Ana içeriğe geç
Sözlük

gösteriş ile cümle

gösteriş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Papa'nın ziyaretine karşı küçük bir grup protesto gösterisi yapmıştır.ערכת מזכרת רשמית לביקור האפיפיור.
Bu mükemmeliğin bir gösterisi..."הפרק "All Good Things..."
Çoğu bestesi gösterişli, neredeyse neşeli ve coşkuludur.חלק גדול מהם פופולריים ומנוגנים ברסיטלים וכהדרנים.
7 Şubat 1987 günü oyunun 77. gösterisinden sonra, sahnelendiği Şan Tiyatrosu şüpheli bir biçimde yandı.След като мюзикъла е представен 77-ми път, театърът е изгорял по подозрителен начин.
Ayrıca bu yıl oldu, bir partinin rus gösterisi «Ses».Също така през тази година се ангажира с руското шоу „Гласът“.
2010 yılında, o yetenek gösterisi bir yargıç olarak atandı, "Indonesian Idol".През 2010 г. е арбитърка на шоуто за таланти „Индонезийски идол“.
Diğer katları ise çok gösterişlidir.Останалите входове са съвсем скромни.
Bu mükemmeliğin bir gösterisi..."Чувството за съвършена точност."
En eski kaydedilmiş görücülük gösterisine katılan on üç adaydan biriydi.По-късно актрисата става тринадесета в списъка на най-великите гост гласове, участвали в шоуто.
27 Haziran 1969. s. 7. ^ "Toplum polisine sevgi gösterisi".1977, 69 с; Движещи сили на социалния прогрес.
James kızlarla pek ilgilenir ve onlara gösteriş yapmayı severdi.Често помага на Анди с шегите и ги харесва.
Weasley'lerin Gösterişli Parlamaları büyülenmiş olağanüstü havai fişeklerdir.Kao i ostali Weasleyjevi imaju plamenocrvenu kosu.
Turne Madonna'nın Super Bowl gösterisinden sonra resmi olarak 7 Şubat 2012'de duyuruldu.Turneja je službeno objavljena 7. veljače 2012. nakon Madonninog nastupa na Super Bowlu.
İkinci problem, akılcılıktan uzaklaşma durumunu doğuran gösterişe yenik düşülmesidir.Drugi čimbenik je potpuni izostanak osjećaja krivnje.
2008 yılında Fernandez-Versini, İngiliz televizyon gösterisi The X Factor'da jüri üyesi oldu.Minogue se vratio u britanskoj televiziji u kolovozu 2008. godine kao sudac u The X Factor.
O yaşta, TV yetenek gösterisi "Star for a Night" ın Galerie finalini kazandı.Sa samo 14 godina nastupila je u BBC-evoj emisiji "Star for a Night".
Tarihçi Basil Liddell Hart "Polonya, Blitzkrieg teorisinin tam bir gösterisidir." demiştir."Povjesničari Basil Lydell Hart i A.J.P. Taylor su zaključili: "Poljska je pravi primjer teorije Blitzkriega".
Başlangıçta, şov, Kurt'ün aşırı gösterişli olması üzerine eğilimliydi.Već na samom početku vidjelo se da su Lakersi puno agresivniji.
Sıralamanın tersten olmasının sebebiyse, Tanrı'ya karşı bir saygı gösterisinde bulunmaktır.Iako u bezizlaznom položaju, on zadržava povjerenje u Boga.
Bu durum biraz da zaman-enerji belirsizliği prensibinin gösterisi gibidir.Dakako da je to oksidaciju pospješivala neadekvatna kvaliteta zida kao prva činjenica.
Çiçekleri küçük ve gösterişsiz olup taç yapraksızdırlar.Cvjetovi su sitni i neugledni, zelenkastobijele boje.
Bu etkileşme tarzının bir oyunun parçası mı ya da bir baskınlık gösterisi mi olduğu bilinmemektedir.Nie je známe, či sú tieto dotyky časťou hry alebo vyjadrením dominancie.
İtalya'da da yurt genelinde pek çok protesto gösterisi düzenlendi.Bolo množstvo rezidenčných návrhov v Taliansku.
Çoğu büyük Amerikan kentinin yanı sıra dünya çapındaki çoğu büyük kentin kendi Onur gösterisi vardır.Tak, ako v prípade väčšiny amerických miest, aj pre jej ulice je typická pravouholníková sieť.
Bale gösterisinden bir gece önce, Nina güçlü halüsinasyonlar görmeye devam eder.Večer pred premiérou Nina do noci nacvičuje a jej halucinácie pokračujú.
V.Karl tarafından, Valladolid’de büyük saygı gösterisiyle karşılandı.V Carihrade bol prijatý so všetkými poctami.
Aynı gün, kraliyet şapelinde yapılan gösterişli bir düğünle dünya evine girdiler (16 Mayıs 1770).Oficiálny svadobný obrad sa konal 16. mája 1770 v kráľovskej kaplnke na zámku vo Versailles.
Festivalin kapanışı da havai fişek gösterisi ile olur.Spevák pri vystúpení predvádza trik s požieraním ohňa.
Utanç gösterisinin sürekli gösterilmesi için minnettar olmak yerine, uzaklaşmaya başlıyorum.Namesto, da bi bil hvaležen za nenehno prikazovanje naše sramote, raje pogledam stran.
Tiyatro sporu gösterisi asla tekrar etmez.Gledaliških vlog ni nikoli izbirala.
İtalyan Yetenek gösterisi Amici di Maria De Filippi yarışmasını kazanmıştır.Pred leti je sodeloval v italijanski oddaji Amici voditeljice Marie de Filippi.
En çok konuşulan gösterisi çıplak elleriyle boğaları öldürmesiydi.Najbolj marljivi so jih kar s krampi razkopavali.
Avustralya çocuk gösterisi için kaydedildi.Temu je sledilo avstralsko gledališče za mlade.
Buna neden Antonia hikayesinin müziğinin daha gösterişli olmasıdır.Zdaj je še bolj šokirana, saj je pisava Antonova.
Marcus Aurelius onu "gösterişsiz yiğitlik" şeklinde öğreterek şereflendirir.Markas Aurelijus pamini, kad iš jo išmoko "vyriškumo be puikybės".
Mart 2006'da Kirsten Price'yle Playboy'un ünlü canlı gösterisi Night Callsı sundu.2006 kovo mėnesį dalyvavo su Kirsten Price Playboy TV „Night Calls“ šou.
Dişi ve gençleri, erkekler kadar gösterişli renge sahip değildir.Patelė ir jaunikliai ne tokių ryškių kaip patinas spalvų.
Ressam, 1967 yılında Merce Cunnigham'ın dans gösterisi "Scramble" için sahne ve kostüm tasarladı.1967 m. jis sukūrė scenos dekoracijas ir kostiumus M. Kaningemo šokio spektakliui.
Her zaman gösteriş peşindedir ve kılıcı diğer herkesten daha uzundur.Snukutis smailesnis, o uodega ilgesnė negu kitų pelėnų.
İslam dininde kadınların tesettürlü ve gösterişsiz giyinmesi gerekir.Kai kuriose bažnyčiose moterys privalo dėvėti galvos apdangalus.
Süleyman gösterişli bir kraliyet sarayı ve Kudüs Tapınağı'nı inşa ettirdi.Karaliaus Saliamono dėka buvo pastatyta milžiniška Jeruzalės šventykla.
Cumhuriyet Meydanı'nda protesto gösterisi yapılmıştır.Atidarymas vyko Laisvės aikštėje.
Bazı türleri gösterişli çiçekleri için bahçecilikte yetiştirilir.Kai kurios rūšys auginamos gėlyunuose.
Macar grileri dinç, gösterişsiz, kolay yavrulayan ve uzun yaşayan sığırlardır.Tai greitai bręstantys, nereiklūs, labai gerai išnaudojantys ganyklą gyvuliai.
2012 yilinda Helmut Dietl komedi Zettel ile ilk gösterisinde kendisi Aktör olarak yer almıştır.2012 m. IDW Publishing ėmėsi leisti komiksą serialo tematika ir tuo pačiu pavadinimu.
Ağır fakat gösterişlidir.Raevukas, aga ülistav.
Buradaki gösteriş ve ihtişam hep bu dünya içindir.Uhkuse ja alandlikkuse objekt on alati mina.
Çoğu bestesi gösterişli, neredeyse neşeli ve coşkuludur.Toostid on enamasti naljatleva, rõõmsa ja humoorika meeleoluga.
Tiyatro sporu gösterisi asla tekrar etmez.Sellisel juhul ei kordu ühesugune kunstiteos mitte kunagi.
Bu, Attaleiates'in okuyucuyu bir bilgelik gösterisi ile etkileme çabası değildir.Autor ei tee ühtki püüdlust, et hereetikutega teoloogilisse dialoogi astuda.
2013 yılında "Kel Alaka" adlı gösterisine başlamıştır.Aastal 2013 ilmus uus hitt "Loca".
Şehirlerinde gösterişli kaleler inşa etti.Linnade südametesse ehitati kõrghoonestatud rajoonid .
1890, bana göre bu slayt gösterisindeki en önemli tarih.1890, dátum, o ktorom si myslím, že je v tejto prezentácii najdôležitejší.
1890, bana göre bu slayt gösterisindeki en önemli tarih.1890, datum, za katerega verjamem, da je najpomembnejši v tej predstavitvi.
1890, bana göre bu slayt gösterisindeki en önemli tarih.1890, det datum som jag tycker är det viktigaste i den här presentationen.
1890, bana göre bu slayt gösterisindeki en önemli tarih.1890, ein Datum, das ich für das wichtigste in dieser Präsentation halte.
1890, bana göre bu slayt gösterisindeki en önemli tarih.1890은 제가 이 슬라이드 쇼에서 가장 중요하다고 생각되는 날짜 입니다.
1890, bana göre bu slayt gösterisindeki en önemli tarih.1890, o dată pe care o consider cea mai importantă din această prezentare.
1890, bana göre bu slayt gösterisindeki en önemli tarih.1890 - rok, který je podle mě v této prezentaci nejvýznamnější.
1890, bana göre bu slayt gösterisindeki en önemli tarih.1890, szerintem ez a dátum a legfontosabb a diavetítésünkön.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod