gösterir ile cümle
gösterir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Holarktik'te kadar yayılım gösterir.Elle date du Pléistocène à l'Holocène.
Hurley yakalandıkları Diğerleri'ne, onları Jacob'ın gönderdiğini ispatlamak için gitar kutusunu gösterir.Alors qu'ils s'apprêtent à les tuer, Hurley leur crie que Jacob les envoie.
Her ikisi hedef ve metotlarında farklılık gösterirler.Les deux hommes sont proches par leur méthodes et objectifs.
Bu askerlerden oluşan birlikler, dağılma eğilimi gösterirler.Mais ces partisans de l'unification apparaissent divisés.
Güneş : Güneş Ruh ve Özbenliği gösterir.Le soleil signifie esprit et âme ».
Çoğu ülkede bilgisayarlar öntanımlı olarak zamanı 24 saatlik gösterir.Par contre, lors de la projection les images défilent bien au rythme de 24 images par seconde.
(Anahtar) (koyu renk pol pozisyonunu; italik en hızlı turu gösterir.(Les courses en gras indiquent la pole position ; les courses en italique indiquent le tour le plus rapide.
Sporlu, gram pozitif boyama gösterir.Le germe lui-même est gram positif.
Tam tersine Hani hep eşitliği gösterir.Il est toujours opposé à un autre equites.
Kış Olimpiyatları madalyaları çok daha çeşitlilik gösterir.L'emblème des Jeux olympiques d'hiver de 1980 contient plusieurs symboles.
Yılanlara atfedilen ölümlerin sayısı bölgelere göre değişiklik gösterir.Le nombre de morts causées par des morsures de serpents varie énormément selon les régions du monde.
Yemek pişirme tarzı ve stili bölgeden bölgeye farklılıklar gösterir.Les ingrédients du curry et le style de préparation varient selon la région.
Bu, tartışmayı zorlaştıran bir terminolojik karışıklığı gösterir.C'est une discussion antique qui perpétue la confusion.
Bu özellik bitki örtüsünde de kendini gösterir.Cette particularité se ressent sur la végétation.
Nişasta taneciklerinin şekil ve büyüklükleri bitkinin çeşidine göre farklılık gösterir.Les noms et les altitudes de ce massif divergent selon la source.
Bu da gösterir ki, zaman mekân, insanla mevcuttur."C’est quand même ennuyeux que dans l’intervalle vous soyez devenu, vous, l’homme du passif ».
Akdeniz'den Çin'e kadar yayılım gösterirler.Il existe des projets pour la prolonger jusqu'en Chine.
Eddington'a göre okun rastgele bir elemanı sürekli artış yönünü gösterir.À chaque fois, Bourdon reçoit un message représentant un jeu de pendu qui progresse au fur et à mesure.
Kırmızı en iyi dördüncü çeyrekte yer aldığını gösterir.Celui-ci réalise le meilleur résultat en prenant la quatrième place.
İmparatorun tek yakın arkadaşı ve sırdaşıydı, tüm imparatorluk ailesi ona saygı gösterirdi.Il reste le maître et ami de tous ceux qui ont eu le bonheur de le connaître.
Çifti süitine davet eder ve değerli koleksiyonunu gösterir.Il étudie les papillons et rassemble une collection importante.
Doğudaki Tercan Ovası, özel bir jeolojik yapı gösterir.La corbeille orientale porte une décoration géométrique.
“Modern dünya sistem”in kökeni olarak Wallerstein, 16. yüzyıl Batı Avrupası ve Amerikalar'ını gösterir.Wallerstein situe l'origine du « système-monde » moderne dans l’Europe du Nord-Ouest du XVIe siècle.
Satürn'ün uyduları boyutları açısından da büyük bir çeşitlilik gösterirler.Les satellites de Saturne ont des tailles très variées.
İlçenin bulunduğu kesimler, geniş yayla özelliği gösterir.Les lianes qui l'entourent lui donnent toute sa spécificité.
Bu da defter değerinin oranında alış fiyatının ne kadar yüksek olduğunu gösterir.Cela démontre le prix élevé de sa cotation.
Mevsimler çok az değişiklik gösterir.Il y a très peu de variations saisonnières.
Theodora vaftiz adıdır ve Kalkedon Hıristiyanlığna dönmesini gösterir.Elle est baptisée Théodora comme marque de sa conversion au Christianisme.
Lazer bir bankayı gösterir.Lenny est un banc.
Bütün Avrupa'da yayılım gösterir.Il expose dans l’Europe entière.
Belirtiler bireyden bireye büyük oranda farklılık gösterir.Leur apparence varie grandement d'un individu à l'autre.
Diyetleri yaşlarına göre farklılık gösterir.Distinction par l'âge.
Damıtılma şekline göre alkol derecesi değişiklik gösterir.Entre parenthèse est indiqué le degré d'alcool.
Bu da, o'nun en son günlerinde bile oldukça zinde olduğunu gösterir.Sa femme indique qu'il était nerveux ces derniers jours.
Sağdaki şema, olası bir başlangıç pozisyonunu gösterir.Le frappeur droitier se trouve carrément dans la trajectoire d'un éventuel lancer.
Canlıların büyük sayıda ölümüyle yıllarca süren bir besin sıkıntısı baş gösterir.La fossilisation des êtres vivants morts demande plusieurs millions d'années.
Her iki filmin de karakterleri ve konusu büyük benzerlikler gösterir.On remarque néanmoins que les deux systèmes ont des caractères et des attitudes très similaires.
Doğum tarihini çeşitli kaynaklar 1029 ve 1032 yılları arasında gösterir.Leur mariage et la naissance de leurs deux fils se faisant entre 1029 et 1032.
Holarktik bölgede Orta Avrupa'da yayılım gösterir.Ils contribuent à la diffusion du bronze en Europe occidentale.
Amerika Birleşik Devletleri (32 tür) ile Japonya'da (2 tür) yayılım gösterir.Aux États-Unis, elle se produit à Broadway (New York) dans vingt-deux pièces.
Dönüş biletinizi bana gösterir misiniz?¿Podría enseñarme su billete de vuelta?
Bana o kravatı gösterir misin?¿Puedes enseñarme esa corbata?
Lütfen bana yolu gösterir misin?¿Puedes mostrarme el camino, por favor?
Tom büyüklerine saygı gösterir.Tom respeta a sus mayores.
Onu bana gösterir misin?¿Puedes enseñármelo?
Bana fotoğrafı gösterir misin?¿Me muestras la foto?
Lütfen bana fotoğraf albümünü gösterir misin?¿Puedes enseñarme tu álbum de fotos, por favor?
Doğduğun yer şansını, öldüğün yer başarını gösterir.El lugar donde naces muestra tu fortuna, el lugar donde mueres muestra tu triunfo.
Bir de dedi ki: "Ben rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."Sinuhé dice: «Yo soy un acompañante que sigue a su señor.
Ergenlikle beraber tikler artış gösterir.¡Exaltado sea de lo que Le asocian!
Evlilikte, kadın cinselliğe daha az, çocuklara ise daha fazla ilgi gösterir.En el matrimonio, la mujer lleva menos interés en el sexo y más en los niños.
Baltık ülkelerinde, R1a1a frekansları Litvanya'dan (%45) Estonya'ya (yaklaşık %30) düşüş gösterir.En los países bálticos, las frecuencias R1a disminuyen de Lituania (45%) a Estonia (alrededor del 30%).
Ona çeşitli öğütler vererek yol gösterir.Le encaminó, pues, hacia él.
Onlara şeytanı gösterirsem nasıl düşünebilecekler?"Interrogan al demonio y se lo sacan.
Normalde, kişi uyanıkken beyin dalgaları düzenli bir ritim gösterir.Normalmente, cuando un individuo está despierto, las ondas cerebrales muestran un ritmo regular.
İkinci kısım, 30 yıl sonrayı gösterir.Segunda Parte Treinta años más tarde.
İtalik ise o yıla ev sahipliği yapan ülkeyi gösterir.Itálica indica que fue anfitrión ese año.
Little Bill, işledikleri suça rağmen iki adama müsamaha gösterir.Little Bill había dado la indulgencia a los dos hombres, a pesar de su crimen.
Yörüngenin parametresi küçük dağınıklıklar gösterir (15 < Δv < 80 m/s).Muestra poca dispersión de los parámetros orbitales (15 <Δv <80 m / s).
Eser Meryemi çocuk İsa'yı Yahya (peygamber) gözetlediği sırada kolları arasına alırkan gösterir.Vinieron, pues, apresuradamente, y hallaron a María y a José, y al niño acostado en el pesebre.