gösterdiler ile cümle
gösterdiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bir beyin tarayıcının içine 16 tane insan koydular ve onlara çalan iPhone videoları gösterdiler.Sie haben 16 Personen in einen Gehirnscanner gelegt und ihnen Videos mit läutenden iPhones gezeigt.
Bir beyin tarayıcının içine 16 tane insan koydular ve onlara çalan iPhone videoları gösterdiler.Vzali 16 lidí na sken mozku a ukazovali jim videa zvonících iPhonů.
Bir beyin tarayıcının içine 16 tane insan koydular ve onlara çalan iPhone videoları gösterdiler.Ze staken 16 mensen in een hersenenscanner en toonden hen video's van rinkelende iPhones.
Bir beyin tarayıcının içine 16 tane insan koydular ve onlara çalan iPhone videoları gösterdiler.הם הכניסו 16 אנשים לתוך סורק מוח והציגו בפניהם סרטונים של אייפונים מצלצלים.
Bir beyin tarayıcının içine 16 tane insan koydular ve onlara çalan iPhone videoları gösterdiler.لقد قامو بادخال 16 شخص في جهاز مسح الدماغ و جهلوهم يشاهدو صور لاجهزة اي فون و هي ترن
Bu mesajı alan insanlar,enerji tüketimlerinde belirgin bir azalma gösterdiler.에너지 소비량에 있어서 뚜렷한 감소세를 보였습니다.
Bu mesajı alan insanlar,enerji tüketimlerinde belirgin bir azalma gösterdiler.הראו הפחתה ניכרת בצריכת החשמל שלהם,
Bu mesajı alan insanlar,enerji tüketimlerinde belirgin bir azalma gösterdiler.أظهروا انخفاض ملحوظ في استهلاك الطاقة
Bu mesajı alan insanlar,enerji tüketimlerinde belirgin bir azalma gösterdiler.近所の家庭について伝えただけでです
Bu noktada Ardunio devre kartını gösterdiler.فأروني لوحة أردوينو في تلك اللحظة
Bunu moda gösterdiler.Au făcut-o actuală.
Bunu moda gösterdiler.Elles l'ont rendu nouveau.
Bunu moda gösterdiler.En verfrissend.
Bunu moda gösterdiler.Udělali to svěží.
Bunu moda gösterdiler.Valami nagyon modernné.
Bunu moda gösterdiler.Направиха го свежо.
Bunu seksi gösterdiler.Au prezentat-o sexy.
Bunu seksi gösterdiler. Bunu moda gösterdiler.De manera sexy, novedosa.
Bunu seksi gösterdiler. Bunu moda gösterdiler.그것을 매력적이고 새롭게 만들었죠.
Bunu seksi gösterdiler. Bunu moda gösterdiler.L'hanno fatto in maniera attraente e fresca.
Bunu seksi gösterdiler. Bunu moda gösterdiler.Sie haben es sexy und erfrischend gestaltet.
Bunu seksi gösterdiler. Bunu moda gösterdiler.Tornaram-na sensual.
Bunu seksi gösterdiler. Bunu moda gösterdiler. Ve insanları buna özendirmeye çabaladılar.Było seksowne, świeże, każdy chciał to mieć.
Bunu seksi gösterdiler. Bunu moda gösterdiler.Они сделали это привлекательным.
Bunu seksi gösterdiler. Bunu moda gösterdiler.הם עשו אותה סקסית, רעננה.
Bunu seksi gösterdiler. Bunu moda gösterdiler.فقد جعلوها جذابة و جديدة
Bunu seksi gösterdiler. Bunu moda gösterdiler.カッコイイものにしたのです
Bunu seksi gösterdiler.Elle l'ont rendu sexy.
Bunu seksi gösterdiler.Kívánatossá tették.
Bunu seksi gösterdiler.Udělali to sexy.
Bunu seksi gösterdiler.Ze maakten het sexy.
Bunu seksi gösterdiler.Направиха го секси.
Cinselliği tehlikeli ve yıkıcı olarak gösterdiler, tamamen rızalı yetişkinlerin arasında bile.De illustrerade sexualitet som farligt och störande, även mellan samtyckande vuxna.
Deneyim o kadar yoğundu ki pek çok mahkum aşırı strese tepki gösterdiler ve salıverilmeleri gerekti.Situasi menjadi sangat kuat
Deneyim o kadar yoğundu ki pek çok mahkum aşırı strese tepki gösterdiler ve salıverilmeleri gerekti.囚人役の多くが極限状態の反応を示した
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Au dat dovadă de un mare spirit de solidaritate din Extremul Orient până în vest, până în sud.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Han mostrado un gran sentido de solidaridad desde el Extremo Oriente, hasta el oeste, hasta el sur.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Hanno dimostrato un grande senso di solidarietà da est, a ovest, a sud.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Het hele land kende een groot gevoel van solidariteit. Het hele land kende een groot gevoel van solidariteit.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Họ đã cho thấy một tình đoàn kết keo sơn trải từ đông sang tây và kéo dài đến tận miền nam.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.그들은 훌륭한 연대적 감각을 먼나먼 동부부터 서부, 그리고 남부까지 보여주었어요
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Mostraram um grande sentido de solidariedade desde o longínquo Este até ao Oeste e ao Sul.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Nagyon magas szolidaritást mutattak kelettől, nyugaton át egészen délig.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Pokazali wielką solidarność od wschodu po zachód i południe.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Prokázali obrovskou solidárnost od dálného východu, přes dálný západ až po jih.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Ukázali obrovský zmysel pre solidárnosť, od ďalekého východu, cez ďaleký západ, až na juh.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Έδειξαν αισθήματα αλληλεγγύης σε ολόκληρη την επικράτεια της χώρας.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Они показали огромное чувство солидарности от самого востока до самого запада страны.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.Те показаха невероятна солидарност от далечния изток до далечния запад, до юг.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.הם הפגינו אחווה גדולה שהורגשה בכל פינה במדינה.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.أظهروا قدراً عظيماً من القدرة على التماسك من أقصى الشرق إلى أقصى الغرب إلى الجنوب.
En batıdan, en doğuya ve güneye büyük bir dayanışma sağduyusu gösterdiler.国の東西の端々 そして南部に至るまで 6ヶ月にわたる凄惨な戦争の結果
Farzedelim ki sana 3 nolu perdeyi gösterdiler. ve o 3 numaralı perdede de keçi olsun.제작진이 당신에게 3번째 커튼을 열어 보여준다고 가정합시다 세번째 커튼뒤에는 염소가 있습니다
Farzedelim ki sana 3 nolu perdeyi gösterdiler. ve o 3 numaralı perdede de keçi olsun.E então digamos que eles lhe mostrem a cortina número três. E esta cortina número três tem um cabrito.
Farzedelim ki sana 3 nolu perdeyi gösterdiler. ve o 3 numaralı perdede de keçi olsun.Måske trækker de forhæng nummer 3 fra, og bag det står en ged. .
Farzedelim ki sana 3 nolu perdeyi gösterdiler. ve o 3 numaralı perdede de keçi olsun.И така, нека кажем, че ви покажат завеса номер три, и тази завеса номер три съдържа козата.
Farzedelim ki sana 3 nolu perdeyi gösterdiler. ve o 3 numaralı perdede de keçi olsun.Скажімо ведучий показує вам що за завісою №3, а за цією завісою №3 знаходиться козел.
Farzedelim ki sana 3 nolu perdeyi gösterdiler. ve o 3 numaralı perdede de keçi olsun.אז נגיד שהם הראו לכם את ווילון מס' 3, ומאחוריו הייתה העז.
Farzedelim ki sana 3 nolu perdeyi gösterdiler. ve o 3 numaralı perdede de keçi olsun.開かれたと考えてみよう。 するとドア3はヤギだった。 次にスタッフは尋ねる、
Fransızmış gibi gösterdiler, halbuki Oxnard California'da yapılıyordu.8オンス瓶を、フレンチやグルデンみたいに1ドル50セントではなく
İlgili Sayfalar