gösteren ile cümle
gösteren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Es un trastorno que comienza mucho antes del nacimiento del niño.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.É uma perturbação que começa muito antes da criança nascer.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.È un disturbo che inizia molto tempo prima che il bambino nasca.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Het is een aandoening die begint lang voor het kind geboren wordt.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Jóval a gyerek születése előtt alakul ki.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.아이가 태어나기 훨씬 전부터 시작되는 장애이지요.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Nó bắt đầu trước thời điểm mà đứa trẻ được sinh ra
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.O tulburare ce începe cu mult înainte de naștere.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Táto porucha sa začína oveľa skôr predtým ako sa dieťa narodí.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Zaczyna się dużo wcześniej niż dziecko się urodzi.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Είναι μια διαταραχή που αρχίζει πολύ καιρό πρίν γεννηθεί το παιδί.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Това е разстройство, което започва много по-рано от времето, когато детето се ражда.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.Это нарушение, которое начинается до того момента, когда ребёнок родился.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.מכל הליקויים ההתפתחותיים, וזהו ליקוי מוחי.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.هو اضطراب يبدأ في وقت يسبق كثيرا ولادة الطفل.
Çocuk doğmadan çok zaman önce baş gösteren bir bozukluktur.ずっと前から始まっています 自閉症スペクトラムは 幅広く
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Abbiamo un modello per cui i bambini possono parlare e capire l'inglese in soli tre mesi.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Avem un model după care copiii pot vorbi engleza şi înţelege engleza în trei luni de zile.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Chúng tôi có một mô hình giúp những đứa trẻ có thể nói tiếng Anh và hiểu tiếng Anh trong vòng 3 tháng.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Dzięki naszej metodzie dzieci uczą się rozumieć angielski i mówić w nim w ciągu trzech miesięcy.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Máme model, podle kterého se děti naučí mluvit anglicky, a rozumět jí za tři měsíce.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Nous avons un modèle qui permet aux enfants de parler et comprendre l'anglais en trois mois.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Temos um modelo para as crianças falarem inglês e compreenderem inglês num período de três meses.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Tenemos un modelo por el cual los niños pueden hablar inglés y entender inglés en un período de 3 meses.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Van egy modellünk aminek a segítségével a gyerekek három hónap alatt tudják beszélni és megérteni az angolt.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.We hebben een model waardoor kinderen Engels kunnen spreken en verstaan in drie maanden tijd.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Wir haben ein Programm, wodurch Kinder Englisch sprechen und Englisch verstehen in drei Monaten.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Έχουμε ένα σύστημα με το οποίο τα παιδιά μιλάνε αγγλικά και καταλαβαίνουν αγγλικά μέσα σε τρεις μήνες.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Имаме модел, по който децата могат да говорят английски и да разбират английски за три месеца.
Çocukların üç ay içinde İngilizce konuşabilecek ve anlayacak seviyeye geldiğini gösteren bir örneğimiz var.Мы знаем, как научить детей говорить по-английски и понимать английский за три месяца.
Çok Kaynağı gösteren renkA cor que indica muitas fontes
Çok Kaynağı gösteren renkBarva označující mnoho zdrojů
Çok Kaynağı gösteren renkColore che indica molte sorgenti
Çok Kaynağı gösteren renkDiese Farbe weist auf viele Quellen hin
Çok Kaynağı gösteren renkEl color que indica muchas fuentes
Çok Kaynağı gösteren renkFärgen som anger många källor
Çok Kaynağı gösteren renkFarven som indikerer mange kilder
Çok Kaynağı gösteren renkKleur voor het aangeven van veel bronnen
Çok Kaynağı gösteren renkKolor wskazujący wiele źródeł
Çok Kaynağı gösteren renkLa couleur indiquant beaucoup de sources
Çok Kaynağı gösteren renkКолі для позначення пунктів з багатьма джерелами.
Çok Kaynağı gösteren renkЦвет для большого числа источников
Çok Kaynağı gösteren renkЦвят, показващ наличието на много източници
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Como era más barato, vivía con un novio que mostraba más temperamento que ambición.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Fiindcă era mai ieftin, locuia cu prietenul ei, care-și arăta mai des furia decât ambiția.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.För att minska kostnaderna bodde hon med sin pojkvän, som hade mer dåligt humör än ambition.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Fordi det var billigere, boede hun hos sin kæreste som viste sit temperament mere end sin ambition.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Ker je bilo ceneje, je živela s fantom, ki je bolj razkazoval svojo vzkipljivost kot ambicije.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.남자 친구와 동거를 하는 이유는 순전히 경제적 이유였어요. 꿈 같은건 있지도 않고, 성질을 자주 부리는 남자 친구였죠.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Mert így olcsóbb volt és együtt élt a barátjával, aki a temperamentumát gyakrabban mutatta ki az ambíciójánál.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Omdat het goedkoper was, woonde ze met haar vriend die zijn humeur sterker weergaf dan zijn ambitie.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Protože to bylo levnější, žila s přítelem, který dával najevo spíše svůj vztek než své schopnosti.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Z oszczędności mieszkała z chłopakiem, który częściej wykazywał się temperamentem niż ambicją.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Понеже било по-евтино, живеела с приятеля си, който ѝ показвал нрава си, повече от амбицията си.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Тому що це було дешевше, вона жила із хлопцем, який показував свій характер більше ніж амбіції.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Чтобы сэкономить, она жила со своим парнем, у которого норова было больше, чем честолюбия.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.בגלל שזה היה זול יותר, היא גרה עם החבר שלה שהפגין את העצבנות שלו יותר מאת האמביציות שלו.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.لأنه كان أقل تكلفة، لقد كانت تعيش مع صديقها الحميم الذي كان غضبه أكبر من طموحه.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.将来の夢があるわけでもない 気性の荒い彼氏と同棲していました 彼女の20代も困難なものでしたが
Çünkü bu halkı saptıranlar ona yol gösterenlerdir. Onları izleyenler de yem oluyor.(9:15) Ceux qui conduisent ce peuple l`égarent, Et ceux qui se laissent conduire se perdent.