Ana içeriğe geç
Sözlük

gösterici ile cümle

gösterici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Polis sabah erken saatlerinde göstericilerin hazırladığı barikatları aşarak Taksim Meydanına geldi.Hij heeft gisterochtend op zijn vrije dag vrijwillig de rechtszitting tegen de kunstdieven bijgewoond.
Geride bıraktığı eserler genç kuşaklara yol gösterici olmuştur.Het bestaan van de groep heeft de weg gebaand voor jongere generaties.
Tutuklanmasını protesto edenlerin yaptığı gösterilerde iki gösterici öldürüldü.Tijdens een demonstratie tegen zijn komst worden twee arrestaties verricht.
Olağan askeri güçler, polis ve Securitate 17 Aralık 1989’da göstericiler üzerine ateş açtı.17 grudnia regularne wojsko, policja i Securitate otworzyły ogień do demonstrantów.
1926 - Viyana'da göstericilere ateş açan polis 89 kişinin ölümüne yol açtı.1927 – W Wiedniu od strzałów wojska i policji zginęło 89 demonstrantów.
Bazı noktalarda göstericiler polisle çatıştı.W Male doszło do starć demonstrujących z policją.
Göstericiler de polise havai fişek ve taşlarla karşılık verdi.Protestanci obrzucili funkcjonariuszy petardami i kamieniami.
350 dolayında gösterici ise gözaltına alındı.350 wziętych do niewoli.
Meclis göstericilere af çıkardı.Książę oklaskuje aktorów.
Bu olayda 85 gösterici ve 4 polis hayatını kaybetmiştir.W czasie działań wojennych poległo 85 żołnierzy i 4 oficerów jednostki.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, göstericilere karşı şiddet kullanımını kınamıştır.Zaniepokojenie rosnącą przemocą wyraził sekretarz generalny ONZ, Ban Ki-moon.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.Detta barn skulle föra Herrens budskap till människan på jorden.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, göstericilere karşı şiddet kullanımını kınamıştır.FN:s dåvarande generalsekreterare Ban Ki-moon har fördömt våldet mot demonstranter som oacceptabelt.
Hex gösterici.Den omöjliga hexagonen.
Bazı noktalarda göstericiler polisle çatıştı.Dessa metoder har vid vissa tillfällen kommit att innebära konfrontation med polisen.
Bütün gece boyunca göstericiler ve halk arasında çatışmalar yaşandı.Under dagarna som följde inträffade våldsamma sammanstötningar mellan militären och stadsbefolkningen.
Göstericiler heykeli yıkarken "Ruslar, arkanıza bakmadan kaçın" "Rusya eve git" şeklinde sloganlar attılar."Ruszkik haza!" - "ryssar åk hem" blev ett vanligt klotter.
31 Ocak'taysa Al Jazeera muhabirleri göstericilerin 250.000 kişi civarından olduğunu bildirmiştir.Al Jazira rapporterade att 1,5 miljoner människor deltog.
Yönetimse göstericilerin vurulması emrini verdi.Головнокомандувач віддав розпорядження розстріляти американців.
Göstericiler de polise havai fişek ve taşlarla karşılık verdi.Протестувальники у відповідь закидували правоохоронців камінням та феєрверками.
Hatta bazı polisler bile göstericilerin safına geçmişti.Тільки демонстратори снували через натовп до демонстраційних шахівниць.
Göstericiler daha sonra gazete binasına saldırdılar.Тоді власники фірми вжили заходів проти своєвілього репортера.
Ayrıca dışarıda toplanan göstericilerden de iki kişi hayatını kaybetmiştir.Також по дорозі вони підбирають двох людей, що вижили.
BBC binasının çatısına çıkan bazı göstericiler çatıya Filistin bayrağı dikti.Група протестувальників, що ввійшла до замку, на даху будівлі здійняла на щоглі білий прапор.
Bazı noktalarda göstericiler polisle çatıştı.Na některých místech se demonstrující střetli s policií.
Gruptakiler şoförü darp ederken bir gösterici de yaralandı.Ředitelce se navíc někdo pokusil poškodit vůz.
Yönetimse göstericilerin vurulması emrini verdi.Guvernér nařídil střelbu proti útočníkům.
İlk kez bu binadan göstericilerin üzerine ateş açıldı.To bylo poprvé, co jsem kdy viděl zpustošení ohněm na takovém stupni.
Tutuklanmasını protesto edenlerin yaptığı gösterilerde iki gösterici öldürüldü.Zadrženi byli také dva organizátoři demonstrací.
Sonra düzenli olarak terfi etti, gişe memuru, yer gösterici, sahne şefi asistanı ve ışık operatörü oldu.Postupně byl povyšován na pokladního, uvaděče, asistenta inspicienta a osvětlovače.
31 Ocak'taysa Al Jazeera muhabirleri göstericilerin 250.000 kişi civarından olduğunu bildirmiştir.Podle televize Al-Džazíra se zde 31. ledna sešlo přibližně čtvrt miliónu demonstrantů.
Herhangi bir şekilde eylemci veya göstericiler tarafından durdurulabilmesi mümkün değildir.Měl by být viditelně rozlišen od hráčů či závodníků.
Göstericiler indirilen İsrail bayrağını yaktılar.V Berlíně byla propalestinskými demonstranty spálena improvizovaná izraelská vlajka.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.În scrisul lor era călăuzire și îndurare pentru aceia care se tem de Domnul lor.”
Bir yıl sonra NSB, Amsterdam'da, 25.000 gösterici ile yürüdü.Un an mai târziu, NSB a adunat 25.000 de manifestanți în Amsterdam.
Ocak 1987’de göstericileri korkutmak adına sınırdışı/sürgün politikası gündeme geldi.În ianuarie 1987 a fost introdusă și o politică de deportare pentru a îi intimida pe activiști.
Onun yazıları demokratik gelişmeye yol göstericidir.Modul lor de a scrie era unul democratic.
Yaşamın ilkesi ve yol göstericisidir.Reprezintă viața sau principiul vital.
Yönetimse göstericilerin vurulması emrini verdi.El este cel care care a ordonat deschiderea focului împotriva manifestanților.
Polis, göstericileri dağıtmak için gözyaşartıcı bomba ve basınçlı su kullandı.Poliția specială a folosit gazele lacrimogene și bastoanele pentru a împrăștia mulțimea.
Polis, göstericileri "nefsi müdafaa" olarak vurduklarını iddia etti.A rendőrök - állításuk szerint - önvédelemből lőttek a tüntetőkre.
Dharma Budistlerin yol göstericiliğine sığındığı Üç Hazine'den biridir.A Dharma a buddhizmus három drágaságának egyike, amelyekben a buddhista gyakorló menedéket vehet.
Ardından polis ekipleri göstericilere müdahalelerde bulundu.Ezután civil ruhás rendőrök támadtak a tüntetőkre.
Hex gösterici.Hexti nabdár.
Bazı şehirlerde göstericiler polise saldırdı ve araçları ateşe verdi.A felkelők lángokba borították a rendőrség járműveit, és a fegyvereiket ők lóbálták.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, göstericilere karşı şiddet kullanımını kınamıştır.Pan Gimun, az ENSZ főtitkára szintén elítélte az erőszakot.
Protestolar gittikçe büyüdü ve göstericiler 6 Nisan 2014'te Donetsk valiliğini basarak binayı ele geçirdi.Mielenosoittajat mellakoivat ja tunkeutuivat moniin hallintorakennuksiin Donetskissa 16. maaliskuuta 2014.
Bruney: Her zaman Allah'ın yol göstericiliğiyle hizmet ver.Auttakoon Jumala minua olemaan kestävä kunnian tiellä.
Bazı noktalarda göstericiler polisle çatıştı.Nämä toimintatavat ovat joissakin tapauksissa johtaneet selkkauksiin poliisin kanssa.
Ben Yahudiyim, yani benim için din bir tür ahlaki yol gösterici ve bir tür tarih.Είμαι Εβραία, και έτσι η θρησκεία για μένα είναι ένα είδος ηθικού κώδικα και μια μορφή ιστορίας.
Göstericiler Milyukov’un istifasını talep eder.Οι διαδηλωτές ζητούσαν την παραίτηση του Μιλιουκόφ.
Göstericiler de polise havai fişek ve taşlarla karşılık verdi.Οι διαδηλωτές πετάξανε μπουκάλια και πέτρες στην αστυνομία.
Olağan askeri güçler, polis ve Securitate 17 Aralık 1989’da göstericiler üzerine ateş açtı.Δυνάμεις της αστυνομίας και του στρατού άνοιξαν πυρ εναντίον των διαδηλωτών στις 17 Δεκεμβρίου.
Bazı noktalarda göstericiler polisle çatıştı.Οι διαδηλωτές συγκρούστηκαν με την αστυνομία.
Bazı noktalarda göstericiler polisle çatıştı.I nogle få tilfælde kom det til gadekampe med politiet.
Polis ile göstericiler arasında çatışmalar oldu.Efterfølgende opstår der uroligheder mellem politi og demonstranter.
Kevin geçersiz boş gösterici'de sıkışıp kalmıştır.Keld sidder uforstående tilbage i sin lænestol.
Göstericiler molotof kokteylleri ile özel mülklere saldırdı.De svarede snart igen ved at angribe kampvogne med "molotovcocktails".
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.De kunne også kjøre i forveien for å forberede destinasjon om sin herres ankomst.
Göstericiler daha sonra gazete binasına saldırdılar.Serien gikk senere i bladet Bygdeungdommen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod