gösteren ile cümle
gösteren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunun mekanizması, daha önce de söylediğim gibi, bahsi geçen IP adresini gösteren kişiyi ortadan kaldırmak.Начинът, както казах, да направите това е да махнете всички препратки към този IP адрес.
Bunun mekanizması, daha önce de söylediğim gibi, bahsi geçen IP adresini gösteren kişiyi ortadan kaldırmak.Тепер, як я вже сказав, механізм для втілення цього в життя такий:
Bunun mekanizması, daha önce de söylediğim gibi, bahsi geçen IP adresini gösteren kişiyi ortadan kaldırmak.המנגנון להשיג זאת הוא שצריך לסלק כל דבר המצביע על כתובות ה-IP הללו.
Bunun mekanizması, daha önce de söylediğim gibi, bahsi geçen IP adresini gösteren kişiyi ortadan kaldırmak.والآلية للقيام بذلك كما قلت، هو أنه يجب أن تأخذ أي شيء يشير إلى عناوين بروتوكول الإنترنت تلك.
Bunun mekanizması, daha önce de söylediğim gibi, bahsi geçen IP adresini gösteren kişiyi ortadan kaldırmak.問題のあるIPアドレスを指すものをすべて 取り除くということです 検索エンジンから
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.Bagusnya adalah ini mungkin cara paling sederhana untuk mewakili bilangan.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.Der Vorzug ist es, dass es die einfachste Art ist Zahlen darzustellen.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.Điều tốt đẹp của hệ nhị phân là nó là cách đơn giản nhất có thể trong việc biễu diễn các con số.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.Este eficient pentru că este cea mai simplă modalitate de a reprezenta numerele.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.Het is de eenvoudigste manier om getallen voor te stellen.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.Il vantaggio è che è il modo più semplice di rappresentare i numeri.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.이것이 가지는 미덕은 숫자를 표시하기 위해서 가장 단순하게 가능한 방법이라는 점이죠
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.Le mérite est que c'est le moyen le plus simple de représenter des chiffres.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.Tiene la virtud de ser la forma más sencilla posible de representación numérica.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.To najprostszy możliwy sposób reprezentacji liczb.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.Το καλό είναι πως είναι ο απλούστερος δυνατός τρόπος για να σχηματίσεις αριθμούς
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.Достоинством же является то, что это наипростейший возможный способ записи чисел.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.Хубавото е, че това е възможно най-простият начин за представяне на числа.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.היתרון הוא שזוהי הדרך הפשוטה ביותר האפשרית להצגת מספרים.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.مزيّة النظام الثنائي هي كونه أبسط أسلوبٍ لتمثيل الأعداد.
Bunun meziyeti, bu sayıları gösteren en basit yöntemidir.最も簡潔な方法だということです 他の方法は全てこれより複雑です
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.A predvediem vám dve ukážky, prečo je to užitočné.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Así que voy a hacer dos demostraciones de por qué esto es útil.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.En ik zal u in twee demos laten zien waarom dit nuttig is.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.E vi darò due dimostrazioni del perchè questo é tanto utile.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Ich werde euch zwei Beispiele zeigen wo diese nützlich sind.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Jag kommer att visa två exempel där detta kan vara användbart.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Je vais vous montrer à quoi c'est utile.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.이게 왜 유용한지 두 가지 이유를 보여드리죠.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Mutatok önöknek két példát, miért is hasznos ez.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Saya akan menunjukkan dua demonstrasi kegunaannya.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Ukážu vám dvě dema, abyste pochopili, proč je to užitečné.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Và tôi sẽ cho bạn thấy 2 bản demos vì sao nó hữu dụng.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Voi face două demonstrații.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Vou vos mostrar duas demonstrações que justificam a sua utilidade.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Zademonstruję wam użyteczność tego urządzenia.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Z dvema predstavitvama vam bom pokazal, zakaj je to uporabno.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Θα σας δείξω δύο παρουσιάσεις, όπου φαίνεται η χρησιμότητά του.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.І я збираюсь вам продемонструвати двома способами, як це можна використати.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Ще ви покажа две демонстрации за ползата от нея.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.Я покажу вам две демонстрации того, как это можно использовать.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.אני הולך להראות לכם שתי הדגמות הממחישות מדוע זה שימושי.
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.وسأريكم عرضين عن فائدة هذه الكاميرا
Bunun neden bu kadar kullanışlı olduğunu gösteren iki tane demo göstereceğim.ここにプロジェクタにつないだパソコンがあり
Bunun sonucunda bölgeler arasındaki farklı rekabet gücü düzeylerini gösteren bir harita oluşturulmuştur.Auf Grundlage dieses Modells wurde die Türkeikarte zur Wettbewerbsfähigkeit erarbeitet.
Bunun sonucunda bölgeler arasındaki farklı rekabet gücü düzeylerini gösteren bir harita oluşturulmuştur.Resultatet blir en karta som visar olika grader av konkurrenskraft för regioner.
Bunun sonucunda bölgeler arasındaki farklı rekabet gücü düzeylerini gösteren bir harita oluşturulmuştur.Resultatet er et kort der viser forskellige konkurrenceevneniveauer mellem regionerne.
Bunun sonucunda bölgeler arasındaki farklı rekabet gücü düzeylerini gösteren bir harita oluşturulmuştur.Rezultatul este o hartă care afişează diferite niveluri de competitivitate între regiuni.
Bunun sonucunda bölgeler arasındaki farklı rekabet gücü düzeylerini gösteren bir harita oluşturulmuştur.Výsledkom je mapa zobrazujúca rôzne úrovne konkurencieschopnosti medzi regiónmi.
Bunun yanında makinanın hangi yöne eğildiğini gösteren eğim algılayıcıları var.Er hat auch zwei Neigungssensoren, die ihm anzeigen, in welche Richtung er sich neigt.
Bunun yanında makinanın hangi yöne eğildiğini gösteren eğim algılayıcıları var.Hij heeft ook twee hellingssensoren die de machine vertellen naar welke kant ze overhelt.
Bunun yanında makinanın hangi yöne eğildiğini gösteren eğim algılayıcıları var.Il a aussi deux capteurs de verticalité qui lui disent comment il est incliné.
Bunun yanında makinanın hangi yöne eğildiğini gösteren eğim algılayıcıları var.Két billenésérzékelője is van, ami elmondja a gépnek melyik irányba billen.
Bunun yanında makinanın hangi yöne eğildiğini gösteren eğim algılayıcıları var.기계가 어느 쪽으로 기울어져 있는지를 알려주는 센서도 장착되어 있습니다.
Bunun yanında makinanın hangi yöne eğildiğini gösteren eğim algılayıcıları var.Mai are si doi senzori care ii spun masinariei in ce parte sa se incline.
Bunun yanında makinanın hangi yöne eğildiğini gösteren eğim algılayıcıları var.Má také dva senzory náklonu, které stroji říkají, jakým směrem je nakloněný.
Bunun yanında makinanın hangi yöne eğildiğini gösteren eğim algılayıcıları var.Nó có hai bộ phận cảm ứng độ nghiêng giúp xác định nó đang nghiêng hướng nào.
Bunun yanında makinanın hangi yöne eğildiğini gösteren eğim algılayıcıları var.Posiada on również dwa czujniki, informujące o stopniu i kierunku nachylenia.
Bunun yanında makinanın hangi yöne eğildiğini gösteren eğim algılayıcıları var.Tiene también 2 sensores de inclinación que le dicen a la máquina por cuál lado se está inclinando.
Bunun yanında makinanın hangi yöne eğildiğini gösteren eğim algılayıcıları var.Tiež má dva senzory sklonu, ktoré mu hovoria, na ktorú stranu je naklonený.