gösteriler ile cümle
gösteriler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sorum ve Reed, Guns N' Roses ile ilk gösterilerini Ocak 1991'de Rock in Rio 2'de gerçekleştirdiler.Sorum e Reed fizeram seu primeiro show com o Guns N' Roses no Rock in Rio II em janeiro de 1991.
Bunlar 1977'deki Mısır Ekmek Ayaklanması'ndan beri Mısır'da görülen en büyük gösterilerdi.Estas foram as maiores manifestações já vistas no Egito desde 1977.
New York'ta onunla bir akşam yemeği yemek, en iyi gösterilerden biri kabul ediliyordu.Foi dito que o jantar com ele era um dos maiores espectáculos de Nova Iorque.
Gösterileri genellikle 5-10 dakika sürer.Os vídeos tem geralmente entre 5-10 minutos de duração.
Ancak gösteriler sona ermedi.Os convites para shows não paravam.
1966 yılında televizyonda kendi adıyla yayımlanan Sammy Davis Jr. Show gösterilerine başladı.Em 1966 teve seu próprio programa de variedades na TV, The Sammy Davis Jr. Show.
Bu gösteriler birkaç gün sonra tekrarlandı.Os outros episódios foram completados algumas semanas depois.
Salonda dans gösterileri sergilenmeye başlar.Chegam os convites para o baile.
Çeşitli sahne isimleri altında farklı şehirlerde çok sayıda akustik gösteriler yaptı.Ela realizou vários shows acústicos em diferentes cidades, com vários nomes artísticos.
Sofia tanınmış bir dansçıdır ve şovları daha çok dansçılara ve gösterilere yöneliktir.Vera é uma mulher dedicada aos estudos e Sofia é mais virada para praia e diversão.
Akrobatik gösteriler de yapabilirsiniz.Eles realizam acrobacias.
Finlandiya'daki müzikallerde ve büyük gösterilerde sergiledim. (...)Primeiro, fazemos música para o nosso entretenimento (...)
Sinema salonu halen tiyatro gösterileri için kullanılmaktadır.O anfiteatro é utilizado ainda hoje para festivais de teatro.
Onların yegâne görevi, halka açık gösterilere ya da kamu çalışmalarına para harcamaktı.A única função deles era gerenciar como gastar o dinheiro em jogos ou obras públicas.
Die Stehaufmandln ) & F (daha çok özel gösteriler e.g.Nomes de pontos cardeais ou colaterais quando designam regiões (e. g.
Dag Hammarskjold Parkı'ndaki gösterilere 200 bin kişi katılım gösterdi.Cerca de 12.000 fãs compareceram ao show de abertura em Hamburgo.
3 Mart2007 tarihinde Shibuya, Tokyo daki Cinema Rise'da filmin tamamı gösterilerek premieri yapıldı.Em 3 de março de 2007, o filme completo foi exibido no Cinema Rise em Shibuya, Tóquio.
Ancak zaman geçtikçe gösteriler daha şiddetli olmaya başladı.Com o passar dos dias, a brincadeira foi ficando mais seria.
Bunlardan Gina Dirawi tüm gösterilerde sunuculu yapacak.Ele é dublado por Frank Vincent em todas as suas aparições.
Ama bu seride normal boyundan daha uzun gösterilerek bir yanlışlık yapılmıştır.É uma pena, porque há muito mais trabalho colocado nessa trilha normal.
1 Mart 1935 tarihinde hükümet karşıtı gösteriler başladı.Em 11 de março de 1935 começa efetivamente as suas operações bancárias.
Tüm gösteriler Klaipeda'ta bulunan LRT stüdyolarında gerçekleştirilecektir.Todos os exames podem ser realizados no HKSI.
Kısa gösteriler, 19 Nisan 1987'de The Tracey Ullman Show'un bir parçası oldu.Os curtas tornaram-se parte do programa The Tracey Ullman Show em 19 de abril de 1987.
Grev ve gösteriler, 1 Mayıs'tan sonra da sürdü.Os tumultos e a violência continuariam em 1 de setembro.
Galaktik gelgitler sık sık görsel çarpıcı gösteriler sunmaktadırlar.Os satélites gelados frequentemente exibem aumentos de brilho na oposição.
Tüm ülkeyi kapsayan gösteriler yaptı.In het hele land hield ze speeches.
ABD ve Kanada'da Amerikan Şükran Günü sonrasındaki günde gerçekleşir ve gösterilere sahne olur.In de Verenigde Staten en in Canada kent men Thanksgiving Day.
Sonra halkın sevinç gösterileri arasında maiyetiyle birlikte şatosuna girer.Aldaar kwam hij in aanraking met (aanstaande) beroemdheden uit de jazzwereld.
Ülkenin birçok yerinde protesto gösterileri düzenlendi.Op verschillende plaatsen in het land vinden demonstraties plaats.
Gösterileri genellikle 5-10 dakika sürer.Tijdens een evenement houdt men vaak vijf tot tien minuten aan.
Gösteriler, 200-300 kadar öğrencinin Brejnev Meydanı'nda, Parti binası önünde toplanmasıyla başladı.300-400 mensen kwamen in de open lucht bijeen nabij de Lochdonhead Bridge.
Daha ilk gösterilerde ve yarışlarda önemli başarılar kazanmıştır.Er werden al eerste successen in wedstrijden geboekt.
Ancak yapılan gösteriler başarısız oldu.Betreurt dat de huidige maatregelen hebben gefaald.
Sinema salonu halen tiyatro gösterileri için kullanılmaktadır.De theaterzaal wordt tevens gebruikt als filmzaal.
Aktif olarak da politik gösterilerde yer aldılar.Andere waren actief in politieke functies.
Slayt gösterilerindeki tüm QuickTime video formatlarını (MPEG-2 ve DV dahil) destekler.Ondersteuning voor alle QuickTime-videoformaten, waaronder MPEG-2 en DV in diashows.
Genel olarak Tiananmen Meydanı'ndaki gösteriler iyi düzenlenmişti.De bulten op het squamosum zijn matig ontwikkeld.
Bu kendiliğinden meydana gelen gösteriler gittikçe büyüyerek, polisle çatışmaya kadar varıyordu.Begijnen die in moeilijkheden waren, kwamen steeds meer tot haar om raad.
Opera ve klasik müzik gösterileri de günlük olarak kentte yapılmaktadır.De uitreiking van de Edisons voor klassieke muziek geschiedt jaarlijks in het programma.
Hong Kong'da yerel halktan pek çok kişi gösterilere katıldı.In Hongkong zijn nog tal van andere partijen actief.
Tüm gösterilerin sunuculuğunu Ketija Dombrovska ve Toms Grēviņš üstlenmiştir.Alle shows werden gepresenteerd door Ketija Šēnberga en Toms Grēviņš.
Vietnam Savaşı'na karşı protesto gösterileri düzenledi.Er werd gedemonstreerd tegen de Vietnamoorlog.
Aynı zamanda yapımcılıkta yapmakta ve bazı stand-up gösterilerinin de yapımcılığını yapmaktadır.Ze danste ook in die producties, en in de heropvoeringen van een aantal andere Rosas-producties.
Hafta sonları sirk gösterileri yayınlamıştır.Tijdens dit weekend werden horrorfilms vertoond.
11 Şubat 2011 tarihinde Mısır cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek gösteriler nedeniyle istifa etti.Op 19 februari 2014 riep Oekraïne daarom de noodtoestand uit.
Ancak gösteriler sona ermedi.De shows zijn daarmee echter niet geheel afgesloten.
Aynı frizde birkaç tane akrobat çeşitli gösteriler yapmaktadır.De Prins heeft verscheidene acrobatische bewegingen in het spel.
Tutuklanmasını protesto edenlerin yaptığı gösterilerde iki gösterici öldürüldü.Tijdens een demonstratie tegen zijn komst worden twee arrestaties verricht.
Gösterilerinin adı Ro and Co Show 'dur.Kanał nazywa się The Ro and Co Show.
Yarışmanın tüm gösterilerini David Lindgren sunmuştur.Wszystkie koncerty konkursowe poprowadzi David Lindgren.
Öte yandan, Off Broadway gösterileri Tony Ödülleri'ne aday gösterilemez.Dziełom z off-Broadwayu nie przysługują natomiast nagrody Tony Awards.
Nisan-Haziran 1990 süresince üniversite anti-komünist gösterilerin merkezi haline gelmiştir.W latach 1990-1991 miasto było centrum protestów antykomunistycznych.
Seçim sonrasında protesto gösterileri başladı.Po ogłoszeniu wyników wybuchły demonstracje protestacyjne.
Bu sırada gösteriler devam ediyordu.W tym samym czasie odbywały się próby do występu.
Başlangıçta gösteriler olaysız geçti.Początkowo wszystko przebiegało bez incydentów.
Ayrıca Toronto, Los Angeles, Kuala Lumpur, San Fransisco ve Dubai'de gösteriler düzenlendi.Protesty zorganizowano również w Kuala Lumpur, Los Angeles, San Francisco, Dubaju i w Hadze.
Ancak Rusya ile doğrudan ilgili olan ya da olmayan gösteriler de kastedilebilir.Nie wiadomo czy bez pośrednio czy przez Portugalię.
Güney Ontario şeridindeki illerde dans gösterileri yaptı.Malował wiejskie sceny południowego Ontario.
1945'ten başlayarak, Siyonizm baz alınarak Yahudilere karşı sıkça gösteriler düzenlendi.Począwszy od 1945 roku w Iraku dochodziło do regularnych demonstracji przeciwko Żydom i syjonizmowi.
3 Mart2007 tarihinde Shibuya, Tokyo daki Cinema Rise'da filmin tamamı gösterilerek premieri yapıldı.Film miał swoją premierę 3 marca 2007 roku w kinie Cinema Rise w Tokio w dzielnicy Shibuya.
İlgili Sayfalar