nombre del espectáculo en el escenario fue de 30 minutos esta vez.
Avrupa'da yayılım gösteriri.Mapa de distribución en Europa.
Absorbsiyonun şiddeti frekansın bir fonksiyonu olarak değişim gösterir ve bu değişim absorbsiyon spektrumudur.La intensidad de la absorción varía en función de la frecuencia, y esta variación es el espectro de absorción.
Bununla birlikte sahip oldukları özerklik bakımından farklılık gösterirler.Parece mentira lo indiscretos que son.
Hastalığın süresi birkaç haftadan birkaç aya kadar değişiklik gösterir.La duración de la enfermedad varía desde algunos días a varias semanas.
Ne kadar canınızı yaksa da bu hala hayatta olduğunuzu gösterir.No importa cuán mal vayan las cosas, tienes que seguir viviendo, aún si eso te mata.
Her bir tür yalnızca tek bir adada dağılım gösterir.Toda la acción se desarrolla en una sola enorme isla.
Yine hayvan dünyası da çok yüzlülük gösterir.Vuelven a aparecer estatuillas de animales bastante toscas.
Hatalar bir normal dağılım gösterir.La prueba paramétrica asume que los errores tienen una distribución normal .
Her ikisi de gevezelik ve korkaklık eğilimi gösterirler.Ambos se acusaron de cobardía y perfidia.
Oyun, serideki önceki oyunlardan biraz sapma gösterir.La jugabilidad se desvía un poco de los juegos anteriores de la serie.
850P modeli, iki alt kadran üzerinde, bir küçük saniye ve ikinci bir saat dilimi gösterir.La variante 850P presenta un segundero pequeño y un doble huso horario en dos subesferas.
Y = 1 - X1/n ifadesi 1 ve n parametreleri olan bir beta dağılımı gösterir.Y = 1 - X1/n tiene una distribución beta con parámetros 1 y n.
Bu doğru bir davranışı gösterir ve iyi bir yaklaşımdır.Además, defiende bien y tiene buena actitud.
Şişme sırasında enerji gravitasyonel alandan (ya da geometriden) inflaton alana doğru geçiş gösterir.Durante la inflación la energía circula desde el campo gravitatorio al campo del inflatón.
Bulunduğumuz yeri gösterir.El lugar que contemplas.
Ama bence daha az olan daha iyiyi gösterir." dedi.Yo sentía que todo era mierda menos nosotros".
Bu da köyün eski bir yerleşim yeri olabileceğini gösterir.Esto indica que el asentamiento puede tener un origen anterior.
Ancak herkes bu habere tepki gösterir.Mientras, todos hacen comentarios al respecto de ello.
Tablo, 16. yüzyıl Flaman okulunun özelliklerini gösterir.Denota influencia de la escuela flamenca del siglo XVII.
Yine hastalığın düzeyine göre bu döngü süreleri değişiklik gösterir.Se piensa que todos los casos de esta enfermedad se deben a mutaciones de novo.
"Ş." bölünme şampiyon olan boksörü gösterir.Los equipos con "*" son los campeones de división.
Diğerleri "Totonac" halkını kurucu gösterir.Los otros deben hacer lo que Simón dice.
Charlie uyuşturucuyu verir, Locke da ona gitarının yerini gösterir, bunun üzerine Charlie çok mutlu olur.Locke encuentra la guitarra, y Charlie está extasiado.
Forvet bölgesinde oynayan oyuncular tıpkı diğer bölgelerde oynayan oyuncular gibi çeşitlilik gösterirler.Nuevas Salas de Orden de Clase, es decir, zonas donde se reúnen jugadores que comparten la misma clase.
Bütün Avrupa'da yayılım gösterir.Tiene una distribución por toda Europa.
Genel olarak, şiddetli kesişme açısı taşıma yönünü gösterir.Típicamente, hay un fuerte factor diferencial que motiva la retirada.
Çoğu durumda ise bu sistemler kaotik davranışlar gösterir.A menudo sirve para ilustrar los sistemas caóticos.
Kullanımı mantra ile ilişkili ve okul ve felsefesine göre değişiklik gösterir.Su uso varía de acuerdo a la escuela y filosofía que lleva asociada.
Kitaplara büyük bir ilgi gösterirdi ve yurtdışına kitap satılmasını yasaklamıştı.Otra cosa que disgustaba bastante a las autoridades era la publicación de libros prohibidos en el extranjero.
Örneğin A0, A sınıfı en sıcak yıldızları gösterir.Por ejemplo, A0 denota las estrellas más calientes de la clase A y A9 denota las más frías.
Stilistik açıdan da çok farklılıklar gösterirler.Sin embargo, exhibe características estilísticas parcialmente diferentes.
Bu da Handan Sultan'ın güçlü bir Valide Sultan olduğunu gösterir niteliktedir.Se plantea una pregunta si este incluso era el verdadero Stryker.
Bu da çocuğun isim verilecek kadar yaşadığını gösterir.En este punto se nos da a conocer el nombre de la niña.
Ortalama hız değişiklik gösterir.Las velocidades medias varían.
Kuzey Amerika'nın, Grönland'ın Avrupa ve Asya'nın tatlı su gölleri ve nehirlerinde yerleşim gösterirler.El informe despertó la importación desde el norte de Europa a Japón por el aroma y el sabor comparables.

İlgili Sayfalar