gösterdiler ile cümle
gösterdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fransızmış gibi gösterdiler, halbuki Oxnard California'da yapılıyordu.De får den att se fransk ut, trots att den tillverkas i Oxnard i Kalifornien.
Fransızmış gibi gösterdiler, halbuki Oxnard California'da yapılıyordu.실제로는 캘리포니아 옥스나드에서 만들었지만요.
Fransızmış gibi gösterdiler, halbuki Oxnard California'da yapılıyordu.laten het Frans eruit zien, ook al komt het uit Oxnard in Californië.
Fransızmış gibi gösterdiler, halbuki Oxnard California'da yapılıyordu.ודאגו שהוא יראה צרפתי, למרות שהוא למעשה יוצר באוקסנארד, קליפורניה.
Fransızmış gibi gösterdiler, halbuki Oxnard California'da yapılıyordu.يصنعونها لتبدو فرنسية مع انها مصنوعة في أوكسنارد- كاليفورنيا
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.De visar oss filterpapper de använt för att ta blodprov på djuren.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.De viser os filtrerpapiret de har brugt til at indsamle dyrenes blod.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler. Dr.Mostram-nos o papel de filtro utilizado para colher o sangue dos animais.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler. Dr.Ne arată hârtiile filtru folosite să colecteze sângele animalelor.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler. Dr.Μας δείχνουν το χάρτινο φίλτρο με το οποίο συνέλεξαν το αίμα των ζώων.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler. Dr.Показват ни филтърна хартия, която са използвали, за да събират кръв от животните.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.Họ chỉ cho chúng tôi những tờ giấy lọc, họ dùng để thu thập máu các loài vật
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.Ils nous montrent un papier filtre qu'ils ont utilisé pour récolter le sang des animaux.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.그들은 동물의 혈액을 채취한 필터지를 우리에게 보여줍니다.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.Mereka menunjukkan kertas filter yang digunakan untuk mengumpulkan darah hewan.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.Nos muestran el papel filtro que han usado para juntar la sangre de los animales.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.Olyan szűrőpapírokat mutatnak, amelyet az állatok véréből való mintagyűjtésre használtak.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.Pokazują nam bibułę filtracyjną, której używali do zebrania krwi zwierząt.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.Sie zeigen uns Filterpapier welches sie benutzt haben um das Blut der Tiere zu sammeln.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.Ze laten ons filtreerpapier zien dat ze gebruikt hebben om het bloed te verzamelen.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.Они показывают нам фильтровальную бумагу, на которую они собрали кровь животных.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.הם מראים לנו נייר סינון שהשתמשו בו כדי לאסוף את הדם של החיות.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.إنهم يعطوننا أوراق الترشيح التي استعملوها لجمع دم الحيوانات.
Hayvanların kanını toplamak için kullandıkları filtre kağıtlarını gösterdiler.血液は人畜共通性感染ウイルス陽性で
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.Asegurándose de que el público y los coches hicieran una buena combinación.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.Certificaram-se de que a população alvo e os carros eram compatíveis.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.Elles se sont assurées que la population qu'elles visaient et la voiture allaient ensemble.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.Figyeltek arra, hogy a kiválaszott célcsoport és a kínált autó passzoljon egymáshoz.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.그들은 인구통계학적으로 대상으로 잡은 사람들과 자동차를 모두 어울리도록 했습니다.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.S-au asigurat că demografia pe care o ținteau se potrivea cu mașinile.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.Sie haben darauf geachtet, dass ihre Zielgruppe mit den Autos übereinstimmte.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.Si sono assicurate che le vetture e la popolazione su cui avevano puntato creassero una buona combinazione.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.Upewnili się, że ich grupa docelowa i ich samochody pasują do siebie.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.Zajistili, aby demografická skupina, na kterou cílili, šla s těmi auty k sobě.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.Ze zorgden ervoor dat doelgroep en type auto goed matchten.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.Они постарались, чтобы выбор машин соответствовал демографическим особенностям их целевой группы.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.Увериха се, че демографските групи, към които са се насочили, и колите, които са избрали, си пасват.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.הם וידאו שהדמוגרפיה שאליה הם כיוונו והמכוניות התאימו.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.وتأكدوا من أن الديموغرافية لكل من السيارة و الاشخاص المستهدفين كانت متطابقة.
Hedefledikleri kitle ve arabanın birbirine uyumlu olmasına özen gösterdiler.合致させているので 気分良く乗れます きれいで信頼できて
Küresel liderler insanlığın ya da gezegenin sağlığı ile ilgileri olmadığını gösterdiler."½"¾"Ò"Á"Ä"¢"é"¾"¯"Å"· B Ž"½"¿"Í"±"êˆÈ ã ˆÅ"Ì"†"É"¢"é"í"¯"É"Í"¢"Ü"¹"ñ B ¡"Í AŽ©—R"ð 錾"µ A
Küresel liderler insanlığın ya da gezegenin sağlığı ile ilgileri olmadığını gösterdiler.Geoffrey West שמי המנהיגים העולמיים הפגינו ,עכשיו את בחירותיהם שהם אינם מעוניינים ,בבריאות הפלנטה שלנו
Küresel liderler insanlığın ya da gezegenin sağlığı ile ilgileri olmadığını gösterdiler.Jij ook? - Amit Jain (Hindi) Gegroet en zegeningen.
Küresel liderler insanlığın ya da gezegenin sağlığı ile ilgileri olmadığını gösterdiler.Mein Name ist Geoffrey West. Die Globalen Führer haben jetzt ihre Wahl demonstriert.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.A neurológusok ténylegesen kimutatták, hogy az emberi lények alkatilag optimisták.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.실제로 신경과학자들은 인간들이 천부적인 낙관주의자들 이라고 증명했습니다.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Les neuroscientifiques ont montré en fait que des êtres humains sont programmés pour être optimistes.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Los neurocientíficos han demostrado que los humanos realmente estamos predispuestos a ser optimistas.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Neurologen haben gezeigt, dass Menschen dazu veranlagt sind, Optimisten zu sein.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Neurologii au arătat că oamenii sunt programați să fie optimiști.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Neurovědci skutečně prokázali, že lidské bytosti jsou rození optimisté.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Neurowetenschappers hebben aangetoond dat de mens een geboren optimist is.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Nevrologi so namreč dokazali, da smo ljudje v osnovi optimisti.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Những nhà thần kinh học thật sự cho thấy rằng con người được cài đặt để lạc quan
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Os neurocientistas provaram mesmo que o ser humano está programado para ser otimista.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Οι νευρολόγοι έχουν δείξει ότι οι άνθρωποι είναι από τη φύση τους αισιόδοξοι.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Всъщност невролозите показаха, че на хората им е трудно да бъдат оптимисти.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Неврологи довели, що люди запрограмовані бути оптимістами.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.Нейробиологи доказали, что в силу своей природы люди предрасположены быть оптимистами.
Nörologlar insanların iyimser olma yönünde eğilimli olduklarını gösterdiler.מומחים למדעי המוח ממש הצליחו להראות שבני האדם מחווטים להיות אופטימיים.
İlgili Sayfalar